Yüzünü Gizleyen Çocuk Hanzala
 
Hanzala

Yüzünü Gizleyen Çocuk Hanzala

«14 yaşında İsrail askerleri tarafından şehit edilen bir çocuğu anlatıyordu annesi. Abisi de İsrail askerlerine taş atarken vurulmuştu. Babası evden çıkarken zincirle yatağa bağlıyordu, abisi gibi vurulmasın diye... O gün eve geldiğimizde nasıl olduysa zincirlerini çözmüş ve arkadaşlarıyla İsrail askerlerine taş atmaya gitmiş... Zaten biz eve geldikten hemen sonra Şehit haberi geldi. oda abisi gibi elindeki taşla vurulmuştu!»

Hanzala kendini şöyle tanımlar:

"Ben Hanzala.
Babamın adı: Önemli değil.
Annemin adı: Nakba
Kız kardeşimin adı. Fatıma.
Ayakkabı numaram: Bilinmiyor. Çünkü ben hep yalın ayakla dolaşırım."


Naci-el Ali'nin sırtı bize dönük, küskün, yalınayak, bakımsız ve kirpi saçlı "Hanzala"sı, bize bir şey söylüyor: "Hepimiz çok daha ağır yenilgiler yaşadığımıza inanmış olabiliriz, ama bir çocuğun suratımıza bakmayı reddetmesi de yabana atılacak bir yenilgi sayılamaz!"

En az sapan taşı kadar tehlikeli çizgiler çizen Naci Ali'yi MOSSAD katletti. Ama başlattığı savaş sürüyor Çizgi savaşını bir kadın çizer sürdürüyor.

Filistin dramının en kanlı günlerinde dünya Hanzala ile İsrail katliamlarının şiddetini idrak edebiliyordu.

Hanzala, ünlü bir karikatür sanatçısı ve adı Filistin davası ile özdeşleşmiş olan Devrimci çizer Naci Salim El Ali'nin tiplemesi olan Filistinli bir çocuktu.

Filistinlilerin "Devrimin Vicdanı" olarak nitelendirdiği çizerin bütün çizgilerinde bir sembol olarak Hanzala'yı insanlar hep arka cepheden ve yamalı elbiseleri ile görüyorlardı .

Hanzala'nın etkisi o kadar güçlüydü ki, İsrail, kendisine en az çocukların attıkları sapan taşları kadar büyük zarar veren bu çizgi karakterin çizerini ortadan kaldırmakta görüyordu çareyi.

Kendisini bir karikatür sanatçısı olmaktan çok, halkının davasına adamış isim olarak yaşamayı tercih eden Naci El Ali, takvimler 22 Temmuz'u gösterirken, Londra'da bir caddede bedenine saplanan mermilerle yere yığıldı.

Yaralı olarak en yakın hastaneye kaldırıldı. Bir ay süreyle hastanede yaralı olarak tedavi gören Naci Ali, bütün müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve 29 Ağustos 1987′de Filistin Devriminin Unutulmazları arasına katıldı.

Ali, 1937′de Tabariye'nin Şecere köyünde dünyaya geldi. Yüz binlerce Filistinli gibi o da 1948 yılında topraklarından sürüldü. Filistin toprakları üzerine İsrail Devleti kurulduğunda, ailesiyle birlikte Lübnan'ın güneyindeki Sayda kenti yakınlarındaki Aynü'l-Hilva Mülteci Kampı'na sığındı ve canını kurtardı. Kampta her Filistinli gibi acılar içinde yaşadı. Ama çaresizliğe kapılmadı, zulme teslim olmadı.

Ölümünden sonra Naci Ali, “Kanı ile Filistin'i çizen sanatçı” olarak tanındı. Naci Ali, geride 40.000 eser bıraktı. Her çizgisinin altında sırtı okuyucuya dönmüş küçük bir çocuk vardır. Hep 10 yaşındadır. Çünkü Naci El Ali yurdundan kopartıldığında o yaştaydı.

Sen hep derdin ya, Allah, iyileri erken alırmış yanına. Ara sıra “yaramazım” diye okşardın ya beni; iyiliğime şahit olur musun anne? Çocuklar, günahsız olurmuş; ama acılar, beni çok büyüttü. İçim dağ gibi anne, içim dağ gibi anne...

Hanzala, bir çizgi değil. Filistin topraklarında her doğumda ve ölümde göğe "zafer" diye yükselen bir çığlık! Diken diken olmuş saçlarıyla Hanzala, Filistin dramını haykırır dünyaya...

Hanzala.. İsrail ve onun dostu Amerika'ya karşı büyüklerinde olmayan cesaretle, yüreğiyle... Canıyla... Kanıyla... Kan görmekten çekinmeyen, kahpe kurşunlarla yere yığılan kardeşlerinin bütün hıncını taşıyor kalbinde...

Birgün Hanzala'nın şöyle fısıldadığını duydular:

"Yüzümü göstermem kafirlere, çünkü onlar beni yüzümden vurdular. Yüzümü göstermem Müslümanlara; çünkü bakmaktan utanırlar......."






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36901658 ziyaretçi (103104316 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.