Yeryüzünü Saran Enerji Kanalları
 
ley lines

Yeryüzünü Saran Enerji Kanalları

Okültizm Dünya gezegenini bir insan bedeni gibi ele alır. Nasıl insan bedeninde çeşitli dolaşım ve sinir sistemleri varsa, yerkürede ve hatta kozmosta da böyle dolaşımlar ve içinde bir tür tesir akımlarının aktığı kanal sistemleri vardır. İşte mistik, okült ve psişik terimlerle ifade etmek gerekirse, yerkürenin organlarını, çakralarını, akupunktur meridyenlerini, bunlarda dolanan akışkan akımları ve psişik-inisiyatik merkezlerin konumlarını konu alan coğrafyaya "kutsal coğrafya" denir.

"Dünya ölü bir beden değildir." Ortaçağ'da yaşamış bir simyacı olan Basilius Valentinus'un Yerküre'nin kendi başına canlı bir varlık olduğunu dile getiren bu sözü Anima Mundi'nin (Dünya canının) var olduğunu savunan birçok okültist düşünceyi özetleyen bir sözdür. Dünya'nın canlı bir varlık oluşu kavramı 19. yüzyıldan itibaren teozoflarca da benimsenmiştir.

Batılı okültistlere göre yerküre insan vücudundaki kan damarları ve sinirlere benzeyen enerji kanallarıyla örülü durumdadır. Bu kanallarda akan enerjiye “telürik enerji” denir.[1] "Dünya Enerjisi", "Ley Hatları" ya da "Küresel Biyoenerji" gibi isimlerle de anılan bu hatlar yerkürenin manyetik gücünden farklı olarak, dünyayı yerküre üzerindeki belirli doğrusal çizgilerde dolaştığı varsayılan bir enerji türüdür.[2]

Okültizme göre, peygamberlerin ve kimi mistiklerin spritüel temaslarının hep dağlarda olması rastlantı değildi ve ley hatlarını konusunda uzmanlaşmış bazı eski uygarlıklar tapınaklarını ve kutsal merkezlerini rasgele yerlerde değil, bu hatlar üzerinde, özellikle bu hatların kesiştiği kavşak noktalarında kurmuşlardı.[2]

Telürik enerjiler çok az kişi tarafından çağrılabilen bir güçtür. Ortadoğu başta olmak üzere bu enerjinin "kötülerin" kontrolüne girmemesi gerekir. Telürik enerji, dünya üzerindeki egemenlik ile özdeşleştirilen majisel (büyü) bir erktir.[3]

Kimi yitik uygarlıkların bildikleri ve yararlandıkları ileri sürülen bu enerji hatlarının varlığı, feng shui uzmanları, okültistler ve radyestezistlerce öteden beri bilinmekteyse de, Batı’da bu hatların kaşifi denilebilecek kişi, ley hatları terimini ortaya atan (1925) İngiliz araştırmacı Alfred Watkins’tir. Watkins’in kendisini bu keşfe götüren ilk tespiti, eski dikili taşların, eski kutsal binaların, tapınakların ve eski çağlardan kalma birçok yapının hep aynı doğru üzerinde bulunduğunu fark etmesi olmuştur. Watkins bunun bir rastlantı olup olmadığını anlamak üzere değişik yerlerde araştırmalarda bulununca şunu keşfetmiştir: Çok eski zamanlardan kalma bazı kurganlar, höyükler ve kutsal yapılar, rastlantıyla açıklanamayacak biçimde, kilometrelerce uzanan çizgiler oluşturacak tarzda, aynı doğrular üzerinde yer almaktadır.

Dünya’nın bilinmeyen enerji hatlarının oluşturduğu sistemi bir canlının sinir sistemine benzeten Batı okültizminde kabul edildiği gibi, Dünya’yı canlı bir yaratık olarak düşünen ley araştırmacılarının çoğu, insan vücudundaki biyoenerjinin ya da yin ve yang enerji akımlarının dolandığı akupunktur çizgileri ile ley hatları arasında bir paralellik kurmaktadır. Orta-Asya’dan İngiltere’ye dek birçok ülkede bulunan, dikilme nedenleri bilinmeyen gizemli menhirlerin (dikili taşların) dikilme nedenleri ley hatlarındaki enerjiden yararlanmayla ilgiliydi.

Türkiye’nin bilinçli olarak seçilmiş(tesadüfen değil), ezoterik bakımdan önemli 23 eski yerleşim merkezinin işaretlendiği ½.850.000 ölçekli bir Türkiye haritasında bir ley araştırmacısı gözüyle, cetvel yardımıyla incelemelerde bulunduğumuzda ilginç sonuçlarla karşılaşmaktayız: Bu 23 eski yerleşim merkezinden bazen üçü, bazen dördü aynı doğru üzerinde bulunmaktadır.

Bu önceden belirlenen 23 nokta içinde az dört noktadan geçen çizgiler şunlardır:

1. Bergama, Claros(Klaros), Didim, ve Kos(İstanköy) hattı.
2. Bergama, Hierapolis(Pamukkale), Philadelphia(Alaşehir) ve Attaleia (Antalya) hattı.
3. Ankyra(Ankara), Pessinus , Hierapolis, Afrodisias ve Kos hattı.
4. Ankyra, Gordion, Philadelphia, ve Efes hattı
5 Nemrut, Ankyra, Konstantinopolis(İstanbul), Hadrienopolis(Edirne) hattı (Buradaki üç kent de Türklere başkent olmuştur.)
6. Nemrut, Gülşehir yeraltı kenti, Pessinus ve Truva hattı.
7. Nemrut, İkonium (Konya), Afrodisias, ve Milet hattı.

Söz konusu 23 nokta arasında, üç noktadan geçen çizgiler de çizildiğinde, ley hatlarının hep belirtilen, güneş ışınları tarzında yayıldıkları bir merkezi nokta göze çarpmaktadır: Bu nokta, Mitraizm iniyasyonunun merkezi olan , höyüğünün sırları henüz çözülememiş gizemli Nemrut Dağı’dır.23 noktadan17’si Nemrut merkezinden çıkan hatlar üzerinde sıralanmışlardır.Nemrut’u merkez alan bu hatlardan bazıları şunlardır:

1. Nemrut, Çatalhöyük, Kos.
2. Nemrut, Konya, Afrodisias, Milet
3. Nemrut, Hierapolis, Efes.(Çizgi uzatıldığında, hattın devamının Atina’dan geçtiği görülür)
4. Nemrut, Sard (Salihli), Smyrna (İzmir).(Çizgi uzatıldığında, inisiyatik merkez Delf’ten geçtiği görülür)
5. Nemrut, Kaymaklı yer altı kenti, Bergama.
6. Nemrut, Gülşehir yer altı kenti, Pessinus, Truva (Hattın ortasından çıkılan dik, Ankara, Konya ve Gize’den geçer).
7. Nemrut, Ankara, İstanbul, Edirne.(Çizgi doğuya uzatıldığında Ninova’dan geçtiği görülür.

Nemrut’tan çıkan ve yurt dışına giden hatlardan biri de Edessa (Urfa) , Mekke ve Medine’den geçen hattır.Yine Nemrut’tan çıkan bir hat, Şam, Kudüs ve Sina’dan geçer. Fakat Nemruttan çıkan uluslararası hatların en ilginci Nemrut’u Hititlerden önceki bir gizemli uygarlığın merkezi olan Alacahöyüğe birleştiren hattır.Çünkü bu hat yabancı ülkelerde hep başkentlerden geçmektedir. Doğuda bir dönem Perslere başkent olan Sus’tan Batı’da ise Bükreş, Budapeşte, Viyana, Bonn (eski Batı Almanya başkenti), Brüksel ve Londra’dan geçmektedir.[4]

Ley sözcüğü, aslen Sakson dilinden gelmektedir. Paul Devereux (araştırmacı-yazar) bu sözcüğün (Oxford sözlüğüne göre) kelime anlamının "yere açılan kapının işareti" olan "lea"dan türediğini ifade etmektedir. Yine Devereux'a göre, ezoterik konulardaki yazılarıyla tanınan Dion Fortune'nin 1936'da yazmış olduğu "Keçi Ayaklı Tanrı" adlı romanı bize konu hakkındaki bulusunu aktarmaktadır: Ley hatları, " gücü temsil eden hatlardı" ve tarih öncesi siteler arasında bir bağ kurmaktaydı. Birkaç yıl sonra, ley hatlarının, yeryüzündeki kozmik enerji hatlarını izlediği ve bunların kutsal çubuklarla aranıp bulunabileceği ileri sürüldü.1960'li yıllardan itibaren de "ley"ler, UFO'larla ilişkilendirilmeye başlandı.

Britanya'daki Stonhenge Güneş Mabedi, bu bağlamda dünyanın sahip olduğu bu enerji hatlarını etkileşimli olarak kendinde odaklandıran en önemli bölgelerdendir. Boston Üniversitesi'nden Prof. Gerlad S. Hawkins'in araştırmalarına göre Stonhenge, bir çeşit rasathane ve bir bilgisayar kadar ince hesapları olan kadim bir taş takvimdir.

Stone Circles ve Standing Stones'inn tıpatıp benzer inşa edilişinin sebebi bilinmemesine rağmen birçok teori ortaya atılmıştır. Bunlardan bilimsel olarak ispatlanmış ve en popüler olanı; Ley hatları ve dünyanın enerji hatları arasında bir ilişki bulunduğudur. Bilhassa yılın ve günün belirli zamanlarında bu sitelerin pek çoğunun etrafında elektromanyetik radyo dalgalarının yoğun biçimde oluştuğu anlaşılmıştır. Matematikçi ve Astronom Maria Reiche, yaklaşık 30 yıllık bir çalışma sonucunda 1974'te Britanya'daki bu oluşumların Nazca ve Peru'dakilerle zincirleme bir bağlantısı olduğunu belirlemiştir.

Sonuç olarak taş menhirleri, telürik enerjileri ve Druidler döneminden beri kutsal sayılan mekanları birbirine bağlayan Ley'ler ve şuurlu bir Gaia fikri, yalnızca romantik ve yasayan şeylerin normalde var olduğunun görüldüğü karasal biyosferin etkilerinin dramatikleştirilmiş tanımı mıdır?Yoksa yaşam döngüsü milyar yıllarla ölçülen bir gezegensel yaşam ve o yaşama ait bir kronolojik tarih anlayışına sahip bir var oluşun tanımı midir? [5]

Kaynaklar

[1] H.G. Ginger, "Kara Dünyanın Kitabı: Necronomicon", Altıkırkbeş Yayınları, İstanbul 2005, Dipnot:10, s.285.
[2] Şule Kayserilioğlu, "Ley Hatları", Sevgi Dünyası, Ocak 2011, sayı: 505, s.32-33.
[3] http://www.ortadogugazetesi.net/makale.php?id=1292
[4] http://oglena.blogcu.com/anadolu-ley-hatlari/12149521
[5] http://www.psisik.com/viewtopic.php?f=43&t=17125






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36703178 ziyaretçi (102756082 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.