En Büyük Pismanligim
 
büyük, en, pişmanlığım

En Büyük Pişmanlığım

Trues

Gündüzdü. Bir pazar günüydü. O gün yapacak bir şeyim olmadığı için cüzü açtım. Yasin kitabını bilirsiniz. Bazı Yasin kitaplarında duaların ve surelerin hikmetleri, neye iyi geldikleri yazar. Bunları, peygamberlerin kıssalarını okuyordum.

Bir şey dikkatimi çekti. Bir dua...

Bu duayı bilmem kaç kere okursan, o gün Peygamber Efendimiz'i rüyanda görürmüşsün...

Akşam oldu. Ben bu duayı ezberledim. Yatağıma yattım ve okumaya başladım. Dua bittiğinde uykuya daldım. Tam uyumak üzereyken, gözümü kapamışken, bir ışıltı hissettim odada ve gözlerimi açtım. Gözüm odanın kapısına ilişti. Kapıdan içeriye beyaz nurlu bir ışık girdi ve ben bu ışığı izliyordum.

Işık, odanın orta yerinde durdu ve yavaş yavaş belirmeye başladı. Yüzü, elleri, kolları vs. Yüzü o kadar güzel ve nurluydu ki çok net hatırlıyorum. Uzun, kırlaşmış, bembeyaz saçları vardı ve bir de uzun bir sakalı vardı. O da beyazdı. Gözleri gök rengindeydi. Mavi-yeşil arası bir şeydi. Başında kahve rengi bir sarık, üstündeki elbise ise yine kahve rengi bir kaftan tarzındaydı.

Ben, ranzamın yatağımın üstünde onu izliyorken tamamen belirdiğinde bana doğru baktı ve gülümsedi. Gözlerim açıktı. Baş ucuma yanaştı ve "Selamun aleykum." dedi.

Böyle şeylere alışık olmadığım için biraz ürperdim. Kendimi buna hazır hissetmediğim için biraz da korktum aslında ve gözlerimi kapadım. Dua etmeye başladım:

"Allah'ım, ne olursun gitsin. Ben henüz hazır değilim buna!" dedim ve o gitti.

Gözlerimi tekrar açtığımda yoktu. Sonra uyudum. Rüyamda ailecek bir tatile çıkıyormuşuz. Uzun bir yolculuğa ve gece olmuş. Konaklamak için bir otele girdik rüyamda ve o otelin bahçesinde bir de türbe varmış.

Rüya içinde yatağıma yattım. Bu konakladığımız oteldeki yatağa tabii. Uyku tutmadı. O bahçedeki türbe beni çekiyordu.

Yatağımdan kalktım. Türbeye gittim. Türbe, çok güzel bir yerdeydi. Yeşillikler içinde ve çok yüksek bir dağın olduğu bir yerdeydi. Türbeye arkamı döndüğümde uçurum vardı. Çok güzel ve insanın içini rahatlatan bir manzara vardı. Türbe ise ortalık yerde, ağaçların arasında ve çevresi tellerle kaplıydı.

Orada dua etmeye başladım. Derken sabah oldu ve ben uyandım. Kalktım yatağımdan ve o sabah, geceki yaşadıklarımı düşündüm ve çok pişman oldum o zâtın selamını almadığım için.

Bunu dayımın hanımı yengeme anlattım. Yengem, hafızdır benim ve "Madem böyle bir dua ettin, neden selamını almadın? Keşke alsaydın!" dedi bana.

Bazı arkadaşlarıma anlattığımda, "Bu senin görevin. Onu bulman lazım." dediler ve ben de şimdi o türbeyi arıyorum.

Aslında geçtiğimiz 2007 senesi içinde İstanbul'da bir türbeye gittim. Hz. Yuşa türbesi... Rüyamda gördüğüm mekana o kadar çok benziyordu ki, sadece otel yoktu. Acaba o muydu diyorum. İşte benim en büyük pişmanlığım... Keşke o zatın selamını alsaydım... Keşke...

Trues'in Hazırladığı Diğer Makaleler





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: ., 11.03.2010, 14:00 (UTC):
Seni Çok Seviyorum.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
📊 19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 49777473 ziyaretçi (126432773 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler