Amisler
 
Amiş, Amişler, Amish, Amisch

Amişler

Hazırlayan: Akhenaton

Kategori: Dinler Tarihi

Amişler (Pensilvanya Almancası: Amisch, İngilizce: Amish), Amerika’nın Pensilvanya ve Ortabatı eyaletlerinde ve Kanada’da yaygın olan tutucu bir Hristiyan mezhebidir. 18. ve 19. yüzyılda Almanya, Fransa ve İsviçre’den gelen göçmenler tarafından kurulmuştur.[1]

Cemaat toplumlarında, dinsel erdemler ve emirler ekonomik faaliyetler üzerinde oldukça etkindir. Söz gelimi Paulicianler, Bogomiller, Cathariler, Babailer, Bedreddiniler gibi tarihte kalmış hareketlerde ve Dukhoborlar, Amişler, Mormonlar ya da Nurcular gibi günümüz cemaatlerinde din ve ekonomik faaliyet iç içe geçmiş durumdadır.[2]

Bu ve benzer örnek topluluklar, gelişmeye, toplumsal ve kültürel küreselleşmeye direnen, yaşamsal formdaki topluluklardır. Bu topluluklar dahi kendi yaşam birliktelikleri dışında gelişen dünya değerlerinden her ne kadar etkilenmemek için mücadele verseler de, kendi birliktelikleri içerisinde, kendi değerleri bağlamında, yaşadıkları sosyal ortam içerisinde, birbirini etkileyen süreçlere dâhil olmaktadırlar.[3]

Amiş, Amişler, Amish, Amisch

Tarihçe

Amişleri 16. yüzyılda Avrupa’daki reformist hareketler sırasında ortaya çıkan Anabaptist gruplardandır.[4] Sözcük anlamı Yunanca “yeniden vaftiz etme” olan Anabaptizm, küçükken yapulan vaftizin hiçbir değeri ya da faydası bulunmadığını öne süren ve büyüklerin yeniden vaftiz edilmelerinin zorunlu olduğunu savunan bir Hıristiyan öğretisidir.[5]

İsimlerini kurucuları olan ve 1644-1730 yılları arasında yaşayan Jacop Ammann’dan alan Amişlerin kökleri 1525’de Avrupa’da ortaya çıkan Anabaptist harekete kadar uzanır.[6]

İsviçre ve güney Almanya’daki Anabaptist hareket mensupları (Kardeşler), 1693 yılında, fikir ayrılıkları nedeniyle Amişler ve Mennoitler [7] ve Bretenler olmak üzere üçe ayrılmışlardır.[7][8] O yıla kadar İsviçre Anabaptist hareketinin içindeki Mennonitlerden olan Amişler, bu tarihte liderleri Jacop Ammann’ın öncülüğünde kendi gruplarını oluştururlar.[9] Kuruldukları yer İsviçre’nin Alsace şehridir.[7]

1600’lü yılların sonunda Reform hareketi sırasında, doğumundan sonra bir çocuğun vaftiz olmasının mantıksız olduğunu ve herkesin 18 yaşından sonra kendi iradesiyle karar vermesi gerektiğini savunuyorlardı.[10] Dinde reformun tartışıldığı bu dönemde, gezici rahibi Menno Simons’un başını çektiği bir grup Hristiyan, çocukların doğar doğmaz takdis edilmesine karşı çıkıyordu. Çünkü onlara göre Hristiyan bir anne-babadan doğmuş olsa bile bir çocuğun doğumda dinin gereklerini anlaması yani Hristiyan kabul edilebilmesi olanaksızdı. Bu yüzden bir insan, ancak bilinçlenmiş kabul edileceği 18 yaşında kendi isteği ile takdis edilerek ya gerçek bir Hristiyan olabilir ya da inandığı başka bir dini kabul edebilirdi.[8]

Doğal olarak bu durum, Katolik Kilisesi tarafından hiç hoş karşılanmıyordu.[8] Katolik Kilisesi, bu fikre tepki vererek [10] “Mennocular” adı verilen bu grup için bir insan avı başlattı ve yüzlerce Mennocu, acımasızca öldürüldü.[8] Amişler de öldürülen gruplardan biriydi. [10]

Amişler, karşı çıktıkları bebek vaftizinin yanı sıra din ve devletin ayrımını savunuyordu. Bu sebeple hem Katolik hem de Protestan hükümetler tarafından yargılanmadan yakılarak, başı kesilerek ya da suda boğdurulmak suretiyle ölüm cezasına çarptırıldılar. Ancak kendilerine verilen bu cezalar, onları inançlarını yaşamaktan asla alıkoymadı. Geceleri toplumdan uzak mekânlarda gizli bir şekilde, hatta bazen mağaralarda bir araya gelerek ibadetlerini yapıyorlardı.[7]

Kilisenin reformistlere uyguladığı acımasız politikalar yüzünden 1700’lü yılların başlarından itibaren - o sıralarda kilise tarafından aforoz edilen ya da hürriyet arayan çoğu Avrupalının da yaptığı gibi - içinde Mennonitlerin de bulunduğu başka reformist gruplarla birlikte [9] kilisenin baskılarına dayanamayarak [4] Avrupa’dan [7] Amerika’ya göç etmişlerdir. Göçler, 19. yüzyılıın ikinci yarısına kadar devam etmiştir.[9]

Amişler, Amerika’ya göç eden Protestan toplulukların içinde en tutucu olanıydı. Fakat bu durum, onlardan bazılarının, insan hak ve özgürlükleri konusunda ciddi değişimlere sebep olan Amerika’daki sivil savaştan etkilenmelerine mani olamadı. Savaş sonrasında yeni pratikler benimseyen bu insanlar, nihayetinde Mennonitlerle karışarak “Yeni Düzen” adını aldılar. Buna karşın yeniliklere direnenler, “Eski Düzen” olarak anılmaya başlandı.[11]

Günümüze Amişler, Amerika’nın yanı sıra Kanada, Karayipler, Orta Amerika ve Meksika’da yaşamaktadır.[7] Elizabettown Üniversitesi’nden Amiş uzmanı Donald B. Kraybill’in yaptığı, 1992-2008 verilerini kapsayan araştırmaya göre, 18. yüzyılda baskılar nedeniyle Avrupa’dan Yeni Dünya’ya göçen bu topluluk, son 16 yılda yüzde 4’lük nüfus artışıyla ülkenin en hızlı büyüyen topluluğu olmuştur.[12]

Amiş, Amişler, Amish, Amisch

Aile Yapısı

Din ya da geniş anlamda inanç ve fikir, evlilik kriterlerinin belirlenmesinde de büyük bir rol oynamaktadır. Amerika’da çiftlerin çoğunun evlilik öncesi beraber yaşaması ve bu beraberliklerin çoğunun evliliğe dönüşmüyor oluşu, bir zihniyetin yansıması olarak okunabilir. Nitekim aynı Amerika’da Mormonlar ve Amişler gibi İncil’e sıkı sıkıya bağlı olarak yaşayan, aile kurumunu kutsayan ve inançlarında “zina” diye bir günahın mevcut olduğu topluluklar da mevcuttur.[13]

Teknolojiyi reddetmeleri ve farklı yaşam tarzlarıyla tanınan Amişlerin en değer verdiği şeylerin başında aile gelir. Ailede kilit bir pozisyonda olan kadının hayatı, dini düzenlemeler üzerine kuruludur. Bu yüzden onun yaşamında kutsal ve seküler ayrımı yapmak neredeyse imkânsızdır. O, aynı topraklarda yaşadığı modern Amerikan kadınından, sadece yüzyıllar öncesinde yaşıyormuş izlenimi veren görüntüsüyle değil, değer yargıları ve yaşam pratikleri açısından da farklıdır.[4]

Erkekler çoğu konuda kadına danışsa da, Amişlerde kadın ve erkeğin tam eşit olmadığı bir toplum yapısı hakimdir. Genel olarak ele alındığında son sözün babaya ait olduğu bir aile düzenleri bulunmaktadır.[14]

Aile problemlerinde kadına sıklıkla danışılsa da son söz babanındır. Kadın kocasına yardımcı olsa da eşit değildir. Pratikte farklı durumlar yaşayan aileler olsa da, otorite konusundaki genel eğilim babaya ait olduğu yolundadır. Bu görüş İncil’e dayandırılır; çünkü kutsal kitaplarına göre Kilisenin başı İsa, kadının başı da erkektir.[15]

Yeni Ahit’de: “Kilise Mesih’e bağlı olduğu gibi, kadınlar da her durumda kocalarına bağlı olsunlar” [16] denmektedir. Fakat kadın kocasına itaat etmekle yükümlü olsa da kendi hakları olan bir bireydir ve kocasından önce Allah’a bağlılığı esastır, bu konuda da İncil’in öğretisi esastır.[17]

“Erkeğin, kadının başı olduğu” şeklindeki İncil ifadesinin erkeğin patronluğuna değil spritüel ve ekonomik liderliğine işaret ettiğini söyleyen başka bir Amiş kadını, baş olmanın “diktatör” olmak anlamına gelmediğine dikkat çekmiştir.[18]

Kilise binaları olmayan Amişler, pazar ayini ve evlenme gibi dinsel törenleri evlerde yaparlar. Dolayısıyla nüfus arttıkça her bölge kendi içinde yeniden bölünür. Mesela; pazar ayinleri için cemaatten birisinin evinde üç-dört saatliğine toplanırlar.[11]

Boşanma konusunda Katolikler gibi düşünürler: Evlilikle oluşan birliktelik sadece ölümle bozulabilir, boşanma için hiçbir mazeret kabul etmezler. Dul kalan kadınlar ise genellikle uygun bir zamanda yeniden evlenirler.[19]

Amişler, bu düzeni korumak ve çocuklarının erken yaşlarda dış dünyanın olumsuz etkilenmelerini önlemek için temel ilköğretimin ardından çocuklarını devlet okullarından alıp kendi kilise okullarında eğitirler. Çünkü onlara göre Amerika’daki eğitim sistemi karşı, çıktıkları bir rasyonaliteyi çocuklarına aşılamaya çalışmaktadır. Öğretmenleri, yine bu okullardan mezun olmuş çoğu 17-18 yaşlarındaki bekar Amiş kızlarıdır.

Kendi toplumları dışındaki insanları “Englishman” olarak adlandırıp onlarla olan ilişkilerini mümkün olduğunca asgari düzeyde tutmaya çalışırlar.[8]

Amişlerde Pennsylvania Almancasında “dolaşmak” anlamına gelen “rumspringa” [8] adında bir terim vardır. Bu terimin anlamı, insanların çocukken değil yetişkinken vaftiz edilmesi yani yaşam tarzı konusunda bir seçim yapması ve Amiş kurallarını benimsemesi için yeterince büyümesidir.[8] Pek çok Hristiyanlık mezhebinin aksine yeni doğan bebekleri vaftiz etmeyip, onların 18 yaşına gelince benimsemek istedikleri yaşam biçimlerini kendilerinin seçmelerini isterler.[14]

Bu dönemde gençler, istedikleri her şeyi serbestçe, sınırsızca dener ve yaşarlar. Sonra kendi tercihlerini yapıp isterlerse Amiş toplumuna geri dönerler ya da isterlerse denedikleri bu yaşam tarzına uygun başka kentlere yerleşebilirler. Geri dönenlerden ise, ki istatistikler gençlerin yüzde93’ün geri dönmeyi tercih ettiklerini göstermektedir, Amiş toplumunun kurallarına uymaları beklenir.[8]

Amiş, Amişler, Amish, Amisch

Sosyal Hayat

Hristiyan Amiş mezhebi, Hindu Hare Krişna mezhebi gibi inzivaya çekilerek gönüllü sadelik kavramına uygun şekilde yaşamaktadırlar.[20] Deyim yerinde ise “bir lokma bir hırka” anlayışı ile yaşarlar. Bu sebeple onlarda gösterişli hayat yaşamak, moda kıyafetler giymek ve mücevher takmak günahtır. Hatta bazıları, küpe, bilezik ve evlilik yüzüğünü uygun karşılamazlar. Giyimlerinde sadelik ve basitliği benimserler.[21]

Amiş topluluğunda kadınlar, uzun kollu ve uzun etekli elbiseler giyer.[7] Makyaj yapmazlar. Süslü olmayan tek renk kıyafetler giyerler.[21] Evlenmeden önce siyah bir başörtüsü ile saçlarını bağlarken, evlendikten sonra beyaz başörtüsü takmaya başlarlar.[14] Elbiselerini önlük ve 17. yüzyıldan kalma şapkaları ile tamamlarlar.[7]

Erkekler, basit giyinir.[21] Çalışırken askılı elbise, günlük yaşamdaysa koyu renk takım elbise giyerek şapka takarlar. Evlendikten sonra tüm erkekler sakal bırakır.[7] Ancak bıyık bırakmazlar.[21]

Erkeklerin en önemli aksesuarları, geniş kenarlı şapkalarıdır. Evde dikilen pantolon ve gömleklerde düğme yerine kopça kullanılır ve kumaşlar çizgili, kareli, puanlı ya da desenli olmaz. Renk konusunda da seçicilik vardır; Siyah, mavi, bordo, mor gibi koyu renklerin hâkim olduğu kadın ve erkek giysilerinin modelleri kendi standartlarına göredir.[22]

Amişler, Puritanizm, Mennonitler ve benzeri akımlar, Hz. İsa’nın yaşadığı erken dönemdeki din algısı ve dini yaşantıyı yeniden tesis etmeyi kendilerine ilke edinmişlerdir. Bu nedenle günümüzde postmodern toplum anlayışlarıyla oldukça ilginç bir cemaat olan Amişler, erken dönem Hıristiyan cemaatinin sosyo-kültürel hayatını ihya etme ve günümüz toplumunu buna göre restore etme amacıyla günümüz teknolojisine ve yaygın kiliselerin din anlayışına sırtlarını dönmektedirler.[6]

Bu insanlar kendilerini toplumdan dinsel inanışları yüzünden ayırırlar. Örneğin orduya katılmazlar.[1] Kadınların ve erkeklerin kendi mezhepleri dışında biriyle evlenmeleri yasak olduğu Amiş toplumunda kurallara herkes uymak zorundadır. [14]

Amiş inancından olanların başka mezhep ya da dinden biriyle evlenmesine izin verilmez ve kendilerinin fotoğrafını çektirmeleri yasaktır. Aforoz denen bir sistem daha vardır. Amiş ihtiyarlar kurallara uymayanları aforoz ederler yani kişinin o çiftliğe bir daha geri dönememesi için yasak koyarlar. Amiş kurallarını çiğneyenler çiftlikten kovulur. Genelde kurallar katıdır.[1]

Amişlerin hayat tarzını belirleyen ve burada tamamını sayamayacağımız kadar çok olan kurallar ve düzenlemeler, “Ordnung” adıyla bilinir. Ordnung her ne kadar etikle alakalı olsa da aslında kelimenin ima ettiğinden çok daha fazla anlam içerir ve çalışma şartlarından evin mobilyalarına kadar pek çok alanı kapsar. Bu düzenlemeler, aslında “Eski Düzen” dini ritüellerdir. Bunlar özel bir zaman ve mekânda, kutsal ve ayrı bir aktivite olarak gerçekleştirilmedikleri için gerçek bir ayin olarak değerlendirilmese de bu kurallara uyanları tanrının gücüyle temasa geçirmesi bakımından ayin niteliğine sahiptirler. Amişler günlük yaşantının her alanında görülebilen bu ritüellerin tanrı tarafından insanlar için düzenlenen ilahi sosyal düzenlemeler olduğuna inanırlar.[22]

Amişler’de ahlâklı ve erdemli yaşamak çok önemlidir. Bu sebeple yalan söylemek, anne-babaya itaatsizlik, hırsızlık ve zina büyük günahtır. Ayrıca onların çoğunluğu içki içmez ve sigara da kullanmazlar. Amişler aileye çok önem verirler. Boşanma hoş karşılanmaz. Çocuklar, Tanrı’nın bir hediyesi kabul edildiğinden, kürtaj ve doğum kontrolü yasaktır. Çocuk sayıları 5 ile 10 arasındadır.[21]

Amiş, Amişler, Amish, Amisch

Eğitim

Amişler, çocuklarını ilköğretime gönderirler.[21] 8. sınıfta devlet okullarından alınarak evde eğitim görmeye başlarlar.[1] Bu okullarda, kendi cemaatlerinden seçtikleri öğretmenleriyle çocuklarını eğitime tâbi tutarlar.[22]

8 yıllık eğitimden sonra çocukların lise ve üniversite eğitimi alması yasaklanmıştır. Çünkü onlara göre bir insanı Tanrı’nın yanında değerli kılacak şey; çok okumak, diploma ve makam sahibi olmak değil, Tanrı’nın razı olacağı bir hayat yaşamaktır.[21]

Dil

Her Amişin çok iyi İngilizce bilmesine karşılık kendi aralarındaki iletişim dili, Pensilvanya Almancası’dır.[11][8] 8 sene İngilizce öğretilen okullarda okumalarına rağmen aksanlarında belirgin bir fark vardır.[10]

Din ve Devlet İlişkisi

Amişler’in en temel inancı; dini yaşama konusunda devletin hiçbir söz hakkı olmadığıdır. Bu sebeple sadece dinlerini yaşamaya odaklanmışlardır. Bu inancın bir yansıması olarak devletin tüm kurum ve işlevlerine de katılmazlar. Örneğin devlet memuru olmaz, emeklilik sistemine katılmaz, kamu elektriğini kullanmaz ve devlete vergi vermezler. Aynı zamanda Amişler, öldürmeye karşı çıktıkları için zorunlu askerlik hizmetini yapmaz, onun yerine hastanede çalışmak gibi alternatif hizmetlere katılırlar.[21] Devlete vergi ödemeyen ve hastalandıklarında bunu doğal yöntemlerle atlatmaya çalışan Amişler, yalnızca çok ciddi hastalık durumlarında kendi aralarında belirli bir miktar para toplayıp, hastaneye başvururlar.[14]

Amiş, Amişler, Amish, Amisch

Teknolojiye Bakışları

Günümüzde ABD denilince birçok insanın aklına, ileri teknolojiyi yaşamın her alanında kullanan, bireyci ve rekabete dayanan bir toplum yapısı gelir. Oysa nüfus bakımından dünyanın en büyük ülkelerinden biri olan ABD’de, tek tip bir toplum yapısı bulunmamaktadır. Daha başka bir deyişle söylemek gerekirse bir ABD stereotipi yoktur. Tipik ABD’li imajına uyanlar ABD nüfusunun çoğunluğunu oluştursa da, bu imajın dışında kalan pek çok topluluk da ABD’de yaşamaktadır. Bu topluluklar içinde en dikkat çekicilerden birisi de, sanayi devriminden hemen önce Amerika’ya yerleşmeye başlayan ve inançları gereği o dönemim düşünce tarzını günümüzde de devam ettirdiğinden sanayi devriminin doğurduğu toplumsal yozlaşmanın etkilerinden uzak kalan Amişlerdir.[8]

Kuzey Amerika’nın çeşitli Amiş mezhepleri, hem topluluk içi hem de dışı takasla ilgilenen teknolojik ve sosyal anlamda muhafazakâr topluluklar konusunda potansiyel örnek-olay incelemeleri sunmaktadırlar. Dini öğreti ve güçlü iç sosyal bağlar; motorlu araç, televizyon ya da telefon gibi başka şartlarda yaygın olarak kullanılan teknolojilerin topluluğa dahil edilmesini seçici bir biçimde geciktirmiş ya da önlemiştir.[23]

Amişler, Hıristiyanlığın kabulünden bu yana Amerika gibi teknolojinin öncüsü bir ülkede, günümüze değin, elektrik, su vb teknolojinin getirdigi hiçbir yeniliği kabul etmeden yaşamaktadırlar. Sadece bu özelliklerinden dolayı bile onları merak eden ve ziyaret eden insanlardan olusan bir turist kitlesi oluşmuş durumdadır. Amişler, bu özelliklerinden dolayı, bölgenin her yıl milyonlarca dolarlık bir turizm geliri elde etmesine sebep olmaktadırlar.[24]

Amişler’in evlerinde televizyon, internet, cep telefonu ve çamaşır makinesi yoktur. Fotoğraf çektirmeyi uygun karşılamazlar. Araba yerine “buggy” denen “at arabasına” binerler.[21]

Çamaşır ve bulaşıklarını elde yıkarlar. Akşamları mum ışığında oturmayı tercih ederler ve atlı arabanın yanı sıra zaman zaman bisiklet kullanarak ulaşımı sağlarlar. Akşama kadar tarlalarında çalışıp günbatımına yakın evlerine çekilirler.[7]

Amişler, haklı olarak bunları zararsız aletler olarak tanımazlar ve dışlama ve yasaklama yöntemi ile ahlaki ve sosyal kodlarını korumak için girişimlerde bulunurlar. Evde gerçekleştirilen ritüeller (ortak bir biçimde yiyecek tüketmek dâhil) ve toplum yapısı, farklı sosyal etkileşim biçimlerinin devamına katkı sağlar.[23]

Amişler çok net bir biçimde coğrafi ve kronolojik olarak Transkafkasya ve Yakın Doğu’dan çok uzaktadırlar ve birebir benzerlikler çıkartmak tehlikeli olacaktır. Ancak kültürel karşılaştırmalar kadim bulmacalarımızı algılama konusunda yeni bazı yolları değerlendirmemizi sağlamaktadırlar:

ETK çanak-çömleğini kullananlar metal ya da değerli taştan mücevherat gibi teknolojilerin, ekmek ve bira gibi beslenme düzenlerinin, mühür ve ağırlık kullanan ve bireylerden arındırılmış değiş-tokuşun ya da bürokrasinin dönüştürücü etkileriyle ilgili benzer bir algıya sahip gibi görünmektediler. Bu bağlamda bunların gündelik hayata dahil edilmelerini aktif bir şekilde engellemişler ya da reddetmişler, ya da uzaktaki Amık ve Filistin kasabalarında yeni evlerini inşa ederken kendilerine ait ahlaki kodların ve ev merkezli ritüellerin devamının sağlanması için adımlar atmışlardır.[23]

Sinemada Amişler

Amişlerin Merhameti (2010)

Orjinal Adı: Amish Grace

Konusu: Pennsylvania'daki bir kasabada huzur içinde yaşayan Amiş topluluğu, silahlı bir adamın 5 çocuğu öldürmesiyle sarsılır. Bu trajediyi mercek altına alan medya, kasabaya kamp kurar. Şaşırtıcı bir başka gelişme ise Amishler'in, çocuklarını katleden caniyi affetmesidir. Öldürülen çocuklardan birinin annesi olan Ida Graber, kendi topluluğunun bu trajediyi kolayca kabullenmesini hazmedemez.

Akhenaton'un Hazırladığı Diğer Makaleler ❯

Kaynaklar

[1] https://tr.wikipedia.org/wiki/Amiş
[2] Yrd. Doç. Dr. Çakır Ceyhan Suvari, “Din ve Uyarlanma İlişkisine Antropolojik Bir Bakış”, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2014, 5(1), DOI:10.1501/sbeder_0000000065, s.146-147.
[3] Yrd. Doç. Dr. Mustafa Aslan - Yrd. Doç. Dr. Ramazan Kemal Haykıran - Yrd. Doç. Dr. Ali Bilgenoğlu - Arş. Gör. Muhittin Çeken - Arş. Gör. Ali Emre Dingil, “Uluslararası Darbe Sempozyumu”, Adnan Menderes Üniversitesi Yayınları, Aydın 2017, cilt: 2, s.638.
[4] Yrd. Doç. Dr. Nermin Öztürk, “Amiş Ailesinde Kadının Rolü ve Bu Rolün Belirlenmesinde Dinin Etkisi”, Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, Cilt: 10, sayı: 3, s.57.
[5] A. Nevzad Odyakmaz, “Dinler Sözlüğü”, Babil Yayınları, İstanbul 2008, s.35.
[6] “Öze Bağlılık ve Değişime Ayak Uydurma Tartışmaları Arasında Din”, Milel ve Nihal (inanç, kültür ve mitoloji araştırmaları dergisi), cilt: 5, sayı: 2, Mayıs - Ağustos 2008, ISSN: 1304-5482, s.7.
[7] “Mum Işığında Yaşayan Amişler”, LabMedya (Laboratuvar ve Sağlık Gazetesi), Sayı: 10, Yıl: 2, Mart - Nisan 2012, s.11.
[8] www.serenti.org/ilkel-bir-toplumdan-uygarlik-dersi-amisler/
[9] Yrd. Doç. Dr. Nermin Öztürk, a.g.e., s.58.
[10] www.hurriyet.com.tr/seyahat/17-yuzyilin-aliskanliklariyla-yasayan-ilginc-topluluk-40482556
[11] Yrd. Doç. Dr. Nermin Öztürk, a.g.e., s.59.
[12] Yrd. Doç. Dr. Resul Çatalbaş, “Radikal Reformistler: Hıristiyanlıkta Anabaptist Hareket”, Berikan Yayınları, Ankara 2015, ss. 90-95.
[13] Yrd. Doç. Dr. Resul Çatalbaş, “Dini İçin Yaşayan Bir Topluluk: Amişler”, Sancak Dergisi (Muğla İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği yayını), Yıl: 1, Sayı: 1
Ekim 2016, s.38-39.
[14] www.milliyet.com.tr/Teknolojiyi-reddeden-topluluk-Amislerin-ilginc-yasam-tarzi-molatik-2632/?Sayfa=10
[15] Bkz. I.Korintliler, 11:3.
[16] Efeslilere Mektup, 5:24; Ayrıca bkz: Efeslilere Mektup, 5:22, 33.
[17] Yrd. Doç. Dr. Nermin Öztürk, a.g.e., s.65.
[18] Charlest E. Hurst, David L. McConnel, “An Amish Paradox: Diversity&Change in The World’s Largest Amish Community”, JHU Press, Maryland, 2010, s.121.
[19] Elmer Schwieder, Dorothy Schwieder, Tom Morain, A Peculiar People: Iowa’s Old Order Amish, University of Iowa Press, Iowa, 2009, s.57.
[20] Yrd. Doç. Dr. Emre Başçı, “Türkiye’de Anti Kapitalist Müslümanlar: Politik Dönüşümleri, Amaçları ve Tüketim Davranışları Üzerine Nitel Bir Model”, TİDAŞ (Türk ve İslam Dünyası) Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 4, Sayı: 13, Eylül 2017, s.115.
[21] Gamze Çam Yılmaz, “Evlilik Kriterleri ve Evliliğin Çeşitli Toplumlarda Ertelenme Sebepleri”, Aile Akademisi Derneği Yayınları, Bursa 2015, s.5.
[22] Yrd. Doç. Dr. Nermin Öztürk, a.g.e., s.60.
[23] Dr. Toby C. Wilkinson, “Alternatif Ekonomik Yapısal Sistemik Bakış Açısıyla Erken Transkafkasya Fenomeni”, s.9.
[24] Bilge Doğanlı, “Turizmde Destinasyon Markalaşması ve Antalya Örneği” (doktora tezi), Süleyman Demirel Üniversitesi, İşletme Bölümü, s.106.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
📊 19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 50398784 ziyaretçi (127827053 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler