Iki Yerde Birden Olmak (Bilokasyon)
 
bilokasyon, bilocation

İki Yerde Birden Olmak (Bilokasyon)

Hazırlayan: Akhenaton

Kategori: Parapsikoloji

İkinciyi, yani yaşamakta olan bir kişinin hayaletiymiş gibi duran "görüntü türünden şeyi" ifade etmek için kullanılan birçok terim vardır. En açıklayıcı olanı, kişinin aynı anda iki farklı yerde birden görülmesi olayını tarif etmek için kullanılan "bilokasyon" terimidir.[1]

İkinci bedenin gerçek kişi yerine algılandığı durumlar da olabilmektedir. Ne var ki onun hareketleri, biraz daha makineleşmiş gibi görünür ve soru sorulduğunda yanıtlamaz. Bu ikinci görüntünün "zuhur etmesi", pek hayra yorulmaz. Pek çok kültürde ikincisi ortaya çıkan pek yakında öleceğinin işareti olarak yorumlanır. İşte bu özellik, bilokasyon olayını bir kişinin ölüm anında ya da yoğun stres altındayken yakınlarına hayalet gibi göründüğü "kriz halinde bedenden sıyrılma" olayı ile bağlantılı kılmaktadır.[1]

Bilokasyon olayları, metapsişik olayların en ilgincidir. Mistiklerde, hastalık hallerinde, psikolojik depresyonlarda ve normal hayat içinde gözlenmiştir.[2]

Bilokasyon (ing. Bilocation), aynı anda iki farklı yerde görünmek, bulunmak [3] demektir. Terim, Latincedeki "bis" (iki kez) ve "localis" (yer, mekan) sözcüklerinden türetilmiştir. Parapsikologlar, "multilokasyon" da dedikleri bilokasyonu yukarıda da değindiğimiz gibi "bir insanın aynı anda iki farklı yerde görülmesi" olarak tanımlar. Spritüalistler ise bilokasyon fenomenini 4 grupta ele almıştır: [4]

bilokasyon, bilocation

Bilokasyon Türleri

Bilokasyon, dört kısma ayrılır:

  1. Tamlık duygusu: El, kol, ayak, parmak gibi kesilmiş uzuvların his olarak varlıklarını devam ettirmeleridir. Kolu kesilen bir kimse, uzun süre kolunun varlığını hisseder. Bir tür görünmeyen seyyar kol vardır. Yarım fekç olaylarında da bu duruma rastlanır.
  2. Süjenin şuurlu olarak kendi fanromunu görmesi (otgoskopi) olayı: Uyku, ateşli hastalık, baygınlık ve zehirlenmeleri müteakip bazı kimseler, kendi fantomlarını, dublelerini görürler. Bu duble, şuurlu değildir. Şuurlu olan, bedenli olan kendisidir.
  3. Şuurlu olan fantomun oluşumu: Bu, "dedublüman" olayıdır. Bedende hayatiyet azalmış, şuur hali ortadan kalkmış, zeka ve etkenlik dubleye geçmiştir.
  4. Canlı bir kimsenin ya da bedenini terk etmiş varlığın üçüncü şahıslara görünmesi: Burada duble, mekan içinde seyahat etmektedir. Bu olaya "teleportasyon" (uzağa taşınma, nakl-i mekan) da denilir.[2][4]
bilokasyon, bilocation, doppelgänger
Erken Rönesans kilisesinde astral projeksiyon ve bilokasyon.

Doppelgänger Terimi

Bilokasyon gibi, "yürüyen ikinci" anlamındaki Almanca bir terim olan "doppelgänger" de, normal insan gibi davranışları olan bir görüntüyü ifade eder. İngiliz ve İrlanda edebiyatında "hayalet" (spectre) diye bilinen de budur ve genellikle türdeşinin yakasını bırakmaz, "kötü kalpli bir ikiz" gibi davranır. Doppelgänger’lerin doğduklarında değiştirildikleri, iyi olanın yerine kötünün geçtiği ve aynı insanın farklı iki yanı şayet birgün karşılaşacak olursa o kişinin öleceği düşünülürmüş.[1]

Tarihçe

Bir insanın iki parçaya ayrılmış gibi göründüğü "iki yerde birden olma" olayı ya da yeteneği, her ne kadar uzun bir geçmişe sahip görünse de, paranormal güçler içinde en seyrek rastlananlardan biridir. Yüzyıllar boyunca sihirbazlık erbabı, gurular, sufiler, evliyalar, papazlar ve azizler tarafından uygulandığı söylenmiştir.

Bilokasyondan söz eden ilk metinler, Ortaçağ edebiyatı içinde karşımıza çıkar. Kimi katolik otoriteler, bu yeteneğe aralarında Saint Ambroise de Milan, Saint Severus de Ravenne, Saint Antoine de Padoue ve Saint Pio de Pietrelcina gibi Hıristiyan aziz, sofist ve papazların sahip olduğuna inanmaktadırlar.

bilokasyon, bilocation, doppelgänger
St. Antoine de Padoue ve bilokasyon.

1226’nın Kutsal Perşembe günü St. Antoine de Padoue, Limoges’teki St. Pierre de Queyroix Kilisesi’nde vaaz verirken, bir anda aklına tam o vakitte şehrin öbür ucunda bulunan manastırda olması gerektiğini geliverir. Yavaş hareketlerle kapşonunu başına geçirir, diz çökerek cemaatin önünde birlaç dakika süreyle öylece durur. O sırada manastır şapelinde toplanmış olan rahipler, azizin kürsüye çıkıp vaazını okuyup ortadan kaybolduğuna tanık olurlar.

bilokasyon, bilocation, doppelgänger
St. Alphonse Maria de Liguori ve bilokasyon.

Bunun gibi başka bir dini bilokasyon olayı da 21 Eylül 1774’te ayini yönettikten sonra transa giren St. Alphonse Maria de Liguori ile yaşanmış. Söylenenlere bakılırsa bir gün ve bir gece sonra kendisine geldiğinde, en az dört gün uzaklıkta, ölüm döşeğinde yatmakta olan Papa 14. Clemens’i ziyaret ettiğini bildirmiş.[5]

Daha sonraları Papa’nın sabah yedide öldüğü öğrenilmiş. Alphonse’nin de transtan çıkması tam o saate denk düşüyormuş. Kendisini birçok kez aynı anda iki ayrı yerde gördüklerini söyleyen güvenilir tanıklar varmış.

Pedre Pio’nun hayatı hakkında yazılmış raporlarda, hatta Katolik Kilisesi’nin sansürcüsü tarafından verilmiş "Nihil Obstat" (karşı çıkılacak bir şey yok) iznini taşıyanlarda bile Padre’nin iki farklı yerde birden görüldüğü inanılmaz bilokasyon öyküleri yer alıyor. Örneğin İkinci Dünya Savaşı sırasında Kuzey Afrika’daki askerler tarafından görüldüğünde, aslında bir manastırdaki yatalaklara hizmet etmeye devam ediyormuş.

İki yerde birden olma öyküleri, sadece katolik azizleriyle sınırlı değildir. Alman vizyoneri ve Faust’un yazarı Johann Wolfgang con Goethe, hem kendi "doppelgänger'ini hem de bir arkadaşınınkini görme fırsarına sahip olmuştur. Yağmurlu bir yaz akşamı, bir dostuyla Weimar’da birden durmuş ve sadece kendisinin görebildiği birisiyle konuşmaya vaşlamış. Olayın tanığının şaşkınlığı, Goethe’nin görünmez muhatabına "Frederich" diye hitap edip bir de ona kendisinin rondöşambırı, terlikleri ve gece takkesiyle sokakta ne işi olduğunu işitince iyice artmış. Goethe, kendisine zuhur eden görüntünün arkadaşının ölümüne işaret etmesinden korkarak aceleyle eve döndüğünde onu bir koltukta oturur halde bulmuş. Frederich, geldiğinde iliklerine kadar olduğunu ve ısınmak için üstünü değiştirdiğini söylemiş. Sonra da koltukta uyuyakalmış. Rüyasında Goethe’yi aramak için dışarı çıkmış ve o da kendisine yolda karşılaştığı hayalete söyledikleri sözcükleri söylemiş.[6]

bilokasyon, bilocation, doppelgänger

Ünlüler arasında da bu seyrek fenomeni tecrübe edenler oldukça çoktur. Guy de Maupassant, ünlü Fransız roman ve hikaye yazarı. Yazar yaşamının sonlarına doğru kendi eş bedeni tarafından rahatsız edildiğini iddia etmiştir. Bu olaylardan birinde doppelganger yazarın bulunduğu odaya girerek tam karşısına oturmuş ve yazarın aynı anda yazdıklarını dikte etmiştir. Yazar bu tecrübesini "Lui" adlı kısa hikayesinde yazmıştır.

John Donne, 16 yüzyıl İngiliz şairi olan Donne Paris’e yaptığı bir gezi sırasında, kucağında bebek taşıyan karısının doppelgangerını görür. Donne’nin karısı o tarihte hamiledir ve bu görünme kötü bir olayın habercisidir. Eş bedenin göründüğü aynı zamanda karısı doğum yapmış, çocuk ölü doğmuştur.

Percy Bysshe Shelly, İngiliz dilinin en büyük şarirlerinden biri olan Shelly İtalya’dayken kendi eş bedenini görür. Hayali görüntü sessizce Akdenizi işaret etmektedir. Aradan uzun zaman geçmeden, 1822 yılında, 30 yaşına basmadan az evvel Shelly Akdenizde meydana gelen bir deniz kazasında boğularak ölür.

I. Kraliçe Elizabeth kendi yatağına uzanmış eş bedenini gördüğünde şok geçirir. Olayın adından kısa bir zaman sonra da ölür.[7]

Galler ülkesi folklorunda "doppelgänger'e "Iledrith" yani "yanılsama" denir. Kendisiyle konuşmak istenildiğinde "Iledrith" hiçbir zaman yanıt vermez ve ortadan kaybolur. Eskiden bu tür bir görüntünün ortaya çıkmasının Galler folklorunda da ölüm alameti olduğu düşünülürmüş. Ama aşağıdaki örneğin de gösterdiği gibi ille de böyle olacak diye bir şey yokmuş.

Galler ülkesinin merkezindeki küçük bir kasaba olan Talgarh’ta geçen öykü, Marie Travelyan’ın Gal folkloru üzerine 1909’da yayınlanan kitabından alınma: [8]

Adamın biri, bana birgün karısının peşi sıra tepelerin üstünde iki kilometreden fazla seğirttiğini anlatmıştı. Nefesi kesilince durup soluğu düzelene kadar dinlenmek zorunda kalmış. Ama bu arada karısı da gözden kaybolmuş. Herhalde bu bir oyun olsa gerek diye düşünmüş. Eve döndüğünde onu pencerenin yanında oturmuş sakin sakin yün örerken bulmuş. Adam, kadına "Sen nasıl döndün?" diye sormuş.

— Ne dönmesi? Ben hiçbir yere gitmedim ki!

— Hadi ordan Gwen! Kiraz ağacının arkasından bana el ederken sonra da yol boyunca hep öyle fettan bir hal vardı ki üstünde! Ardından koşmaya başladım. İki kilometre boyunca yetişmeye çalıştım. Ama sonunda artık pes ettim. Durup soluklanmam gerekti.

— Sen mutlaka bana benzeyen bir lledrithin peşinden gitmiş olmalısın. Çünkü çaydan sonra samanlığa gittiğinden beri ben hiç dışarı çıkmadım.[9]

Bilokasyona örnek olarak gösterilen en şaşırtıcı raporlardan biri Baron von Güldenstubbe’nin ikinci kızı Julie von Güldenstubbe tarafından, Amerikalı yazar Robert Dale Owen’a anlatılan Emilie Sagee’nin hikayesidir.

bilokasyon, bilocation, doppelgänger
Amilie Sagee.

Julie von Güldenstubbe 1845 yılında, henüz 13 yaşındayken, Litvanyadaki Wolmar yakınlarında Pensionat von Neuwelcke adlı özel bir kız okuluna gönderilir. Öğretmenlerinden biri de Amilie Sagee adında 32 yaşındaki Fransız kadındır. Okul yönetimi kadından oldukça memnun olmasına rağmen yakın zamanda kadın hakkında Doppelganger’ının olduğu ve zaman zaman öğrencilere görünüp kaybolduğu gibi garip söylentiler baş göstermiştir.

Birgün, dersin tam ortasında, Sagee tahtaya birşeyler yazarken kadının eş bedeni hemen yanında beliriverir. Eş, kadının her bir hareketini taklit etmektedir, bir tek elinde tebeşir yoktur. Bu olaya sınıftaki 13 öğrenci şahit olur. Aynı şekilde başka bir olay, bir akşam yemeği sırasında Sagee’nin eş bedeninin hemen arkasında belirerek, kadının yemek yeme mimiklerini taklit etmesiyle meydana gelir. Bir tek elinde çatal bıçak yoktur. Ancak kadının eş bedeni her zaman hareketleri taklit etmemektedir.

Birkaç olayda, Sagee okulun bir bölümünde görüldüğünde aynı zamanda bir başka bölümde de görülmüştür. Bu olaylardan en belirginine 42 öğrenci şahit olmuştur. 1846 yılının bir yaz gününde, başka bir öğretmen tarafından verilen dikiş ve işleme dersinde olan 42 öğrenci, pencereden Sagee’nin bahçede çiçek toplamakta olduğunu görürler. Ders esnasında okul müdürüyle konuşmak için sınıftan çıkan öğretmenin ardından, Sagee’nin eş bedeni bir anda sınıfta, çıkan öğretmenin oturduğu iskemlede beliriverir. Aynı anda bahçede çiçek toplayan Sagee de görülebilmektedir ancak öğrenciler bahçedeki gerçek Sagee’nin tavrının yorgun bir hal aldığını farkederler. İki cesaretli kız sandalyede hareketsiz oturan hayali görüntüye doğru ilerlediklerinde görüntünün çevresinde garip bir hava akımı farkederler. Kızlardan bir, hayali görüntünün içinden geçerek sandalye ile masa arasında dolanır ancak görüntü kıpırtısız orada oturmaktadır. Ardından doppelganger yavaşça solarak gözden kaybolur.

Emilie Sagee hiçbir zaman eş bedenini görmediğini ancak başkaları tarafından görüldüğü söylendiği zamanlarda kendini bütün gücü çekilmiş gibi yorgun hissettiğini söyler. Hatta böyle zamanlarda kadının tüm renginin uçtuğu farkedilmiştir.[7]

bilokasyon, bilocation, arabi

Tasavvuf ve Bilokasyon

Bilokasyon teriminin İslam tasavvufundaki karşılığı, "tayyi mekan'dır. Tayyi Mekan, bir şahsın aynı anda çeşitli yerlerde görünmesi demektir.[10] Istılahi bir anlam olarak, velâyet makamına ulaşmış bir kâmilin, bir anda ve bir zamanda muhtelif yerlerde görünmesine denir. Tasavvuf kaynaklarında bunun çeşitli örneklerini görebilmekteyiz.[11]

Tasavvufta bir şahsın 3 yönü ile tecellisi vardır:

  1. Bedensel vücud,
  2. Ruhsal vücud,
  3. Ruhsal ve bedensel vücuttur.

Ahmet Aslan, "Tevhid Deryasından Damlalar" adlı kitabında tayyi mekandan şu şekilde söz eder:

Ruhsal vucut, kendi varlıklarından geçerek Mutu kable ente mutu sırrına ermiş Hakk’ın varlığı ile varlıklananlardır. Onların vücut ülkesinde padişahları Ruhullah olmuştur. Ruhsal vücuda sahip olanlar mekan ve zaman kavramını yok ederek, rüyalarda tanıdık ya da evliyaların ruhaniyeti ile uzak menzillere gidip ruhenkonuştuğumuz gibi konuşur. Kâbe, Mekkede uzak bir mesafede olduğu halde belki bir saniyede oraya gidip Kâbeyi tavaf ettiğimiz gibi zaman ve mekân mevhumu olmadan istenilen yerde saniyesinde olmak halidir. Çünkü ruhta beden gibi zaman ve mekân diye bir şey yoktur. O serbest olarak istek ve zevkinin ülkesinde tecelli edendir. Bütün veliullahların 33 defa ruhani miraç yapmaları da bu cümledendir. Bu şahıslar ister namaz, ister oruç, ister hac, isterse Zekât ibadetlerini zahir unsuriyetlerinin ibadetleri yanında siret dediğimiz ruhani zevklere de sahiptirler. Zahirde bayramdan bayrama, cumadan cumaya, kutlu gecelerde serbest ruhlar nasıl evlatlarının torunlarının evlerine gelip onların ziyaretlerini yaparak durumlarını görürler, memnun ya da mahzun olarak ayrılır giderler denilmektedir. Aynen onun gibi daimi serbest ruhlar istediği yerde istediği anda bulunan bir haldedir. Hasan Fehminin "Bu kafesten uçarım, hiç beni gören olmaz." sözleriyle, bir kişinin ruhen bu ten kafesinden ayrıldığı halde vücut burada görülür, fakat ruhen başka yerlerde olduğu anlaşılmış olur.[10]

Tayyi mekân’a örnek olarak olarak başta Peygamber efendimizin mirac mucizesini söyleyebiliriz. Mirac olayını okuyup düşündüğümüzde bunun bir tayyi mekân olduğunu anlayabiliyoruz. Hz. Mevlânâ’nın aynı gün hem Konya’da hem de hac da görülmesi, tayyi mekân olayının yaşandığına birer örnektirler.[11]

