Ars Evreni
 
muminun 86

Arş Evreni

Abdurrahman Yördem

Kurân-ı Kerîm’de; bize üç evren bildirilir. Bu evrenlerde de çeşitli hız boyutlarından bahsedilir. Bu evrenler;

  1. ARŞ EVRENİ
  2. Dünyamızın da içinde olduğu EVRENİMİZ
  3. Kıyamet’ten sonra yaratılacak AHİRET EVRENİ

Bu yazımda, ayetleri inceleyerek elimden geldiğince ARŞ EVRENİ hakkında bilgi vermeye çalışacağım.

ARŞ EVRENİNDE NELER BULUNMAKTA

Öncelikle Arş evreninde neler var? bunları Kuran-ı Kerimin ayetleri ışığında inceleyelim.

1- Evrene ismini veren ARŞ bu evrende bulunmaktadır:

“Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da ARŞ’a kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah’tır. O’nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte O, Rabbiniz Allah’tır. O hâlde O’na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz?” (Yûnus suresi 3)

2- TAŞIYICILAR sekiz adet.

“Melekler onun kıyılarındadır. O gün Rabbinin Arş’ını, bunların da üstünde SEKİZ TAŞIYICI taşır.” (Hâkka 17)

3- ARŞ MELEKLERİ

“MELEKLERİ de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş’ın etrafını kuşatmış hâlde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.” (Zümer 75)

denilmiştir.

4- RUH

“Kullarından dilediklerine, melekleri emrinden RUH ile indirir: Benden başka ilah yoktur, şu halde benden korkup sakının, diye uyarın.” (NAHL 2)

5- ÖLENLERİN RUHLARI/BİLİNCİ KAPALI

“Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz, sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz, bize döndürüleceksiniz.” (Enbiya 35)

“Her nefis, ölümü tadıcıdır; sonra bize döndürüleceksiniz.” (Ankebut 57)

6- ŞEHİTLERİN RUHLARI/BİLİNCİ AÇIK

“Allah yolunda öldürülenleri sakın’ölüler’ saymayın. Hayır, onlar, Rableri katında diridirler, rızıklanmaktadırlar.” (Al-i İmran 169)

7- LEVH-İ MAHFUZ/ ANA KİTAP

“Gaybın anahtarları O’nun katındadır, O’ndan başka hiç kimse gaybı bilmez. Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve her şey) apaçık bir kitapta (yazılı)dır.” (En’am 59)

“Şüphesiz o, Bizim katımızda olan Ana Kitap’tadır; çok yücedir, hüküm ve hikmet doludur.” (Zuhruf 4)

Arş evreninde bulunanlarla ilgili, her konu hakkında daha geniş bilgilerin verileceği yazılarımı da inşallah daha sonra hazırlamaya çalışacağım.

Arş Evreninin Özellikleri

Arş Evreninin yapısı; evrenimize benzemez. Maddesel veya bildiğimiz enerji türlerine benzemez. OL/KÜN EMRİ’nin ilk var olduğu evrendir. Arş evreninde hız boyutları inanılmaz boyuttadır. Evrenimize göre yaklaşık 18.000.000 (on sekiz milyon) kat daha hızlıdır.

“Melekler ve Ruh (Cebrail), ona, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir.” (Me’aric 4)

Ayette, evrenimizdeki hız ile Arş Evreni arasındaki hız oranı verilmektedir. Evrenimizde IŞIK HIZI en yüksek hız olarak bilinmektedir. Her ne kadar Hac suresi 47. ayette evrenimizde de ışık hızının yaklaşık olarak 365.000 kere daha hızlı boyutlar olduğu bize bildirilse bile yine de ışık hızını en yüksek hız almış olsak;

50.000 yıl x 365 gün = 18.250.000 kere IŞIK HIZI’nı bulmuş oluruz.

Peki, bu nasıl olur? Hayal edebiliyor musunuz? Bu hızı anlayabilir miyiz? EVET. Bu hızı anlayabiliriz.

İnsanın yapısı ikili bir yapıdır. Bu evrenin yapısına uygun BEDEN; atom ve atomaltı zerrelerle yaratılmış. Kodlanmıştır. Ancak bedenin canlılığı ve akıl/bilinç/Ruh ile donanımı insanı insan yapar. Fakat Akıl/bilinç/RUH bunların oluşturduğu DÜŞÜNCE bu evrenin yapısı ile açıklanamaz. Çünkü bu oluşumların yapısı ARŞ EVRENİ ile ilgilidir. İnsanın ölümü ile BEDENİ bu evrene ait olduğu için atomlara ayrılır. Başka oluşumlar haline gelir. Nasıl ki doğmadan önce toprakta olan bu atomlar bedeni oluşturdu ise yine bedeni oluşturan atomlar toprağa ve başka oluşumlara dönüşür. Hani bir söz var hoşuma gider: İnsan ve dünya yaratılmadan önce YILDIZ TOZLARI idik.

Yukarıda belirtmiş olduğum; Enbiya 35. ayet ve Ankebut 57. ayetlerde insanların ölümünden sonra RUH/BİLİNÇ’in kapalı olarak Arş Evrenine BERZAH’a dönmeleri. Al-i İmran 169. ayette de şehitlerin RUH/BİLİNÇ’in açık olarak dönmeleri; RUH/BİLİNÇ’in Arş Evreni yapısına uygun olduğunu göstermektedir.

Başka bir örnek; Peygamber Efendimiz (SAV)’in Miraç yolculuğunda Arş Evrenini RUH/BİLİNÇ’i açık olarak ziyaret etmesi de yine RUH/BİLİNÇ’in ARŞ EVRENİNİN yapısına uygun olduğunun kanıtıdır.

Şimdi Arş evrenindeki hızı açıklamaya çalışayım. RUH/BİLİNÇ’in üretmiş olduğu DÜŞÜNCE eylemini anlayabilirsek Arş Evrenindeki hızı da anlamış oluruz.

Düşünüyorum; Edirne’deyim. İstanbul’a gittim. Ankara’ya, yurt dışına çıkıp, Bulgaristan’ı, Almanya’yı, okyanusu geçip, ABD’yi, Pasifik’i geçip, Japonya ve Çin’e gidiyorum. Ülkeye dönmedim Ay’a gitmek istedim. Oradan gezegenleri sırasıyla gezdim. Güneş sisteminin dışına çıktım. Samanyolu galaksisinin merkezine karadeliği görmeye gittim. Diğer taraftan galaksi dışına çıktım. Diğer galaksileri hızla geçiyorum. Evrenin sınırına geldim. Sidre, Meva Cenneti derken evrenin dışına çıktım. Levh-i Mahfuz/ana kitabın cızırtıları arasında giderken aniden kendimi Edirne’de buldum.

Eskiler, ilkokul çağlarını düşünüyorum. Ben doğmadan önce dünya savaşları olmuş onları düşünüyorum. Hızla Peygamber Efendimiz (SAV)’in önünde oturuyorum. Diğer peygamberlerin hayatları içinde kendimi buldum. Hz. Âdem’in yasak meyvayı yediğinde oradaydım. Dünyanın yaratılışını görüyorum. Sonra BİG Bang. Geleceğe bakıyorum kıyamet, yeniden yaratılış. Hesap cennet cehennem!!!!

Hızı görüyor musunuz? 10 dakikada dünyayı, evreni, dışını, geçmişi, geleceği gezip geldim. Düşünce eylemini devamlı yapmış olduğumuzdan bize bu olay olağan gelmektedir. Ancak bu evrende bulunan boyutlara nasıl hapsedildiğimizi düşünürsek, sınırlı boyutlara ve zamana hapsedildiğimizi düşünürsek, DÜŞÜNCE eyleminin, RUH/BİLİNÇ’in bu evrene ait olmadığını kolayca kavrayabiliriz.

Ve… Bu evrende İNSAN olarak yaratıldığımızın bizim için ne büyük şans ve şeref olduğunu anlayabiliriz. Bu evrendeki diğer varlıklardan farkımızı görebiliriz. RUH/BİLİNÇ’in bize; diğer Evrenden, Yaratıcımızın bir hediyesi olarak verildiğini daha iyi anlayabiliriz. bu farkla sorumluluklarımızı ve görevlerimizi idrak edebiliriz.

Abdurrahman Yördem,
Ağustos 2019

Abdurrahman Yördem'in Diğer Yazıları ❯





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: abdurrahman yördem, 21.08.2019, 16:58 (UTC):
İzzet kardeşim sevgilerle,
teşekkür ediyorum. peygamberler konusu başlı başına araştırma gerekiyor. ancak bugün bilim insanlardan dini uzak tutmak için bu araştırmaları yapmıyor. insanın 15000 yıl gibi bir süre için dünyada olduğunu varsayıyor. bugün hala bize bildirilen peygamberlerden büyük çoğunluğunun arkeolojik veya yazılı tarih bilgileri bulunmamaktadır. kanımca bunun nedenlerinden biri de insanlık tarihinin birkaç milyon yıl olmasındandır. dünya da bir çok medeniyet kurulmuş ve yok olmuştur. Kuran-ı Kerim de yok edilen milletlerden bahsedildiğinde küçük geri kalmış kavimler olarak düşünmemek gerekir. bunlar gelişmiş medeniyetlerdi. bazı kalıntıların izah edilememesi de bundandır. kısacası bilim özellikle tek tanrılı dinleri ve yaratıcıyı tanırsa bilgilere daha çabuk kavuşabilir. cevaplar Allah'ın kitaplarında ve yarattığı evrende var.

Yorumu gönderen: İzzet, 20.08.2019, 18:57 (UTC):
hocam ilk yorumu ben yapayım güzel bir açıklama olmuş.
Benim en çok merak ettiğim kuranda adı geçmeyen peygamberlerimiz var. Onları araştırıyorum ama bulamadım tam 12000 peygamberden söz ediliyor.
hocam böyle bir çalışma denerseniz sevinirim.. Hayırlı akşamlar yaratana emanetsiniz.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
📊 19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 51962601 ziyaretçi (131782309 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler