Zaman Makinesi Yapılması Mümkün mü?
 

Zamanda Yolculuk, Zaman Makinesi Yapılması Mümkün mü?

Zaman Makinesi Yapılması Mümkün mü?

Not: Bu yazıdaki kimi veriler, teorilerden ibarettir ve bilimsel gerçeklik taşımayabilir.

Zamanda yolculuk, edebiyatta ve sinemada sıklıkla işlenen konular arasında yer alır. Herbert George Wells'in klasikleşen “Zaman Makinesi” kitabı da, “Geleceğe Dönüş” filmleri de aynı konuyu işlemişlerdir. Ancak acaba zamanda yolculuğun bilimsel bir temeli var mı? ABD'li bilim adamı Prof. Ronald Mallett, bunun mümkün olabileceğini söylüyor.

Prof. Mallett, “Zaman Gezgini” adlı bir kitap kaleme alarak zamanda yolculuk hayaline ulaşma mücadelesi ile geçen hayatını da anlattı.

Ronald Mallett1950'lerde New York'un Bronx ilçesinde yetişen Mallett, o yıllarda da zaman yolculuğu konusuyla çok yakından ilgiliymiş. Ronald Mallett, babası ani bir kalp krizinden öldüğünde sadece on yaşındaymış. Onu avutan tek şey, bilim kurgu imiş. Ronald Mallett o yıllarla ilgili olarak şunları söylüyor:

“Babamın ölümünden bir yıl sonra, Herbert George Wells'in “Zaman Makinesi” kitabı elime geçti. Beni depresyondan kurtaran şey, oydu. Çünkü bana ilham vermişti. Şunu düşünüyordum: Eğer bu kitaptaki gibi bir zaman makinesi yaparsam, geçmişe dönebilecektim; geçmişe dönersem de babamı yeniden görebilecek, başına gelecekler konusunda onu uyarabilecek ve belki de onu kurtarabilecektim. Bu yüzden de bu iş bende bir takıntıya dönüştü.”

Aradan 50 yıl geçti ve Mallett, bilimsel alanda derinleşti. Şu anda Connecticut Üniversitesi'nde Fizik Profesörü.

Yıldızlar ve gezegenler gibi büyük nesnelerin hem uzayı hem de zamanı bükebildikleri biliniyor. Prof. Mallett ve diğerleri içerdiği enerjiden dolayı ışığın da böyle olduğuna, onun da uzay-zaman döngüsünü bükebileceğine inanıyor.

Buna göre, çok güçlü bir lazer halkası oluşturulup bu ışık girdabının içine nesneler -ya da bir gün belki bir insan- konulduğunda, makinenin içindeki görüntüyü zaman içinde geriye veya ileriye doğru izlemek mümkün olabilecek.

“Niyetimi uzun süre gizledim”

Prof. Mallett, “Göreceğiniz şey, içinde kesişerek devasa bir ışık tüneli oluşturan lazer demetlerinin bulunduğu bir silindir olacak. Bir ışık girdabının çevresinde döndüğü bir tünel hayal edin.” diyor.

Zamanda yolculuk aslında fazlasıyla bilim kurgu kokan bir kavram. Bu nedenle Dr. Mallett, rakiplerince dalga geçilmemek için gerçek niyetini uzun süre gizlemiş.

Ancak bir yazar ve astronom olan Dr. David Whitehouse, bilim dünyasının Mallett gibilere ihtiyacı olduğunu söylüyor ve “Ayrıca yanılmak da evreni araştırmanın bir parçasıdır.” diyor.

Bununla beraber bu çalışmanın işe yaramayacağını söyleyenler de az değil. “Öyle ise neden günümüz de gelecekten gelen ziyaretçilerle dolu değil” diye soruyorlar. Bu noktadan itibaren ise “büyükbaba paradoksu” başlıyor.

David Whitehouse; “Örneğin zamanda geri gidip büyükbabanızı ya da babanızı öldürseydiniz, siz var olmayacaktınız. Zaman çizgisini değiştirmek, bir paradokstur. Bu noktadan itibaren de insanlar zaman yolculuğunun imkansız olduğunu söyleyenler ile evrenin tüm olasılıklara göre parçalara bölünebildiğini söyleyenler arasında ikiye ayrılıyor.” diyor.

Prof. Mallett, artık babasıyla görüşemeyeceğini kabul etmiş. Işık girdabını tamamlamayı başarsa bile, makinenin ilk çalışmasında kendisini istediği kadar geriye götüremeyeceğini söylüyor. Ancak zaman yolculuğunun bir gün gerçekleşeceğinden emin. Mallett şunları söylüyor:

“Hangimiz geçmişimizde bir şeyleri değiştirmek istemedik? Acaba neler olurdu bunu yapabilseydik? Sevdiğim kişiye “o arabaya binme” veya “o uçakla gitme” diyebilseydim nasıl olurdu? Bence bu durum, geçmişi değiştirme ya da daha sonra neler olacağını, yüz yıl, iki yüz yıl sonrasında yaşanacakları bilme arzusu hepimizin içine işlemiştir. Bu bence çok temel bir arzudur.” [1]

Time Mechine

ABD'li bilim adamından ilginç iddia: Zaman makinesi yapabilirim

Amerikalı bilim adamı Ronald Mallett, geçmişte ölmüş babasını kurtarmak için zaman kavramı üzerinde çok araştırma yaptığını ve bir zaman makinesi icat edebileceğini iddia etti. Amerika'nın Connecticut Üniversitesi'nde bir fizik profesörü olan 62 yaşındaki Ronald, daha 50 yıl öncesinde zaman makinesi araştırmalarına karşı ilgi duyduğunu aktardı. Amerikan ve Çin medyasında yer alan bir habere göre daha 10 yaşındayken kalp krizinden babasını kaybeden Ronald, babasının ölümünü aşırı içki ve sigara tüketimine bağlıyor. "Zaman Makinesi" adlı romanın en sevdiği kitap olduğunu söyleyen Ronald, araştırmaları sonucu zamanın bir çeşit boşluk olduğunu keşfettiğini, bu boşluk içinde ileri geri hareket edilebileceğini iddia ediyor.

"120 BİN STERLİN'E BİR ZAMAN MAKİNESİ YAPABİLİRİM"

Zamanı değiştirmenin sırlarını kavradığını söyleyen Profesör Ronald, "120 bin sterline bir zaman makinesi yapabilirim." dedi. Daha küçük yaşlarda böyle bir hayalinin olduğunu ifade eden Ronald, kısa süre sonra Einstein'in zaman kavramı ile ilgili teorilerinin yayınlanmasıyla hayallerinin gerçek olabileceğine inanmaya başladığını belirtiyor.

Ailesindeki fakirlikten dolayı gerekli araştırmaları yapamayan Ronald, hayallerini gerçekleştirmek için Amerikan hava kuvvetlerine katılma kararı alır. Amerikan hava kuvvetlerinde elektrik bölümünü bitiren Ronald, 1973 yılında profesör unvanını kazanır ve bir akademisyen olarak Connecticut Üniversitesi'nde çalışmalarına devam eder.

Ronald Mallett and Time Machine

AMERİKA'NIN TEK SİYAHÎ FİZİK PROFESÖRÜ

Yaptığı araştırmalarla büyük ilgi toplayan Ronald Mallett, Amerika'nın tek siyahî fizik profesörü unvanını da elde eder. İcat edeceği zaman makinesinin ünlü İngiliz romanı "Zaman Makinesi"ndeki kızaktan ya da "Geleceğe Dönüş" adlı filmdeki araba sistemlerinden çok farklı olduğunu söyleyen Ronald, yuvarlak şeklinde bir lazer çekim alanı oluşturacağını, çekim alanının merkezindeki kuvvetle zamanı hareket ettirebileceğini iddia ediyor.

Konuyla ilgili yayınlanan haberlerde, birçok bilim adamı konuya şüpheyle yaklaşıyor olsa da, teorik olarak böyle bir makinenin geliştirilemeyeceğini ise kimsenin ispatlayamadığı ifade ediliyor. Ronald, icat edeceği yeni aletle, filmlerde veya romanlardaki gibi istenilen zamana gidilemeyeceğini, sadece zaman makinesi kurulduktan sonra en erken zaman makinesinin kurulduğu güne dönülebileceğini iddia ediyor. [2]

Bir Zaman Makinesi Nasıl Yapılır?

Zaman yolculuğu, H. G. Wells' in 1985 yılında ünlü romanı "Zaman Makinesi"ni yazmasından bu yana güncel bir bilim-kurgu temasıdır. Fakat acaba gerçekten yapılabilir mi? Bir insanı geçmişe veya geleceğe taşıyacak bir makine inşa etmek mümkün müdür?

On yıllar boyunca zaman yolculuğu saygın bilimin sınırlarının dışında kaldı. Fakat son yıllarda bu konu kuramsal fizikçiler arasında bir çeşit yan uğraş haline gelmeye başladı. Çıkış noktası kısmen eğlence amaçlıydı; zaman yolculuğu u üzerine düşünmek eğlenceliydi. Fakat bu araştırmanın ciddi bir yanı da var: Neden ve sonuç arasındaki ilişkiyi anlamak. Bu, fizikte birleştirici bir kuram oluşturma çabalarının ana öğelerinden bir tanesi. Eğer, kuramsal olarak bile olsa, sınırsız zaman yolculuğu mümkün ise, böyle bir birleşik kuramın yapısı bundan büyük oranda etkilenecek demektir.

Zamana ilişkin en iyi kavrayışımız, Einstein' in görelilik kuramları sayesindedir. Bu kuramların öncesinde zaman kesin ve evrensel; fiziksel koşulları ne olursa olsun herkes için aynı kabul ediliyordu. Einstein, özel görelilik kuramında iki olay arasında ölçülen zaman aralığının gözlemcinin nasıl hareket ettiğine bağlı olacağını söyler. Temel olarak, farklı şekillerde hareket eden iki gözlemci, aynı iki olay arasında farklı zaman aralıkları deneyimleyeceklerdir.

Bu etki genellikle “ikizler açmazı” kullanılarak açıklanır. Sally ve Sam'ın ikiz olduklarını düşünün. Sam evde otururken Sally bir rokete biner, yüksek bir hızda yakındaki bir yıldıza gider, sonra dönüp dünyaya geri gelir. Sally için yolculuğun süresi sözgelimi bir yıl olabilir; fakat geri dönüp de uzay aracından indiği zaman, dünyada 10 yıl geçmiş olduğunu görür. Artık kardeşi ondan 9 yaş daha yaşlıdır. Sally ve Sam, aynı günde doğmuş olmalarına karşın artık aynı yaşta değildirler. Bu örnek zaman yolculuğunun sınırlı bir çeşidini göstermekte. Sonuçta Sally dünyanın geleceğine doğru 9 yıllık bir sıçrama yapmış oldu.

Jet Lag

Zaman genleşmesi olarak bilinen etki, iki gözlemcinin birbirlerine göre hareket etmeleri durumunda meydana gelir. Günlük yaşantımızda bu tuhaf zaman çarpılmalarını gözlemleyemeyiz, çünkü bu etki ancak, hareketin ışık hızına yakın hızlarda olması sırasında belirgin hale gelir. Uçakların ulaştığı hızlarda bile, tipik bir yolculukta meydana gelen zaman genleşmesi birkaç nanosaniye kadardır. Bununla birlikte atom saatleri bu kaymayı kaydedecek kadar hassastırlar ve hareket sonucunda zamanın gerçekten de uzadığını onaylarlar. Dolayısıyla geleceğe yolculuk, şimdilik nispeten heyecan vermekten uzak miktarlarda da olsa, kanıtlanmış bir gerçektir.

Gerçekten gözle görülür zaman çarpılmalarını gözlemleyebilmek için, günlük deneyimler dünyasının ötelerine bakmak gerekir. Atomaltı parçacıklar, büyük hızlandırıcı cihazlarla neredeyse ışık hızına yakın hızlara ulaştırılabiliyorlar. Bu parçacıklardan muonlar gibi bazıları belli bir yarılanma ömrü ile bozunduklarından içsel bir saate sahiptirler. Einstein'in görelilik kuramına uygun olarak, hızlandırıcılar içinde yüksek hızlarda hareket eden muonlar, sanki ağır çekimde bozunuyormuş gibi gözlemlenirler. Bazı kozmik ışınlar da şaşırtıcı zaman çarpılmalarına maruz kalırlar. Bu parçacıklar ışık hızına o kadar yakın seyrederler ki, onlar açısından bakıldığında, dünya zamanına göre on binlerce yıl gibi gözükmesine rağmen, dakikalar içinde galaksiyi kat ederler. Eğer zaman genişlemesi olmasaydı, bu parçacıklar buraya hiçbir zaman varamazlardı.

Hız, zamanda ileri sıçramanın bir yoludur. Kütle çekimi ise bir diğer yolu. Einstein genel görelik kuramında kütle çekiminin zamın yavaşlatacağı öngörüsünde bulunmuştu. Saatler tavan arasında, dünyanın merkezine daha yakın olan ve dolayısıyla daha derin bir kütle çekim alanı içinde bulunan bodrum katına göre birazcık daha hızlı çalışırlar. Benzer şekilde, uzaydaki saatler, yerdekilere göre daha hızlı çalışırlar. Yine bu etki de çok küçüktür. Fakat, hassas saatler yardımıyla doğrudan ölçülmüştür. Hatta bu zaman çarpıtma etkileri Küresel Konumlandırma Sistemleri'nde dikkate alınmak zorundadır. Eğer dikkate alınmazsa, gemiciler, taksi sürücüleri ve uzun menzilli füzeler kendilerini rotalarından kilometrelerce sapmış halde bulabilirler.

Bir nötron yıldızının yüzeyinde kütle çekimi öyle güçlüdür ki, zaman burada, dünyaya göre yaklaşık 0 daha yavaş akar. Böyle bir yıldızdan bakıldığında buradaki olaylar hızlı biçimde ileri sarılan bir filmin görüntüsüne benzer. Bir kara delik ise zaman çarpıklığının en uç noktasını temsil eder. Deliğin yüzeyinde zaman, dünyaya göre durmuş haldedir. Yani bir kenarından kara deliğe düşecek olursanız, sizi yüzeyine doğru çektiği o kısa süre içerisinde evren tüm sonsuzluğunu yaşar ve bitirir. Dolayısıyla kara deliğin içindeki bölge, dışarıdaki evren söz konusu olduğu sürece, zamanın sonunun da ötesindedir. Eğer bir astronot bir kara deliğin çok yakınına yaklaşıp parçalanmadan geri dönebilirse- ki bu çok uzak bir olasılıktır- geleceğe oldukça uzun bir sıçrama gerçekleştirebilir.

Başım Dönüyor…

Şimdiye kadar zamanda ileri gitmekten bahsettik. Peki ya geriye doğru seyahat? Bu konu çok daha sorunlu. 1945 yılında Princeton'daki ileri çalışma enstitüsünde bulunan Kurt Gödel, Einstein' in kütle çekim alanı denklemlerinden, dönen bir evren tanımı ortaya koyan bir çözüm çıkarttır. Bu evrende bir astronot, kendi geçmişine ulaşacak şekilde uzayda seyahat edebilmekteydi. Bu durum, kütle çekiminin ışığı etkileme şeklinde kaynaklanıyordu. Dönen evren ışığı (ve dolayısıyla nesneler arasındaki nedensel ilişkileri) sürükleyecek, maddesel bir nesnenin uzayda ve zamanda kapalı bir döngü içinde, herhangi bir devrede yakın çevresindeki ışık hızını aşmaksızın dönmesine izin verir. Gödel'in çözümü matematiksel bir merak olarak bir kenara bırakıldı; sonuçta, evrenin bir bütün olarak döndüğünü gösteren bir kanıt yoktu. Fakat bulduğu çözüm bir taraftan da, zamanda geri gitmenin, görelilik kuramı tarafından yasaklanmadığını da ortaya koymuştur. Zira Einstein de bu kuramın bazı durumlarda geçmişe yolculuğa izin verebileceği düşüncesiyle başının dertte olduğunu itiraf etmişti.

Geçmişe yolculuk için başka senaryolar da bulundu, örneğin 1974 yılında Tulane Üniversitesi'nden Frank J. Tipler, kocaman ve sonlu uzunluğa sahip bir silindirin kendi ekseni etrafında ışık hızıyla dönmesinin, yine ışığı bir ilmek gibi kendi etrafına çekerek, astronotların kendi geçmişlerini ziyaret etmelerini sağlayabileceğini hesaplamıştır. 1991' de ise Princeton Üniversitesi'nden J. Richard Gott, evren bilimcilerinin Büyük Patlamanın erken dönemlerinde yaratılan yapılar olarak bildikleri kozmik sicimlerin de benzer sonuçlar verebileceğini öngörmüştü. Fakat 1980'lerin ortalarında, “solucan deliği” kavramı temel alınarak, bir zaman makinesi için en gerçekçi senaryo ortaya çıktı.

Bilim kurguda solucan delikleri kimi zaman yıldız geçitleri olarak adlandırılırlar. Bunlar sayesinde, uzayda birbirinden çok uzak noktalar arasında kestirme bir geçiş yapılabilir. Hipotetik bir solucan deliğinden atladığınızda, galaksinin diğer bir yanına bir an içinde ulaşmak mümkündür. Solucan delikleri, kütle çekiminin sadece zamanı değil uzayı da çarpıttığını gösteren genel görelilik kuramına doğal olarak uygundurlar. Kuram, uzaydaki iki noktayı birbirine bağlayan alternatif yol ve tünel geçişlerine benzer yapılanmalara izin verir. Bir tepenin altından geçen bir tünelin, tepe yüzeyini izleyen yoldan daha kısa olabilmesi gibi, bir solucan deliği de bildiğimiz uzaydaki normal bir güzergâhtan daha kısa olabilir.

Solucan deliği, bir bilim-kurgu aygıtı olarak 1985 yılında yayınlanan “Contact” adlı romanında Carl Sagon tarafından kullanıldı. Sagan'un da vurguladığı gibi Kaliforniya Teknoloji Enstitüsünden Kip S. Thorne ve arkadaşları, solucan deliklerinin bilinen fizikte uyumlu olup olmadığını bulmak üzere yola çıkmışlardı. Başlangıç noktaları, bir solucan deliğinin korkunç bir kütle çekimine sahip olması açısından bir karadeliğe benzemesi gerektiği düşüncesidir. Fakat hiçliğe doğru tek yönlü bir yolculuk sunan karadelikten farklı olarak, solucan deliklerinin girişleri gibi çıkışları da olmalıydı.

Döngünün İçinde

Bir solucan deliğinin içinden geçilebilir özellikte olabilmesi için Thorne'un “ekzotik madde” dediği şeye sahip olması gerekir. Bunun görevi, çok büyük kütleli bir sistemin kendi yoğun ağırlığı altında bir kara deliğe çökmesi yönündeki doğal eğilimle mücadele edecek bir karşıt kütle çekimi üretmektir. Karşıt kütle çekimi veya kütle çekim itmesi, negatif enerji veya basınçla üretilebilir. Negatif enerji durumlarının bazı Kuantum sistemlerinde mevcut olduğu bilinmektedir ki, bu durum, yeterli miktarda karşıt kütle çekimi malzemesinin bir araya toplanıp toplanamayacağı pek açık olmasa da, Thorne'nin ekzotik maddesinin fizik kurallarınca yasaklanmadığını düşündürmektedir. [a]

Daha sonra Thorne ve meslektaşları, kararlı bir solucan deliği oluşturulabilmesi halinde, bunun bir zaman makinesine de dönüştürülebileceğini fark ettiler. Bunların birinden geçen bir astronot sadece evrende başka bir yere değil, geçmişte veya gelecekte herhangi bir zamana da çıkabilirdi.

Solucan deliğini zaman yolculuğuna uygun hale getirmek için ağızlarından bir tanesi nötron yıldızına bağlanıp, yüzeyine yakın bir şekilde konumlandırılabilirdi. Yıldızın kütle çekimi, solucan deliğinin ağzının yakınlarındaki zamanı, solucan deliğinin uçları arasındaki zaman farkının gittikçe artmasını sağlayacak şekilde yavaşlatacaktır. Daha sonra her iki uç da uzayda uygun yerlere yerleştirildiğinde bu zaman farkı aynen korunacaktır.

Bu zaman farkının 10 yıl olduğunu varsayalım. Bu deliği bir yönde geçen bir astronot geleceğe doğru 10 yıllık bir sıçrama yaparken, ters yönde geçen bir astronot geçmişe doğru 10 yıllık bir sıçrayış gerçekleştirecektir. Normal uzay üzerinden yüksek bir hızla başlangıç noktasına dönen ikinci astronot, “henüz ayrılmadan önce evine dönmüş” olacaktır. Diğer bir deyişle, uzaydaki kapalı bir ilmek aynı şekilde zamanda da kapalı bir ilmek haline gelebilir. Bunun kısıtlamalarından biri, astronotun, solucan deliğinin henüz yapılmamış olduğu bir geçmiş zaman dilimine gidememesidir.

Solucan deliğinden bir zaman makinesi yapma konusunda aşılması en zor sorunlardan birisi, öncelikle solucan deliğinin nasıl yapılacağıdır. Muhtemelen uzay, Büyük Patlama'nın kalıntıları olan bu tip yapılarla doğal olarak örülü durumdadır. Eser öyleyse, üstün bir uygarlık bunlardan bir tanesine hükmedebilir. Veya solucan delikleri Planck uzunluğu denen ve bir atom çekirdeğinin 1020'de biri kadar minicik ölçeklerde doğal olarak meydana çıkıyor olabilirler. Prensipte böyle minik bir solucan deliği bir enerji itimiyle kararlı hale getirilip, bir şekilde kullanılabilir boyutlara genişletilebilir.

Mühendislik sorunlarının çözüldüğünü kabul edersek, bir zaman makinesinin üretilmesi, nedensel açmazlarla dolu bir Pandora Kutusu'nun açılmasına neden olabilir. Geçmişe gidip kendi annesini henüz genç bir kızken öldüren zaman yolcusunun durumunu düşünelim. Buna nasıl anlam verebiliriz ? Eğer kız ölürse, gelecekte zaman gezginin annesi olamayacaktır. Öte yandan zaman yolcusunun doğumu gerçekleşmezse, geri dönüp annesini de öldüremez.

Bu çeşit açmazlar, zaman gezgininin geçmişi değiştirmeye kalkıştığı imkânsızlığı aşikâr durumlar da ortaya çıkar. Fakat bunlar, bir kişinin geçmişin bir parçası olmasını da engellemez. Sözgelimi zaman gezgini geçmişe gider, genç bir kızı ölümden kurtarır ve bu kız da büyüdüğünde onun annesi olur. Nedensel döngü şimdi tutarlıdır ve artık açmazlara neden olmaz. Nedensel tutarlılık, bir zaman gezgininin neler yapabileceği konusunda bazı kısıtlamalar getirebilir. Fakat, zaman yolculuğunu hepten yasaklamaz.

Zaman yolculuğu tamamen açmazlarla dolu olmasa da, oldukça acayip olacağı kesin. Bir yıl ileriye sıçrayıp Scientific American'ın ileriki bir sayısındaki bir matematik teoremini okuyan bir zaman yolcusu düşünün. Ayrıntıları not alsın, kendi zamanına dönsün, bir öğrenciye bu teoremi anlatsın ve öğrenci de bunu Scientific American' a yazsın. Çıkan makale elbette zaman yolcusunun okuduğu makalenin ta kendisidir. Dolayısıyla karşımıza bir soru çıkıyor: Teoreme ilişkin bilgi nereden geldi ? Gezginimizden değil, çünkü o sadece bir yerde okudu; öğrenciden de değil, çünkü o da bunu gezginimizden öğrenmişti. Dolayısıyla bilgi, mantıksız bir şekilde hiçbir yerden gelip var olmuş gibi gözüküyor!

Zaman yolculuğuyla ilgili garip sonuçlar bazı bilimcileri, bu fikri tamamen reddetmeye itiyor. Cambridge Üniversitesi'nden Stephen W. Hawking, nedensel döngüleri devre dışı bırakacak bir “tarihsel sırayı koruma varsayımı” öneriyor. Görelilik kuramı nedensel döngülerin oluşmasına izin verdiğinden tarihsel sıranın korunması, geçmişe yolculuğu engelleyecek bir başka etmenin ise karışmasını gerektirmekte. Peki bu etmen ne olabilir ? Bir öneriye göre durumu kurtaran, kuantum süreçleri olabilir. Bir zaman makinesinin varlığı, parçacıkların kendi geçmişleri ile döngüsel ilişkilere girmesini mümkün kılacaktır. Hesaplamalardan edinilen ip uçlarına göre, meydana gelecek karışıklık, kendi kendini besleyerek, solucan deliğinin dağılmasına yol açacak bir enerji kaçağına neden olabilir.

Tarihsel sıra koruması halen bir varsayımdan ibarettir ve zaman yolculuğu da halen bir ihtimal olarak durmakta. Konunun nihai çözümü, sicim kuramı veya onun bir uzantısı olan M-kuramı gibi bir kuram aracılığıyla, Kuantum mekaniği ile kütle çekiminin başarılı bir birleşiminin ortaya konmasını beklemek zorunda olabilir. Hatta gelecek nesil parçacık hızlandırıcılarının yakındaki parçacıkları kısa ömürlü nedensel döngülere sokabilecek kadar uzun ömürlü atom altı solucan delikleri oluşturabilmeleri de mümkün gözüküyor. Bu olay Wells'in Zaman Makinesi hayali yanında çok cılız bir çaba olarak kalsa da, fiziksel gerçeklik görüşümüzü ebediyen değiştirecektir. [3]

Niven Yasası

Larry Niven'in bilim kurgu eserlerinde gözle görülmeyen bir kural söz konusudur. "Evren nasıl çalışır?" sorusunu yanıtlamaya çalışırken şöyle sorar: "Peşinden giden birinin aptalca bir gidiş sebebi bulamayacağı tek bir gerçek yoktur!" [4]

Tespit #1

Varsayım: Zaman, mekanın ve insan algısının ötesinde bir olgudur. Şu an; göreceli olarak aslında dündür, yarındır ve hatta gelecek yıldır.

Eğer gelecekte, günümüzde veya geçmişte, biri veya birileri tarafından zaman makinesi icat edildiyse, zaten bu açık bir şekilde, makinenin mucitlerinin zeki insanlar olduklarını gösterecektir. Ayrıca, gelecekten -bu bize göre geçmiş de olabilir- makine kullanılarak geçmişe veya geleceğe bir yolculuk yapıldıysa, dönüşü değil sadece gidişi göz önüne alarak bu yolculuğun başarılı geçtiğini varsayabiliriz çünkü bunun en büyük kanıtı bugün yaşıyor ve zaman makinesi konusunda kafa yoruyor olmamızdır.

Sonuç olarak, bugüne dek ve yarından sonra herhangi bir zamanda yolculuk yapılmış veya yapılacaksa bu mutlaka zeki kişiler tarafından yapılmış, yapılacak bir organizasyon olmalıdır. İcadın kesin olarak yapıldığını kabul edersek yukarıdaki tespitin birinci alternatifi; makine henüz icat edilmemiştir ve gelecekteki icadından sonra da geçmişe yolculuk yapılmayacaktır. İkinci alternatifi de; zaman makinesi zeki kişiler tarafından icat edilmiş, hiç kullanılmamış ve sıradan, hatta niyeti kötü hiçbir insanın bilgisi dahilinde olmamıştır ki benim kişisel görüşüm; icadı yapabilecek kadar zeki insanların varlığının olasılığı ne kadar yüksekse, böyle bir makineyi yıllar boyunca gizleyebilecek kadar zeki insanların var olabilmelerinin olasılığı o denli düşüktür.

Tespit #2

Aynı zaman aralığında, farklı yerlerde, iki kişi ve iki zaman makinesi var olduğunu kabul edelim. Bunlardan birincisindeki kişi, X noktasından saat 18:56:00′da Y noktasına doğru yolculuğuna başlasın ve varış zamanı aynı gün, saat 19:00:00 olsun. İkinci zaman makinesindeki kişi de; Y noktasından saat 19:00:00′da yolculuğuna başlayıp X noktasına 18:56:00′da vardığında; kaçınılmaz şekilde iki makine arasında bir kısır döngü olacaktır. Bu kısır döngü içerisinde hapsolan insanlar ölseler dahi, makineler çalışmaya devam ettikçe sonsuza kadar yer ve zaman değiştirmeye devam edeceklerdir.[5]

Zaman konusunda Albert Einstein'ın bir teorisi var;

"Madde ışık hızına yaklaştığında zaman onun için yavaşlar, ışık hızına geldiğinde zaman onun için durur, ışık hızını geçtiğinde de zaman gerilemeye başlar"

Bu teori kısmen deneylerle ispatlanmıştır. Şöyle ki; 2 adet saat saniyesine kadar her şeyi aynı olmak koşuluyla alınmış. ve bu saatlerin biri dünya üzerinde sabit herhangi bir noktaya ve diğeri de çok süratli bir jet uçağına konulmuş! Jet son sürat havada bir müddet seyahat etmiş. Ve geri geldiğinde jette olan saatin yerde olanınkinden daha geride olduğu gözlemlenmiş!

Buradan çıkarılacak sonuç ışık hızına kısmen de olsa yaklaşmış olan jet için zaman Einstein'ın teorisinde olduğu gibi yavaşlamıştır! Şuan ki teknoloji Einstein'in teorisini tamamen ispatlamaya yetmemektedir.

Ama bana sorarsanız bu teoride yanlış olan bir şeyler var! Şayet ışık hızında zaman duracak olsa, ışığın saniyede 300.000 km gibi bir hıza sahip olmaması gerekir! (yani hız kavramını aşmış olur) Bu da demektir ki ışık geleceğe nakletmez yani görmemizi sağlayan ışık duramayacağı için o zaman dilimi de kalması gerekir. Oysa ki, ışık için zaman durmuyor ve böyleyse cisim için de durmaz! ( maddenin ışık hızında enerjiye dönüşme olayına girmiyorum, onun da deneyi yapılmış)

Kanaatimce zamanda yolculuk olamaz! Nedeni; zaman diye tarif edilen olgunun aslında var olmayıp sadece insanlar tarafından araç olarak kullanılmak üzere icat edilmesindendir! asıl var olan eskimedir. ve bu mekan farklılıklarında değişim gösterebilir.[6]

Ve Zamanda Yolculuk

Zamanda yolculuk, zamanda geçmişe ya da geleceğe yolculuk yapabilme kuramıdır. Zaman'ın doğası henüz tam anlaşılamadığından, zamanda yolculuk şimdilik bilim kurgu'nun egemenliğindedir.[8]

Eşzamanlılık sadece uzaydaki noktalar kümesi arasında değil, aynı boşluğu paylaşma şeklinde olan boyutlar arası bir eş zamanlılıkta vardır. Tüm boyutlar iç içe frekanslar şeklinde yaşanır. Geçmiş ve gelecek zaman frekansları içerisine geçiş ise bir üst boyut frekans alanına geçip üst uzaysal bir hareketle belli bir açıda ve yönde bir üst uzaysal mesafe kat edimiyle kendi zaman boyutumuz ve uzay boyutumuz içerisinde bir yerdeğiştirimle mümkündür.Üst uzay ve alt uzay boyutlarına ait her bir şimdiki zaman birbirlerini 90 derecelik bir açıda üst üste gelecek şekilde keserler.

Üst ve alt boyutlar ''dikey zaman frekans bandını'' temsil ederler geçmiş ve gelecek zaman boyutları ''yatay zaman frekans bandını'' temsil ederler.Yatay zaman boyutu frekanslarımız içerisinde yer değiştirmek için mutlaka dikey zaman boyutu frekansları boyunca yükselerek geçmiş ve gelecek zaman frekansları içerisine geçmeyi düşünmüş olmamız gerekir.Bir üst boyuta ait bir AN(zaman dilimi) bizim zaman dilimlerimizin bir önceki ve sonraki AN'larını içerisine alabilecek zamansal genişlikte olduğu için bir üst boyut AN' ı içerisinden kendi geçmiş ve gelecek zaman dilimlerimiz içerisinde bir uzay noktasına doğru kendimizi hareket ettirebiliriz.Biz kendi zaman çerçevemizi genişleterek bu genişleme süreci içerisinde kendimizi kendi geçmişimize yada geleceğimize doğru iten bir oluşuma geçebiliriz.Bu üç boyutlu uzaydan bir dördüncü boyut uzayına doğru geçişi temsil eder.

Bilinmelidir ki kendi evrenimizdeki tüm noktalar arasında bir eşzamanlılık uyumu vardır. Zaman esnemeleri ve zaman kasılmaları zaman sensörü üstünde ne kadar daraltıcı ve genişletici gibi görünen zaman farlılaşmalarına neden olsa da evrendeki tüm noktalar arasında belli bir zamansal esneme farkıyla da olsa bir eşzamanlılık uyumu vardır.Evrendeki madde ve enerjinin dağılımı zamanın akışını eğri büğrü hale getirse de bu zamansal akıştaki dalgalanma farkları ana zaman tensörünün dışına çıkmaz.Tüm madde ve enerji aynı andalık içerisinde varolur ve titreşir.Bu ise boyutsal çerçeve dediğimiz şeyi yaratır.

Üç boyutlu uzayımızın üst boyutsal hologramik harita cinsinden bir dört boyutlu haritalamayı da içerisine alan bir haritalama metodu sayesinde geçmiş ve gelecek zaman boyutlarındaki uzay noktaları ile şimdiki zaman'ımıza ait uzay noktaları arasındaki mesafe üç boyutlu hologramik bir mesafe cinsinden ifade edilebilir.

İçerisine girdiğimiz üst uzayın boyutsal derinliği( uzay/zamansal genişliği) oranında kendi uzayımızın geçmiş ve gelecek zaman/uzay noktaları arası mesafe üst uzaysal iki nokta arası mesafeye çevrilmiş olur.Üst uzaysal bir yolculuk; mekanik bir yön tayini yapan güdümlü nükleer roket ve uçak bilgisayarlarından daha gelişmiş kendi kendini denetleyebilen uzak zamanlar arasındaki mesafeyi ve dev uzaysal mesafeleri hesaplayıp bulunduğu noktayı gideceği noktayı dört boyutlu hologram alanı içerindeki konumunu hesaplayıp buna göre aracı hareket ettirebilen bir bilgisayar donanımını gerekli kılar.Sayısız gezegenler, farklı boyutlar, evrendeki belirli bir bölgeye ait yıldız konumları yani uzay aracının içerisinde hareket edeceği uzay/zaman hologram alanına ait tüm gök dinamiğinin matematiksel verisi bilgisayarda kayıtlı olmalıdır.Buna göre bilgisayar geçmişe ve geleceğe doğru olan uzaydaki tüm yer değiştirmelerin izini sürebilmelidir.

Zaman yolculuğundaki temel ilke önce kendi uzay/zaman sürekliliğimizi aşmak için yoğunlaşmış bir enerji olan maddenin boyutunu belirleyen ana titreşim skalasını (ışık hızı) üst uzay/zaman skalasına geçecek şekilde yükseltmektir.Sonra üst uzaysal bir mesafe cinsinden yer değiştirimle kendi uzay/zaman çizgilerimiz arasında yer değiştirmiş oluyoruz.Sonsuzlukta her şey birbirine bir bağlılaşım bir iç içelik arz eder.İşte bu iç-içelik bu birbirine devam ede giden frekanslar ortamı sayesinde üst zaman bandı kanalınca alt zaman bandı pozisyonuna düşen kendi uzay boyutumuzun zaman boyutları içerisinde yer değiştirim mümkün hale gelir.

Üst zaman bandı yada üst zaman akışı hem kendi uzayımız içerisindeki dev mesafeleri bir anda atlayabileceğimiz bir sıçrama tahtası görevi görür hem de kendi uzayımızın geçmiş ve gelecek zaman frekansları içerisine doğru kaymak için bize bir geçiş zemini sunar.Üst boyutun bir sinüs dalgası ile ifade edilen bir zaman dalgası( bizim şimdi'ki AN'ımızı kesen bir üst AN) bir alt vibrasyon boyutu olan bizim boyutumuzun bir geçmiş birde gelecek zaman dalgasını(titreşim birimlerini) ifade eden iki sinüs dalgasıyla eşzamanlıdır.Buna göre kendi zaman enerji bandımızın içerisinde yer aldığımız şimdiki AN 'ı ifade eden zaman dalgamız sıfır noktasını temsil etmekle birlikte bu noktadan üst uzaya çıkmakla kendi şimdiki zamanımızın her iki yanında yer alan ileri ve geri zaman dalgamız içerisine geçiş için kendi zaman birimimizden daha geniş bir zaman boyutuna doğru yükselmiş oluruz.Böylece kendi içerisinde bulunduğumuz şimdiki zaman dalgasını (Bir AN'ı) genişleterek(maddenin vibrasyonlarını yükselterek) bir önceki ve bir sonraki geçmiş ve gelecek zaman dalgamızla (her iki AN'la da) senkronize hale geçeriz.

Diğer AN'larla da,(kendi bir AN'ımız içerisindeki birbirine eşzamanlı noktalar kümesi sayesinde tüm uzay noktalarıyla aynı boyutsal ortamı paylaşmak gibi) eşzamanlı bir konumda olduğumuz bir üst boyut realitesine-üst zaman dalgası içerisine- yükselmiş oluruz.Böylelikle alt boyuta ait iki zaman noktası arası mesafe bir üst boyutta üst uzaysal bir mesafe aralığına dönüşür.Böylelikle üst uzaysal bir hareketle kendi diğer zaman noktalarımıza doğru sanki üç boyutlu uzaydaki noktalar arasında yer değiştirir gibi hareket edebiliriz.[7]

Zamanda İleriye Yolculuk

  1. Ortak zaman ileri doğru akmaktadır.
  2. Einstein fiziğine göre bir cisim hızlandıkça, zamanı genişler.

Zaman genişlemesi, cisim için zamanın daha yavaş akmasıdır. Cisim hızlandıkça zamanda ileri gitmektedir. Örneğin, ikiz kardeşlerden biri ışık hızına yaklaşabilen bir roketle yolculuğa çıkıp geri döndüğünde dünyada bıraktığı kardeşini kendinden daha yaşlı bulur.

Bunun teoriden öteye götürebilme mantığı ikna ile mümkündür, şöyle ki: Işık hızından daha hızlı bir alet olmuş olsa da gökyüzünde bir ışık kaynağını hedef seçilmiş olunsa da ta yola çıkılsa o kaynaktaki yıldızın milyonlarca yıl önce göndermiş olduğu ışığı yakalanabilirdi. Dolayısı ile ışık kaynağı kaçacak ve zaman yolcusu uzay boşluğunda ışık kaynağının gerçek yerini bulmak için dolanacaktı. Bu da ışığın kaynağı olan yıldızın sonunu görmesine neden olacaktı.

Zamanda Geriye Yolculuk

  1. Bunu günümüz fiziği tam olarak çözememiştir.
  2. Zamanın doğrusal olmadığı, ve hatta farklı boyutları olduğu ileri sürülmektedir.

Yani ileri, geri'nin dışında sağa, sola, yukarı aşağı gibi zaman yönleri ve paralel uzay zamanlarının da varlığı olası görülmektedir.

Bazı fizikçiler olay dağılımlarının çok yönlü olduğunu ve bugün oluşan bir şeyin geçmişi değiştirebileceğini iddia etmektedirler.

Ayrıca zamanda geriye doğru yapılacak bir yolculuk zaman paradoksları oluşturabilir. (Anne ve Büyükbaba Paradoksu gibi) Fakat bu paradokslar paralel evrenler teorisi ile çözülebilir.[8]

Geleceğe Dönüş, Back to Future

Zaman Yolculuğu ile ilgili Bilim-Kurgu Filmleri

Bu konuyla ilgili 1985 yılında Amerika'nın California eyaletinde Geleceğe Dönüş isimli bir bilim-kurgu filmi çekilmiştir. Filmde Marty, Doktor Brown'un icat ettiği zaman makinesi ile 1955 yılına gider ve zamanda değişikler yaratır. Böylece yeni kuantum evrenleri oluşur ama eskisine dönemez. Ortaya çıkan çok farklı bir boyutla karşılaşılması ile zamanda geriye yolculuğun geleceği değiştirme olasılığına dikkat çekilmek istenmiştir.Ayrıca bu filmde geleceğe gitmekten de bahsedilmektedir.

Bunun dışında zamanda yolculukla ilgili çekilen filmler geri veya ileri zamanla ilgili değişik temalar işlemeye çalışmışlardır. En dikkat çeken filmlerden biri de Zaman Polisi filmidir. İcat edilen zamanda yolculuk teknolojisini devlet eliyle kullanan polis teşkilatının geçmişe giderek işlenen suçları önleme teması üzerine çekilmiş bir filmdir.[8]

Dipnotlar

[a] Bkz. “Negative Energy Wormholes and Warp Drive”, Lawrence H. Ford ve Thomas A. Ramon: Scientific American, Ocak 2000.

Kaynaklar

[1] arsiv.ntvmsnbc.com/news/416558.asp
[2] www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=570103
[3] Çeviri: Sinan Can, www.genbilim.com/content/view/5244/36/
[4] www.x-bilinmeyen.net/YazD/id38.htm
[5] zamanmakinesi.wordpress.com/
[6] forum.donanimhaber.com/m_2524402/tm.htm
[7] Çetin Bal, "Zamanda Yolculuk", www.zamandayolculuk.com/cetinbal/CETINBALZAMANDAYOLCUX.HTM
[8] tr.wikipedia.org/wiki/Zamanda_yolculuk





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: Fahri, 14.11.2016, 22:02 (UTC):
Bence geleceğe yada geçmişe yolculuk die bir şey olamaz düşünün geçmişe doğru gittiğinizi hemen borsaları alt üst edersiniz gelecekten bilgi alarak yada geleceğe yolculugu düşünün hemen gelecekte neler olmuş hangi şeyler önümüzde var onun bilgisini alırsınız ve ona göre davranirsiniz dünyanın dengesi ile oynamış olursunuz buda hayatımızda bazı kişileri çıkartır bazı kişileri katar böyle bir şey olsaydı inanın ilk kim bulursa zamana yolculuk makinasıni dünyanın hakimi olurdu . İnsanlar kendini başkalarını avutmak için yazılmış yazılardır zaman makinesi. Prof Doktor Ronald Mallett 50 yıl önce babasını kaybetmiş neden babasını getirememiş yada babası için bir şey yapamamış bu bir kocaMan örnektir.

Yorumu gönderen: Carlos, 20.10.2016, 21:08 (UTC):
ben 208701 yılına gittim ve geri döndüm dünyayı uzaylılar ele geçirmiş ve yonetiyirlar

Yorumu gönderen: fuat35, 10.10.2016, 16:46 (UTC):
Yaşa ağnı boşver zamanı,,,,

Yorumu gönderen: ae ca, 28.09.2016, 19:49 (UTC):
Şimdik gelecekten gelir, şimdi olur ve geçmişte kalır.
Şimdiki anda çekilen bir poz yine geçmişte kalır, kare sağlamsa gelecekte bakıldığında geçmişteki poz görülür!
Ne geleceğe gidilemez.
Işık hızıyla gidilip dönüldüğünde dönen genç, dünyadaki 10 yaş daha yaşlı olmaz çünkü geçen süre aynıdır, hız ve mesafe değişiktir.
100 ışık yılı uzaktaki bir yıldıza gitti de oradan ultra bir teleskopla dünyaya baktığında dünyanın 100 yıl önceki halini görür ama mesafeden dolayı müdahale çok zor.
Farzedin ki 100 yılda gitti ve oradan dünyaya baktı; dünaynın 100 yıl önceki halini görür ve süper lazerle ateş etti yine 100 yıl sonra ışın dünyaya ulaşır ve gördüğü andan 100 yıl sonraki zamana etki edebilmiş olur, yani şimdiki anın az ilerisine...
Yani dünya 2100 yaşında iken ışık hızıyla 100 ışık yılı mesafedeki yıldıza gitti, dünya 2200 yaşındayken oraya vardı. Ultra telelskopla baktı 2100 yılını görür ve ultra lazerle ateş etti ışın 100 yıl sonra varır 2200 de etki yapmış olur.
Kendide 100+100= 200 yaş yaşlanmıştır... ae ca

Yorumu gönderen: Kadir ÇETİN, 14.08.2016, 14:16 (UTC):
Şunu anlıyorum şimdi biz ışık hızında hareket etsek gelecege gidiyormus olacağız. O zaman şöyle birşey aklımı kurcalıyor şimdi biz odadaki lambanın ışığını açıyoruz gözümüze gelen ışınlar ışık hızında hareket ediyor o zaman gözümüze gelen ışınlar geçmişten gelen ışınlar mıdır ? Eğer dediğim gibi geçmeişten gelen ışınlar ise benim bana parlak bi fikirim var ama olanağım yok?

Yorumu gönderen: Ali Dayınız, 29.07.2016, 08:06 (UTC):
o makinaya giren meyve suyu olarak geri döner geniş zamana

Yorumu gönderen: Firat, 22.06.2016, 00:02 (UTC):
Geleceğe veya geçmişe Gide Bilcekmiyiz

Yorumu gönderen: Kadir, 07.06.2016, 18:51 (UTC):
Zamanda yolculuk mümkündür. Fakat Allah izin verirse olur. Bunun örnekleride vardır. En basit örnek hz. Hızırdır. Buna binayen zamana yolculuk şu şekilde mumkundür. Yakın zamanda daha bilimin yeni çözmüş olduğu bir gerçek vardır oda konuşmalarımızın hepsi bir uzay boşluğunda depolanmasidir. Sesler depolanirken görüntüler neden depolanmasın ve neden Allah o görüntüleri bizlere bir daha ilhak edemeyesin herşey onun elindeyken

Yorumu gönderen: geçmişten gelen, 30.05.2016, 00:27 (UTC):
geçmişe dönemiyorumm. bu zaman bana gore değill. yardım edin.

Yorumu gönderen: Furkan, 13.05.2016, 19:49 (UTC):
Zamanda geriye gidip gelebiliriz ister bin yıl ister on bin yıl.bunun olması için herhangi bir zamanda iki zaman makinesi yapılmalı. Birisi diğerinden daha küçük olmalı ki diğerinin içine girebilirsin. Böylece küçük zaman makinesi ile birlikte geçmişe gider orada da yanımızdaki zaman makinesi ile geleceğe gideriz. Bu kadar basit

Yorumu gönderen: Mühendis, 04.05.2016, 16:10 (UTC):
Zamanda yolculuk diye birşey yoktur. Olsaydı şimdiye bizim zamanımıza gelecekten gelenler olurdu ve güçlü silahlarıyla müdahale ederlerdi. Tabi Allah öyle büyükki dindede bu konunun yeri var ama icatlarla yapılacak birşey değil bu ruhani varlıklar vesile olursa mümkün olabilir.

Yorumu gönderen: Yusuf, 30.03.2016, 16:47 (UTC):
Zamanda asla ve asla oynama yapılamaz, bu bilim kurgunun bi adım ötesine geçemez saçma sapan, bırakın çocukları bebeklerin bile inanmayacakları saçmalığın daniskası.Gereksizlik.Neden mi?Beyni olan düşünsün, biz her an var mıyız?Her zaman dilimine hareket varsayalım ki olsun.Aynı İnsanlar o zaman dilinde papağan gibi hep aynı şeyi mi yapıp duracak üstelik bunu bilmeyecek ayrıca sonsuz kopyası olacak öyle mi?Bunu kendine inandıran varsa bi konuşalım çünkü kafa kaç milyon ölçüp bilime faydalı olmak istiyorum.

Yorumu gönderen: Samurai Jack, 12.03.2016, 20:53 (UTC):
Ben geleceğe donemiyorum yardım edin

Yorumu gönderen: Meto, 09.02.2016, 04:38 (UTC):
Her ınsanın bır gücü var hepsı deyısık kımı guzel sesı var kımıde herseyıyapabılecek gücü var bu nu kevsetmen lazım her ınsanın bır yetenegı var dunya ustunde yaşayan ınsanlar Mesala su an sınama ve hayel üreten ınsanlar da var bunlar mucıttır çağımız oyle bırı gelişiyor kımsenın haberı bıle yok gun gelecek ınsanlar öngöre yasayacaklar aynı arılar gıbı dunyada bır seyı üreten arılar gıbı onun ıcın arılar cok onemlı bızde arılar gıbı çalışıyoruz bak bu dünyaya kıralıyet var kıralıyet arılar gıbı ınsanlarda uretıyor ama bız düşünüyoruz aramızdakı fark bu arılar onemlı dunyayada olmeyen hayvan gurbagıdır yenıden yasar her hastalığın caresız vardır ancak ölümün caresız yok tur demırı demır söker her hastalığın karşısına savacağız çı bırsey koyacaksınız kı o Hastalığı'nda savaşsın ozaman hastalıgı kazanırsın sımdıkı dunya da savaşan ınsanlar gıbı dunyada hastalığın caresı budur 2016 yasıyoruz kımbılır 2050 de bu benım dedıklerım hatırlayacaksınız ama 2080 de bunlar olacak belgıtte ergen olacak dunya savaşlar bıtmeyecek ınsanlar bır bırını yerken bakmışın dunya atmosverı bozulmuş ozaman nereye gıdeceksın sımdı ınsanlar ülke ülke kaçıyor ozaman geldıgınde gıdecek yer yok su an dunyada 7 mılyar ınsan yaşıyor gun gelecek 1 mılyar ınsan yasayacak gerı kalanlar olmus olacak nı ye dersen dunya ya atılan gazların yuzunden kımse yasayamayacaklar bu ınsanlar bıllım adamları ve zengınler yasıyacak su an ana ve baba ve kardeşler kımseyı sevmeyecekler ne den sorarsan para ıcın ayrılacaklar kımse kımseye saygı göstermeyecek butun ınsanlar ölümden korkuyor ben bunları yazdım grusz mucıttır meto

Yorumu gönderen: Meto, 09.02.2016, 03:38 (UTC):
Sımdıkı çağda tel vızyon 3g len çalışıyor aynı televızyonun ıcındeymısgıbı yakında ıstedıyımız herseyı televız oynda gercegını goreceksınız kayıp olacağız görüntülü telefonlar çıkacak ınsanların hayal güçlü gelişiyor teknoloji bır gun ıstedıyımız yapacağız gelecekte para kalkacak ınsanlar bır gun herulkenın sen Bolu olacak vucutlarında ver kimlik orası olacak ve hıc gımse kacayamayacak bu dünyadan herkes ona gore Magıs alacak ve ıstedıgını alamayacak dunyada sepzeler pıtecek mevlalar bıtecek soluk alayamayacagız ona gere okjejen alacağız gelecek ınsanlar atmasvore karışan zehırlıgaz la yasayamayacaklar onun ıcın okjejen alacaklar arılar ölürse Dünya'nı n sonu gelmıstır gaz ve arılar ölürse dunyada dinlenmen bitiyor ınsanlar bılmıyorum toprak ölürse hıcbırcanlı yasamaz onun ıcın dunyanın en güçlü maddesı olur topra su ve ısıla ve okjejen ve kabondıysıt ve rüzgarlarda yanlışıyor bunun bırı bozulursa ozaman dünyam iklimi çöker ve bu gezegende hıc bırseyasayamazsınız sımdı yasıyoruz kıymetını bılın ınsanın vucut dakı derısı ve elmanın derısı aynı bunu koruyan atomlardır ınsanın cabuk cokmenın sebebı budur vucut dersisinin curumesıdır ve erken yaslanır vucutderısı ınceldıgınde ve curumesınden bunu uzaltırsak ve ıc organlarımızın yenilersek ınsanlar uzun sure yasar ve kanımızı yenılememız gerekıyor ve kanımızın yası buyur suan dunyada vucut yapısını degıtırecek hormonlar var ınsan gobeyınden uzun sure hastalıklardan korunacağız aynı hamıle bır kadının ıcındeymısgıbı korunmamız gerekiyor ve vucut tazenecek ve özürlü ınsanlar tamır edılecek cok özürlü ınsanlar var boyu kısa sısman ve goz rengı degıstırelecek ınsanın vücutta damar uzunluğu 6650 km damar var toplam uzunluğun kendinize ıyı bakın ınsanlar grusz

Yorumu gönderen: Meto , 09.02.2016, 02:46 (UTC):
Bızı hayvanlardan ayıran beyın gücü ve akıl kopyalamayı yapmıyor beynimizde düşündüğümüzü yapıyoruz bız zamana gıdıyoruz ama vucudugumuzu goturemıyoruz demekkı beyinimizde pıtıyor zaman ınsan yaslan maktan korkuyor zaman gelecek ınsanlar yaslanmayacak vucutlar doldurulacak ve hıc yaslanmıyaksınız ve goz bugüne kadar ne gördüyseniz gerıye. Gıdebılırsınız sımdıkı zaman da telefonda görüntülü konusu yoruz zaman gelecek ıstedıyımız yerde gidebilecek sınız ısınlama ver geriye gıdıs amam gördüğün kadar gerıye gıdebılırsınız ınsanın beynınden gelecek yapılabılır aynı beyın gıbı geleceğe makınası gorz

Yorumu gönderen: Meto, 09.02.2016, 02:15 (UTC):
Düşünce le gerı gıdıyoruz ama bu nu götürecekt hayel gücü lazım geleceğe gıdebılırsın Mesala bant gıbı bır seyri biryere koyarsan orda ama alırsan orda yok dünya da herkes gelecek gıdıp gelıyor ama haberı yok ınsan gücü gündüz ışıktan canlı ama uyursa ıstedıyıyere gıdıyor bunun ıcın bır alet yapmak lazım yavas hareket yapan ve hızlı çalışan bır alet yapmak lazım aynı röntgen gıbı gözümüzü kapatdıgızda geleceğe gıdıyoruz ışık hızı lazım kopyalama gerye gıden bırsey saat dunya dursa zaman durur hareket ederse çalışır dunyanın hızı gıbı yuvarlak sekılde güç lazım aynı hızda ınsanlar gelecek gıde bılır hayel gücü ve ışık aynı gunes gı bıbılsem sıcak ve ısıtsan enerji lazım yürürken gıdıyon gıbı gerırde gıdebılırsın soldan saga gıdıyoruz ama sagdan sola gıdemıyoruzbeyın güçlü yetmiyor bunu gelıstırıp ıstedıyımız yerde gidebiliriz

Yorumu gönderen: demet, 06.02.2016, 20:28 (UTC):
arkadaşlar kim ne derse desin zaman makinesi var eğer internetin altını üstüne getirip araştırma yaparsanız bu gerçeği gözlerinizle görebilirsiniz.

Yorumu gönderen: rasim, 03.01.2016, 15:51 (UTC):
Geçmişe veya Geleceğe yolculuk hiç bir zaman mümkün değildir.
Varsayalım, böyle bir olay olsaydı, vay halimize. Benim dü-
şüncem, Bu günümüzden 10 000 bin yıl sonra (Teknoloji o kadar
gelişiyor ki, hadi bunu da icat etsinler.) ki insan veya her
hangi bir devlet geçmişteki bir olayı kendince beğenmiyorsa,
o olayı kendi çıkarına göre geçmişe dönüp müdahale edebilir ve günümüze dönebilirdi. Örneğin, 10 000 yıl sonranın silah-
ları ile, geri dönerek 1453 yılındaki İstanbul'un Fethine
müdahale eder, tarihin akışı bugünkü bildiğimiz gibi olmazdı.
Benim düşüncem bu arkadaşlar. Rasim PALAVUZ.




Yorumu gönderen: victoria, 14.12.2015, 16:45 (UTC):
yani yazının tamamını okumadım aslında sadece yazıyı yazanın zaman makinesinin mümkün olamayacağı kanatinde düşündüğü kısmını okudum teorilere falan kafa yormadım incelemedim ama bence x türkiyedeki kişi y amerikada kişi hiç bir kablo vs olmadan nasıl konuşabiliyorlar bunu nasıl yapmışlar bence bunu yapan insanoğlu 50 yıla kalmaz bunu da yapar diye düşünüyorum...

Yorumu gönderen: defne, 02.11.2015, 10:03 (UTC):
ben denicem incim sonsuzdur
,

Yorumu gönderen: Yasin Akcasu, 25.10.2015, 03:55 (UTC):
2.000.000 Işık Yılı gidebilecek bir araç yapılırsa Zaman makınası Mümkündür
- Suankı Gunesın Göruntüsü 8 dk öncekı halıdır Yanı tam aslı degıldır
- 1 ısık saniyesi 300.000 Km dir . Güneş 8 Dk sürmektedir ki Siz hesaplayın
- Yanı 2.000.000 Isık yılı Gidebilecek bir icat araç yapılabılırse ki ( ımkansız ) dıye bırsey yoktur smile ifade simgesi gecmıse gitmiş oluruz
- Gittiğiniz yerden dunyaya baktıgınızda (Teleskop) dünyanın gecmısınde yanı daha atalarımızın ateşi bile bulamadıgı zamanın görüntüsü gittiğimiz yere yenı ulaştığından görebilirz ancak müdahale edemeyız smile ifade simgesi

Yorumu gönderen: ubuntu, 03.10.2015, 21:47 (UTC):
EVREN zaman üzerine kurulu..zaman bir eskitme makinasıdır.HERşeyi eskitir bize göre sonlandırma makinasıdır bir nevi çünkü her şeyin bir sonu vardır.İÇİNDEKİ her şey o ışık hızı dediğimiz bile ondan hızlı degildir...Olayı şu boyutu çekmek isterim KOnuyu siz kafanızda canlandırıp bağlayınız Doktorlar kalp nakli yapıyorlar..KALP BİR orğan beyin nakli yapılamıyor şu an beyin nakli yapılıyor olsaydı veya gelecekte bir yakınmızın beyini hasar görse kazada ve nakil gerekli olsa ve yapılsa uyandığında kim olarak uyanır.nakil yapılan kişinin sevgileri acıları umutları begenileri huyuda anılarıda yerleşir mi..
yoksa tüm saydıklarım peki insanın onca kazanımı yetisi nereye depolanır.Geçmişe gitmek demek bütün bunları geri getirmek demek tek tek parmak ucuna kadar çünkü siz 1453 yılına geri gittiginizde bütün bu güçe sahip olmanız gerekir ve geri gidişiniz o an yeryüzünde yaşayan tüm canlıları kapsar bitkiler hayvanlar doğa insanları Sen bir makina yaptığında bütün bunları da kapsıyor sadece anneni babanı muhteşem süleymanı fatihi çevresinde gelişmiyor olay,..Yani zaman eskitme makinası demiştim ya yenileme yapyorsunuz yapmaya çalışıyorsunuz...yani dünyanın içine müdahale değil örneğin 1000 sene önce dünyaya düşen bir ve kocaman krater oluşturan uzayın derinliklerinden gelen göktaşınıda yerli yerine oturtuyorsunuz bu nasıl bir güç ki tüm evreni de kapsıyor ya o göktaşı dünşadan milyarxmilyar ışık yılı yörengeden geliyorsa buyur buradan yak..Bu güc ve kudret sadece ALLAHA aittir.Tasavvufta tayi mekan konuları geçmekte bu yolculuk izin ile mümkün.

Yorumu gönderen: rıdvan, 13.07.2015, 08:55 (UTC):
Ben bundan 9 yıl önce dağda gezer iken şiddetli gök gürültülü sağanak yağışa maruz kaldım ve üzerime Yıldırım düştüğünü hatırlıyorum bir şey olmadı ama eve döndüğümde anladımki 2 ay geleceğe sıçrayış yapmışım ve sadece ben bunun farkındayım kimse bilmiyor sadece ilk kez burada paylaşıyorum geçmişi bilmiyorum ama geleceğe sıçrayış yapmak mümkün bunun canlı şahidiyim.

Yorumu gönderen: serkk, 06.05.2015, 08:48 (UTC):
böyle bişey mümkün tay-i zaman diye bişey var dini eserlerde yazılı

Yorumu gönderen: özgur, 14.04.2015, 17:42 (UTC):
bende zamana gide bilmek mumkun insan sunu dunusmesi lazim uyudunda ruya görduyunde neredesin beynin bir bosluk yada bir ruya bilim adamlari insan beynin uyudunda nerde nasil bir ruhki işik hizina cikiyor baska yerlerde olur sanki yasiyor gıbı oluruz ruhu bulursak uyudumuzda istedimiz yerde oluruz geçmiş gelecek cennet cehennem uzay bunu okuyan yetenekli arkadaslar dusunsun

Yorumu gönderen: Azeri Nurlan, 19.03.2015, 17:00 (UTC):
Mence zamanda yolculuk mumkun ama hele Insanlar bunu anlaya bilmirler onun icin onlara cetin gelir

Yorumu gönderen: bencce, 03.02.2015, 12:49 (UTC):
zamanda yolculuk mümkündür bence.Bence gelecekte bu yönde ciddi icatlar yapılacak hatta geçmişe yolculuk başlayacak.Şu anda belki de etrafımızda gelecekten gelen insanları bulunduruyor olabiliriz.Geleceği şu an ki düzen içerisinde tutarsak geçmişe gitme olayı daha karmaşık hale gelir kafamızda.Ancak yeni bir düzen kurulduysa gelecekte?...Ya daha ileriye gidip bizimde aslında zamanda yolculuklar yaptığımızı söylersem.Dejavularımızın bu yolculukların aklımızda kalan kısımlarını oluşturduğunu söylersem.Paralel evrenlerde bizlerin yolculuklar yaptığı bir durum neden olmasın.Ve bütün evrenlerde aynı olan anıların bize dejavuları getirdiğini neden söylemeyelim.Zamanda yolculuk bizim evrenimizde karmaşık bir olaydır ama mümkündür.Zamanda yolculuk konusunda yapılan en büyük kanıt ise onu sadece günümüz düzeni çerçevesinde düşünmemizdir..

Yorumu gönderen: tesla SERKAN, 12.11.2014, 22:07 (UTC):
Görelilik kuralina göre zaman makinesi icat etmek mümkün ancak bu isi yüksek elektrik enerjisi ve hiz ile çözülebilir nicola tesla dan yardım alarak bu deneyi gerceklesebilir ancak bizim gibi insanlar bunu yapması çok zor isin ucu maddiyata dayaniyor imkânım olsaydı tesla bobini deneyi isi çözmeye yeterdi işlem gayet basit tesla bobinine yüksek elektrik enerjisi verilerek bu enerjiden de tesla motoru yapılabilir bu motorlarda geelen enerji ile hareket ettirildiğinde yuksek manyetik alan oluşumu sebebiyle teknolojik cihazlar yardımı ile zamanda hareket edilebilir ama bu sadece dünya zamanı ile mümkün olabilir sebebi ise dünya sartlarina göre ve fizigin ancak dunya üzerinde ki kuralları ihlal edemeden seyahat mümkündür

Yorumu gönderen: mekanic, 20.04.2014, 08:04 (UTC):
Simdi sorulardan bitanesi de zamanda yolculuk varsa neden gunumuzde gelecekten gelen insanlar yok cunku gecmise yolculun bir siniri var oda gelecege yolculuk yapildi gun yani zaman yolcusunun gecmise Yolculuk yapabilmesi icin once gelece gidip geri donmesi lazim yani gitti yol kadar geri donebilir su anda gelece yolculuk yapilmadi icin kimse bu zamana donemiyor yani bundan elli yil sona sini dusunelim 2064yili zaman yolcusu ilk yolculunu yapip on yil ileri 2074e gidiyor ve geri sadece on yil ilk yolculun yapildi 2064e donebilir yani makinanin icat edildi gunden sonasina gecmiste yolculuk yapilabilinir makina da icat edilmedi ilk gelecek yolculu yapilmadi icin bu gune gelemiyorlar

Yorumu gönderen: mekanic, 20.04.2014, 07:08 (UTC):
Simdi zamanda gecmise gitmenin zamanda ileri gitmekten da sorunlu oldu soyleniyor burda ama ikizler teorisinde bi tanesi dunyada dururken diyeri isik hizinda hareket ettinde on yil ileri gidebiliyorsa gecmise yolculuk yapmak icin tek yapmasi gereken geri donmek ozaman kendine gore on yil gecmise yolculuk yapmis olur hizin zamanda bi etkisi olabilirmi etrafimizdaki hareket halindeki cisimlerin on kati hizla hareket edersek zamani yavaslatmis yadadurdur mus olabilir miyiz .bence gecmise donmek mumkun olsa bile bu anca gelece gidildi gun sinirinda olur gelece gidildi gunden oncesi gecmise donulemez Zaman yolcusu eyer on yil ileri gidebilirse geri dondu zaman kendisi icin on yil gecmise donmustur bu yirmi yilda olabilir ozaman zaten su anda zamanin ileri tek yonde akti belli ise zaman yolcusunun bu akisi kendisi icin hizlandirmasi lazim ayni uzun elips seklinde bir pist gibi on kisi yarisa basliyor normal hizda ama zaman yolcusu hizlanip depar atiyor ve diyer ucundan geri donuyor geri donerken yarisa beraber basladi kisilerle karsilasi yor nerden geliyorsun on yil sonrasindan

Yorumu gönderen: ömer, 24.11.2010, 12:18 (UTC):
bana bir icat bulun

Yorumu gönderen: engin, 03.10.2010, 14:07 (UTC):
bana göre ışık hızına ulaş mak ve hatta geçmekle zamanda ileri ve geri gidilebilir, tabi ilk önce ışık hızıyla gidebilecek aşınımı sıfır maddeyi elde etmek gerek.

Yorumu gönderen: Japon, 16.09.2010, 13:23 (UTC):
Japonlar yapar
Kültürümüze ve dilimize sahip çıkabilirsek bizde yaparız
Aynı akrabalarımız olan japonlar gibi!!!

Yorumu gönderen: flatland, 09.09.2010, 08:36 (UTC):
zamanda yolculukmu yapmak istiyorsunuz.....
gozlerinizi kapayin ve hayal edin,bu ister gecmis olabilir isterseniz gelecek....bu kadar basit ve yalin,evet nobel e adayim....tesekkurler hepinize

Yorumu gönderen: özcan, 10.03.2010, 19:06 (UTC):
benim teolerime göre zamanda yolculuk mümkün bununda iki yolu var.benim teorim mekanik olan zaman makinasi bunun birde teknolojik olanida var ama oda bilimadamlarinin isi cünkü onlar gerekli olan herseyi temin edebilirler ama siradan bir insan icin bu mümkün degil.neyse benim teorimde zamanda yolculuk mümkün zamanda ileriye gecmise gidilebilir ama emin oldugum sadece gözlemci olarak bu mümkün.nesneleri oynatip olaylara baska yön vermek mümkün olurmu bunu bilmiyorum emin degilim olabilirde.nasil oldugunu ne yazikki aciklayamiyacagim cünkü calismalarim halan devam ediyor aciklamak isteseydimde tabiki burda aciklamazdim bu bir bulusdur ve bu bulusda gerekli kuruluslarda aciklanir.

Yorumu gönderen: Simyacı, 23.06.2009, 17:33 (UTC):
Görelilik kavramı zaman içinde yolculuğun mümkün olduğunu açıkça ispatlamaktadır.zaman da görecelidir.Güneşin doğduğu yöne doğru, dünyanın dönüş hızının iki katı hızla dönersek, teorik olarak bir gün önceye gideriz, ancak bu bizi sadece zaman olarak bir gün geriye götürür.Bu basitçe dünya üzerinde bir gün geriye gitme yöntemi olabilir.Evren içinse zaman yine farklıdır.Aydan baktığınız zaman farklı akar, dünyadan baktığınız zaman yine farklı akar.Uzayda zamanın sinüsodial bir hareketle aktığı varsayımı, ya çok komik, yada paralel evrenlerin varlığının ispatıdır.Eğer paralel evrene inanılıyorsa, evrenin bir yerinde bizim yaşadığımız her saniyenin bir öncesinin ve bir sonrasının farklı noktalarda yaşanıyor olması gerekir.Neden uzayda zaman görecelidir, zira aydan bakıldığında evren bir milyar yaşındadır(atıyorum), ama büyük patlamanın başlangıç noktasında ise evren Sıfır yaşındadır, yani zaman yeni oluşmaya başlamıştır.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 36786029 ziyaretçi (102903665 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)
 
 

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1024 x 768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.