Osmanlı Padişâhı Yıldırım Beyazıt, yaptırdığı Ulu Câmi’nin açılış hutbesini Emir Sultan’dan ricâ edince, Emir Sultan’ın “Burada bir kutup var. O varken açılış hutbesi ona yakışır” diyerek varlığını deşifre ettiği "Somuncu Baba" ortaya çıkıyor, Ulu Câmi’nin açılış hutbesini okuyor ve Fâtiha Sûresi’nin yedi ayrı tefsirini yapıyor. O ana kadar sâdece, “Mü’minler! Somunlar!” diyerek halka ekmek satan Somuncu Baba’nın yeni yüzünü gören halk coşuyor. Kapı çıkışında sıraya girerek elini öpüyorlar. Ne var ki, o gün Ulu Câmi’nin dört kapısının her birinden çıkan ve elini öpen insanlar, ‘Somuncu Baba bizim kapıdaydı’ demezler mi? Kaynaklar, Somuncu Baba’nın tayyi mekân sâyesinde aynı anda 4 kapının her birinde bulunduğundan bahsederler.[12]

bilokasyon, bilocation

Bilim ve Bilokasyon

Kuşkucular, bilokasyonun kanıtlarının söylentilerden ve ikinci ya da üçüncü elden aktarımlardan ibaret olduğuna dikkat çekiyorlar. Bu da onlar için yeni bir "sözde bilim" örneğinden başka bir şey olmadığı anlamına geliyor. Ayrıca tanıklıkları bildirmek yerine bu deneyimi yaşayanların psikolojik durumlarını incelemenin çok daha doğru olduğunu belirtiyorlar. Bununla birlikte yakınlarda gerçekleştirilen bilimsel bir çalışma, "ikinci" ya da "doppelgänger" olayının ilginç nörolojik yapısını ortaya çıkarmış oldu.

Eylül 2006’da Natura dergisi, İsviçre’nin Cenevre Üniversitesi Hastanesi’nden olan Dr. Shahar Arzy ve meslektaşlarının bir makalesini yayınladı. Ekip, insanın yalnızken sanki yanıbaşında biri duruyormuş gibi hissetmesine bir açıklama öneriyordu. Bilim insanları, deneylerini 22 yaşında, psikiyatrik sorunları bulunmayan, ancak epilepsiye karşı tedavi uygulanmak üzere beyin ölçümleri yapılan bir kadın üzerinde yaptılar.

Arzy ve arkadaşları, kadının beyninin belli bir noktasını elektriksel olarak uyardıklarında hastanın kendi duruş pozisyonunu ve hareketlerini yankı gibi tekrarlayan hayali bir kişiliğin ya da "gölge'nin varlığından söz ettiğini fark ettiler.

Doktorların bu durumdan çıkardıkları sonuç, beynin sol yarımküresindeki bir düzensizliğin "bizi izleyen bir ikizimiz varmış gibi" sarsıcı bir duyguya yol açtığı yönünde oldu.

Buna karşılık beyin tarafından yaratılan görüntü teorisinin açıklayamadığı bilokasyon olayları da mevcuttur. Örneğinin aynı bilokasyonun birden çok insan tarafından görüldüğü durumlar. Her ne olursa olsun Dr. Arzy’nin araştırması ile en azından belli türdeki bilokasyon olayları ile ilgili aktarımların beynin sol yarımküresindeki temporo-pariyetal kavşlak noktasından kaynakları kanıtlanmış durumdadır.[13]

Akhenaton'un Hazırladığı Diğer Makaleler ❯

Kaynaklar

[1] Brian Haughton, "Paranormal Güçler Rehberi", Kabalcı Yayıncılık, İstanbul 2016, s.211.
[2] Ergün Arıkdal, "Metapsisik Terimler Sözlüğü", Ruh ve Madde Yayınları, İstanbul 1989, s.21-22.
[3] Paranormal Terimler Sözlüğü.
[4] Alparslan Salt - Cem Çobanlı, "Meta Ansiklopedi", Ruh ve Madde Yayınları, İstanbul 2010, s.93-94.
[5] Brian Haughton, a.g.e., s.212.
[6] Brian Haughton, a.g.e., s.213.
[7] hayatimdegisti.com/forum/diger-bilinmeyenler/616119-bilokasyon-es-bedenlilik.html
[8] Brian Haughton, a.g.e., s.214.
[9] Marie Travelyan, "Folk-Lore and Folk-Stories of Wales", 1909, s.193-194.
[10] Ahmet Aslan, "Tevhid Deryasından Damlalar", Anadolu Matbaacılık, s.141-142.
[11] Necdet Ardıç, "Terzi Baba", s.274-275.
[12] Prof. Dr. Mustafa Temiz, "Evrenin Her Yerinde Aynı Anda Olmak" (makale)
[13] Brian Haughton, a.g.e., s.215.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
📊 19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 50071998 ziyaretçi (127098963 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler