Yanlış Reiki İnisiyasyonları ve Verdiği Zararlar
 

Yanlış Reiki İnisiyasyonları ve Verdiği Zararlar

USUI REIKI EKOLÜNDE 17. SON IŞIK AŞAMA GRANDMASTER TEACHER İSMAİL BÜLBÜL İLE USUI REIKI ve İNİSEYELER HAKKINDA YAPILAN SÖYLEŞİ…

Gönderen: Perihan Aydın

L.N: Hocam, günümüzde, Reiki'den yarar gördüğünü söyleyenler kadar zarar gördüğünü ifade edenler de var. Evrensel şifa adı verilen bu enerjinin zarar vermesi gibi bir durum nasıl söz konusu olabiliyor?

İsmail Bülbül: Reiki İlahi kanaldan gelen bir Nur'dur.Dolayısı ile İlahi kaynaktan gelen bu İlahi Nur'un kişiye zarar vermesi söz konusu değildir. Ancak günümüzde inisiye adı ile yapılan fakat gerçekte inisiyeyi dahi almamış olan sözde Master Teacherlar vardır. Bunların yaptıkları sözde inisiyelerin hiçbir gerçekliği olmadığı gibi kendileri dahi doğru dürüst uyumlanmış sayılmazlar. Bunu nerden anlıyoruz? Bunu, bize gelen yüzlerce mailde yazılanlardan anlıyoruz. Bize şöyle şikayetler geliyor: “Hocam sizin anlattığınız fiziksel, ruhsal ve duygusal gelişim bizde hiç olmadı. Biz Reiki1, Reiki2, Reiki3a veya 3b'deyiz. Kendimizde hiçbir gelişme hissetmediğimiz gibi, ya fiziksel ya ruhsal ya da duygusal olarak dengemizi de kaybetmiş durumdayız, ne olur bize yardım edin.” gibi bir çok mailler, telefonlar almaktayız.

Günümüzde her isteyen Master Teacher ünvanına kavuşabilir. Ama bu o kişinin doğru inisiye yaptığı anlamına gelmez. Eğer böyle olsaydı bu şikayetler bize gelmez, insanlar zihinsel, fiziksel, ruhsal gelişimler sağlarlardı. Hele hele telefondan 5 dakikada, seminerlerde 10 dakikada yapılan inisiyeler sakıncalı olduğu kadar çok da zararlıdır. Çünkü kişinin aura kanallarını açmadan yapılacak herhangi bir inisiyenin geçerliliği olmadığı kadar inisiye yapılan kişiyi denge kaybına da uğratır. 5 dakika, 10 dakika gibi bir sürede de ne o kişinin aura kanalları açılır ne de o kişiye inisiye yapılır. Aura kanallarını açma(temizleme) işlemi, bizim, Işık aşamaya ait çok güçlü semboller kullanmamıza rağmen minimum 20 dakikamızı almaktadır.
İşte böylesi yapılan sözde inisiyeler insanı fiziksel ve duygusal denge kaybına uğrattığı gibi ruhsal olarak da çok tehlikeli boyutlara vardırır.

L.N Fiziksel, duygusal ve ruhsal dengenin kaybı nasıl anlaşılır, bunu açıklayabilir misiniz?

İ.B: İnisiye yapmak üzüm bağında çubuğa çekirdeksiz üzüm aşılamaya benzer. Eğer bu yapılan aşı tutmazsa çekirdeksiz üzüm elde etmek de mümkün olmaz. Bu somut bir şeydir, onun için bu örneği veriyorum. Yapılan Usui Reiki inisiyesi ise soyut bir kavram olduğu için gözle görülmez, bununla birlikte insan bunu kendi içinde yaşar.

İnsanın, ayakta dururken dengeyi sağlayamaması, yürürken ruhunu kendisinden bir adım önce gidiyormuş gibi hissetmesi ve sağ elinden ya da sol elinden enerji akmadığını hissetmesi, zaman zaman başını çok ağırlaşmış gibi hissetmesi gibi durumlar insanın fiziksel dengesinin kaybolduğunun işaretleridir.

Duygusal olarak denge kaybının göstergeleri ise, birden ağlayıp hemen ardından gülmesi veya ağlarken gülmeye başlaması ; coşkulu, neşeli iken birden bunalıma sürüklenmesi; sinir, asabiyet gibi olumsuz duyguların kişide yoğun olarak yaşanmasıdır.

Bunlardan en önemlisi ise kişide yanlış inisiye sonucu oluşan ruhsal denge kaybıdır. Kişinin çeşitli negatif varlıklar yada enerjilerin etkilerine maruz kaldığını düşünüp korkular yaşaması, kişinin vizyonlarında kendisine çeşitli misyonlar verildiğine inanması; kin, nefret, haset, fesat, kıskançlık duygularının artması; yalan, dedikodu gibi olumsuz negatif olgulardan zevk alması, ego, benlik, bencillik savaşına girmesi gibi durumlardır.

L.N: Peki hocam nasıl olur da yanlış yapılan bir inisiye sonucu bu gibi durumlar ortaya çıkar?

İ.B: Daha önce de belirttiğim gibi çubuğa yapılan aşı misali yapılan inisiye yarım yamalak yapılırsa, kişinin aura kanallarına zarar verdiği gibi çakraları da zarar görür. Ya da ana çakraların bazıları açılır bazıları tıkanık kalır. Bu da insanı fiziksel, duygusal, ruhsal denge kaybına götürür.

L.N: Reiki deyince, bunu evrensel sevgi enerjisi olarak da tanımlıyoruz. Buna rağmen bazı masterlar ve öğrencilerinin gruplaşma oluşturduklarını, birbirlerini eleştirdiklerini, işi ego savaşına çevirdiklerini görüyoruz. Bu durum evrensel sevgi enerjisi denilen Reiki ile yada sizin söyleminiz olan İlahi Nur ile çelişki arz etmiyor mu?

İ.B: Doğrusu bu duruma ben de şaşırmıyor değilim. Avrupa'daki masterlar böyle değiller. Birbirleri ile fikir alışverişi yaptıkları gibi birbirlerine öğrenci dahi yollarlar. Bilmedikleri bir şey olduğu zaman bundan asla utanmaz, çekinmeden bir diğer master arkadaşına danışabilirler. Birlikte iş yapanlar da azımsanmayacak kadar çoktur.

L.N: Hocam biraz önce yanlış inisiyelerin verdiği zararlardan bahsettiniz. Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz?

İ.B: Buna bir açıklama getirilmesini ruhum çoktan arzu ediyordu zaten. Şöyle ki: Günümüzdebaşka başka isimler altında, arkasına da Reiki ibaresi eklenerek bir çok enerji türü ortaya çıkmıştır. Tabi bunlarla birlikte bir takım semboller de uydurulmuştur. Bazı sözde Masterlar uyumlama yaparken yanlış sembollerle yaptıkları gibi mantralarını da yanlış telaffuz etmektedirler. Nerdeyse her şey birbirine karışmış, deyim yerinde İse çorba halini almıştır. Usui Reiki geleneksel aşamalarına ait sadece 4 sembol mevcut iken, hiç adını duymadığımız, ne olduğunu bilmediğimiz sembolleri de Usui Reiki sembolleri gibi uyulmama yapan masterlar, önceden de bahsettiğimiz gibi insanın dengesini bozup o insana bilmeyerek zarar vermektedirler.

Usui Reiki yalın ve yumuşak bir enerjidir. Sembolleri doğru çizildiğinde, mantraları yanlış telaffuz edilmediğinde aşının çubuğa tuttuğu gibi tutacak ve mutlaka sonuç elde edilecektir. Maalesef şimdiye kadar Türkiye'de tanıdığım bazı masterların öğrencilerinin hiç biri ne sembolleri doğru çizebiliyor ne de mantralarıı doğru telaffuz edebiliyorlar. Bu durum da gösteriyor ki ne masterları doğru biliyor ne de öğrencilerine doğru bir şekilde aktarabiliyorlar. Şunu üzülerek söylüyorum ki bu hata zincirleme devam edip gidiyor.

Usui Reiki'ye ait semboller bir kapının kilidi gibidirler. Bu sembollere ait mantralar ise kapıyı açacak anahtar görevi yaparlar. Eğer siz kilidi kapıya yanlış monte eder, yanlış anahtarla da o kapıyı açmaya uğraşırsanız o kapı size asla açılmayacaktır.

L.N: Bazı Reikiciler çizilen sembollerin yada söylenen mantraların değişik çizilip değişik söylenmesinin fark etmediğini, önemli olanın ise niyet olduğunu söylemekteler. Bu sizce ne kadar doğrudur?

İ.B: Asla bu söylemler doğru değildir. Kaldı ki Reiki bir din veya bir inanç sistemi değil sadece bir felsefedir. Her felsefenin de kendine ait öğretileri olur. Niyet ise inanç ve dinlerdedir. Dolayısı ile Reiki'nİn de kendine ait teknikleri vardır. Bu teknikler doğru yapılmadıkça ondan bir sonuç almak da mümkün değildir.

L.N: Hocam, günümüzde iki masterın aynı anda bir kişiye uzaktan inisiye yaptığını duyuyoruz ve hatta Reiki 1. aşamada iken uzağa Reiki yollanabilineceğini bile iddia edenler var. Bu konuda ne söyleyeceksiniz.

İ.B: Daha önce de söylediğim gibi Reiki bir felsefedir. Bunun da kendine ait öğretileri ve yöntemleri vardır. İki kişinin aynı anda bir kişiyi uyulmamasını ben sizden duyuyorum. Bu duruma şaşırmadım da değil inanın. Buna neden gerek duyulduğunu da anlamış değilim doğrusu.

Reiki 1. aşamada bilindiği gibi sembol yoktur. Reiki 2 ‘ye geçen öğrenci sembollere sahip olur. Bu sembollerden biri ise köprü ve iletişim sembolüdür. Bu sembol olmaksızın uzağa, geçmişe, geleceğe Reiki yollanmaz.

L.N: Hocam sizin toplu inisiyelere karşı olduğunuzu biliyoruz. Oysa burada yapılan inisiyeler genellikle böyle oluyor. Uzun uzun Reiki'nin tanımı, yararları gibi genel bilgiler anlatılıyor fakat inisiyeye gelince 5'er dakika gibi bir süre ayrılıyor. Bu konuda ne söyleyeceğinizi merak ediyoruz.

İ.B: Günümüz internet çağıdır. Dünyanın bu kadar yakınlaştığı, istenilen her bilginin insana bir tık kadar uzak olduğu bu zamanda uzun uzun Reiki'nin tarihçesi, Reiki'nin yararlarını anlatmaya bence hiç gerek yoktur. Kişi bunları internete girip çeşitli Reiki sitelerinden hemen öğrenebilir. Keşke buna ayrılan zamanı inisiyeleri 5'er değil de 20'şer dakika yapsalar da insanlar doğru inisiye olmuş olsalar. Ki bundan bile şüphem yok değildir, bence önce kendileri doğru inisiye olmalılar. 5'er dakika gibi kısa sürede inisiye yaptığını zannedenler benim nazarımda asla master olamazlar. Ben geleneksel aşama master teacher iken Reiki1 inisiyesine 4 ayrı gün, 45'er dakika olmak üzere 4 ayrı seans düzenliyordum.

L.N Hocam, bu konuşmamızdan önce www.healinghousee.com adlı sitenizdeki etkinlik takvimine baktım. Orada sizin de Reiki inisiyeleri için seminer düzenleyeceğiniz yazıyordu. Yukarda toplu yapılan inisiyelere karşı olduğunuzu söylediniz. Peki sizce bu bir çelişki değil mi?

İ.B: Eğer doğru baktınız ise biz Reiki 1, Reiki 2 ve Reiki 3a için 2'şer tam gün seminer yapıyoruz. Ve bu seminerleri 20'şer kişi ile de sınırlıyoruz. Tüm öğrenciler bireysel olarak inisiye edilmekte ve öğrencilere en az yarım saat uyumlama süresi ayrılmaktadır. Toplu yapılan, ders adı altında anlatılan inisiyeyi çok kısa tutan seminerlere karşı olduğum doğrudur. Zaten Reiki tarihçesi adı altında anlatılan bir çok şey efsaneden ibaret olup gerçekle uzaktan yakından alakası yoktur.

L.N: Bununla neyi kastediyorsunuz?

İ.B: Mesela, Reiki tarihçesi anlatılırken Doktor Usui'nin bir dağa çıktığı, orda 21 gün oruç tuttuğu bunun sonucunda da bu ışığa kavuştuğu anlatılır. Bu doğru değildir. Reiki insanlık var oldu olalı var olan İlahi Nefha'nın İlahi Kaynağa açıldığı yoldur. Hz. Musa'nın asasını yılana çeviren, Hz. İsa'nın ölüleri dirilttiği, Hz. Muhammed'in elindeki taşlara Kelime-i Tevhid'i söyleten Nur işte bu Nur'dur. Bunun adı çeşitli felsefelerde çeşitli isimlerle anılır. Bizim Tasavvufumuzda da Nefes olarak adlandırılır.

Zamanla, eski masterların yeni masterlar yetiştirmemesi sebebi ile ortadan kaybolan bu Nur'u yıllar süren araştırmaları sonucu Doktor Usui tekrar ortaya çıkarmıştır. Doktor Usui'nin bunun tekrar ortaya çıkması için ne bir dağa çıkmaya ne de 21 gün oruç tutmaya ihtiyacı vardı. Böylesi efsanevi anlatımlar sonucu bir çok enerji türü ortaya çıkmış arkasına da Reiki ibaresi konulmuş, bunun ise ya bir rüya sonucu ya da bir vizyon sonucu olduğu iddia edilmiştir. Böylesi yalan yanlış efsanevi anlatımlar Reiki'ye çok zarar vermiştir.

L.N: Son olarak şunu da sormak istiyorum. Buradaki master olduklarını söyleyen, inisiye yapan, öğrenci eğiten kişiler, Grandmasterlık (Büyük Üstad)ve Grandmaster Teacherlık (Büyük Üstat Öğretmen)gibi bir aşamanın olmadığını söylüyorlar. Kendilerinin Grandmaster olduğunu söyleyenler de var ki bunu da şuna dayanarak söylüyorlar: Grandmasterlık tecrübeler sonucu edinilen bir aşamaymış, Grandmasterlığa inisiye olunamazmış.Bu konu hakkında ne söyleyeceksiniz?

İ.B: Tabi ki buna şaşırmamam mümkün değil. Nasıl olur da Usui Reiki Master Teacher'ı olunur ve Büyük Üstad, Büyük Üstad Öğretmen aşamasından haberdar olunamaz. Daha önce de bahsettiğim gibi bu bir felsefedir ve bu felsefenin de belirli aşamaları vardır. 4. aşamaya kadar olan aşamalar geleneksel aşamalardır. 4 ‘ten sonra 5 ve 6 Grandmaster, 7 ve 8 ise Grandmaster Teacher aşamalarıdır.

Bunlar ise tecrübeler sonucu değil, inisiye olunarak alınan, çok güçlü sembolleri olan aşamalardır. Avrupa'da benim tanıdığım 20 yıldır da master olan bir çok kişi var. Bunların hiç biri böyle bir iddiada bulunmadıkları gibi bu aşamaların olduğunu da zaten bilirler. Maalesef ülkemizde bilinmeyeni öğrenmek yerine yok saymak, bileni ise karalamak adet haline gelmiştir. Bu aşamaları almak kolay değildir. Bin kişi uyumlama şartı olan, bunun sonunda da bir sınavdan geçerek elde edilen bu seviye nasıl olur da küçümsenir anlamakta zorluk çekiyorum.

L.N: Verdiğiniz aydınlatıcı bilgiler için çok teşekkürler hocam.

İ.B: Ben teşekkür ederim.[1]

Kaynaklar

[1] www.reikiokulu.com/






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36703234 ziyaretçi (102756246 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.