Endülüs'e Agit
 

Endülüs’e Ağıt

Bekâ Salih b. Şerif er-Rundî

kategori: Edebiyat

Endülüs’ün ünlü şairi Ebu’l Bekâ Salih b. Şerif er Rundi (ö.684/1285)’ye ait olan bu şiir 1486-1487 Yılında Endülüs Gırnata Sultanı XII. Muhammed Ebu Abdullah es-Sağîr’in gönderdiği kimliği bilinmeyen bir elçi tarafından II. Bayezit’e okunmuştur.

Her yükselen birgün düşer, inişler başlar zirveden
Ömrün mutlu günlerine niçin aldanır ki insan
Her şey değişir gök gibi, bir gün pırıl pırıl, bir gün bulutlu
Sen de öylesin işte, bugün güldürmüşse zaman, yarın ağlatır

Kime uzatmış ki bir şefkat eli bu dünya?
Kime ebedilik vermiş, kime yaramış sonsuzca?
Hedefini delip geçmezse kılıçla mızrak,
Geri döner, yaralar kendi sahibini

Zaman bu, ne kılıç kını tanır, ne sağlam Gımdan Kalesi
Çürütür hepsini, paramparça eder zaman kılıcı
Düşün, nerdedir şimdi, var mı onlardan bir iz
Nerde muhteşem taçlı Yemen hükümdârları

Şeddâd’ın İrem Bağı, İrem Cenneti nerde
Nerde bugün İran’ın Sâsâni hükümdârı
Kârûn’un bitmez tükenmez serveti nerde bugün?
Hani Âd, hani Adnan, hani Kahtan, bu dünya servetleri

Çaresiz onlarda boyun büküp emrine tarihin,
Çekilip gittiler birer birer, bir masal bir efsane gibi
O saltanatlar sanki bir rüyada yaşanmış gibi
Gerçekten değil de, bir hayal bir gölge gibi sanki

Bir vuruşta yere serdi Dârâ’yı zaman
Yere geçirdi Kisrâ’yı, ne sarayları kaldı, ne zafer takları
Don vurmuş yapraklar gibi kurudu Sa’b
Düşün ki bir bekâ bulmadı âlemde Süleyman bile

Bin türlü belası var dünyanın işte,
Bazen bir hüzün boşanır, bazen bir sevinç tufanı
Her faciaya bir teselli bulursun belki, ama
Unutulmaz İslam’ın uğradığı bela cihanda

Öyle bir felakete uğradık ki Endülüs’te biz
Üstümüze devrildi sanki, Şehlan ve Uhud dağları
Nazar değdi İslam’a Endülüs’te, bela üstüne bela
Yağdı yağmur gibi, O güzelim şehirler üstüne

Bir sor Belensiye’yi, hali nicedir Mürsiye’nin
Duy başına gelenleri Şatibe’nin, Ceyyan’ın
Gördün mü Kurtuba’yı, bir bilgi okyanusu
Bir bilgi deniziydi, görseydin bilginleri

Hıms’ı sor şimdi de, pırıl pırıl aydınlık bahçeleri
Azb ırmağını sor, yine öyle akar mı, şeker tadıydı suyu
İşte bunlardı, Medine’si, gözbebeği Endülüs’ün
Bunlar ki birer viranedir artık, niçin yaşamalı

Yârinden ayrılmış feryatlar koparan bir genç gibi
Öyle dolmuş, hüzünlü gözleri yüce İslam’ın
Soyununca İslam’dan, birer çöle dönüştü sanki
Onlar ki, küfür karanlığı içinde bayındır bugün

Birer kilisedir artık camiler, mescitler
Her yanda çanlar, putlar ve baykuş uğultuları
Donmuş taştansalar da, mihraplar ağlar buna
İnler buna minberler, cansız ağaçtansalar da

Uyan ey gâfil kişi ibret denizi zaman
Sen uyumuşsan da, asla uyumaz zaman
Ey korkusuzca, gururla at sürenler kendi ülkesinde
Siz Hıms’ı gördünüz mü, en güzelini ülkelerin

Her facia unutulur biraz belki tarihte
Unutulmaz Endülüs’te başa gelen belalar
Ey siz, en güzel ve şahin duruşlu
Arap atlarına binenler, yarış alanlarında

Ey keskin kılıçlı kahramanlar ordusu,
Ey savaşın toz dumanı içinde kılıcı parlayanlar
Siz ey karşı kıtada, bin nimet içinde
Rahat ve mutlu yaşayanlar saltanat içinde

Sizin hiç haberiniz var mıdır Endülüs’ten
Bir siz kalmışsınız duymayan hâlimizi
Onlar sizden yana çevirip gözlerini ufuklara bakıp,
Bir imdat beklediler, öldürülen asker, esir düşen kadınlar

Yarab, nedir bu çatışma, bu ayrılık İslam arasında
Alıp götürdü, nemiz var, nemiz yok, bir zulüm seli
Dün sultan idiler, bey idiler kendi ülkelerinde
Bugün küfrün elinde bir uşak, bir oyuncak

Çevirmiş onları, dört yandan zillet uçurumları,
Dehşet içinde fırlamış gözleri, kimsesiz ve şaşkın...
Sen de görseydin çığlıklarını, çırpınışlarını ey Tanrı kulu
Ocağından koparılıp satıldıklarını köle pazarlarında

O feryatlar senin de aklını koymazdı başında benim gibi
Koparır gibi bedenden ruhu, kopardılar anadan yavrusunu
Yeni doğan güneşin aydınlığı o kızlar ki
Öyle saf temiz, yakut ve mercandan dökülmüş sanki

O kızlar ki, sürüklenip sürüklenip saçlarından
Kirli yataklarına çekildi, kan kustu babaları
ERİTİR HER KALBİ BU ANLATTIKLARIMIN BİRİSİ BİLE
EĞER VARSA SENDE İSLAM’DAN BİR İZ, EY İNSANOĞLU






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
📊 19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 50540457 ziyaretçi (128158852 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler