Infrases (Infrasound) ve Paranormal Olaylar Üzerindeki Etkisi
 
infrases, infrasound

Infrases (Infrasound) ve Paranormal Olaylar Üzerindeki Etkisi

Hazırlayan: Akhenaton

Kategori: Paranormal Olaylar

“Eğer, Evren’i anlamak istiyorsanız; enerji, frekans ve titreşim üzerine düşünün.” (Nikola Tesla)

İnfrases Nedir?

İnfrases (İng. İnfrasound), kısaca insan kulağının duyamadığı 0-20 Hz aralığındaki seslere verilen addır. Başka bir deyişle infrases, insan kulağının işitme frekansının altında bir frekansa sahip olan 20 Hz ile 22 kHz arasındaki aşırı bas dalgaları ya da titreşimleri ifade eder.[1]

Dünya, sadece görüp duyabildiklerimizden ibaret değildir. Farkına varmadığımız birçok ses titreşimi, içinde yaşadığımız dünyayı şekillendirmektedir. Görerek ve duyarak algılamanın arasındaki en büyük fark duymanın seçime bağlı olmaması, seçici algı dışında kalmasıdır. Bir şeyi görmek istemediğimizde göz kapaklarımızı kapatarak algımızı değiştirebiliriz. Koklamak istemediğimizde ağzımızdan nefes alabiliriz ya da dokunmak istemeyebiliriz. Bu yönüyle kulaklar, en korunmasız duyu organıdır.

Görme gücünün sınırları olduğu gibi insanın duyma becerisi de sınırlıdır ve diğer canlılardan daha üstün değildir. Örneğin insan kulakları, 20 Hz le 20 kHz aralığı frekansları algılayabilir. Görüp duyabildiklerimiz, bu yüzden çevremizi algılayabilmek için yetersiz sayılabilir.[2]

Bir ortam içinde oluşan mekanik titreşimlerin birim zaman (s) içindeki tekrarlama sayısı 16–20000 arasında olduğu zaman insan kulağı bu titreşimleri algılayabilir ve buna “ses” adı verilir. Titreşimlerin tekrarlama sayısı saniyede 20’den az olduğunda infrases, 20000’den fazla olduğunda ultrases adını alır. İnfrases ve ultrases insan kulağı tarafından duyulamaz.[3]

20 Hz, insan işitme normal düşük frekans sınırı olarak kabul edilir. Saf sinüs dalgaları ideal koşullar altında ve çok yüksek bir seviyede yeniden üretildiğinde, bir insan dinleyici 12 Hz kadar düşük tonları tanımlayabilecektir. 10 Hz’nin altında, sesin tek döngülerini ve kulak zarlarındaki basınç hissini algılamak mümkündür.[4]

Nesnelerin titreşim yoluyla hareket etmesine neden olduğu ya da vücudun iç organlarının etkilendiğine dair görüşler mevcuttur. Sesler, cihazlardan yayıldıkları ve 20 Hz’in altına düştüklerinden (işitilebilir aralık olarak adlandırılır); insanlar, onları aktif olarak duyamazlar.[12]

Deniz dalgaları, don, deprem, rüzgar sesleri gibi kulağımızın algılayamadığı 20 Hz. Altındaki seslere “ses altı” (infrases), son zamanda hastalıkların tanı ve tedavisinde çok fazla kullanılan, 20.000 Hz’in üzerindeki seslere de “sesüstü” (ultrases) denir.[5]

Ultrases (Ultrasound), frekansı 20.000 Hz ile 1 GHz (10^9 Hz) arasındadır. Hiperses ise 10^9Hz’den yukarı olan sestir.[6]

İnsan kulağı 20-20.000 Hz arasındaki sesleri duyar. Buna audio frekans aralığı ya [7] “duyulabilir ses” (Audible sound) [6] denir. Bunun altındaki değerlerdeki seslere infrases, üstündeki değerlerdeki seslere ultrases denir. En sinsi toplumsal etkilerde infrasesler söz konusudur.[7][8]

Frekans saniyedeki titreşim sayısıdır. Sesin yüksek mi yoksa düşük mü olduğunu tanımlamaktadır. Belirli bir yoğunlukta düşük frekansların işitme kayıplarına yol açma olasılığı daha yüksektir. Ses tahmin edilmeyen ve kontrol edilemeyen nitelik kazandıkça rahatsız edici özelliği daha büyük oranda artar.

Sessiz bölgelerde yakındaki konuşmaların maskelenebilmesi için yumuşak bir müzik tercih edilebilir. Kimi zaman müzik yerine beyaz gürültü kullanılabilir. Yani işitilebilir ses spekturumunda uniform olarak dağılım gösteren gürültü kullanılabilir. Ancak bu kimi zaman taciz edici özellikte kabul edilebilir.[9]

Bir cismin frekansı 1 Hz. Demek (f=1 Hz), o cismin ileri geri titreşimini 1 saniye içerisinde bitirdiğini gösterir. Benzer şekilde bir cismin frekansı 100 Hz. Demek (f=1 Hz), o cismin ileri geri 100 titreşimini bir saniye içerisinde bitirdiğini gösterir.

Duyulabilir sesler denildiğinde insanlar tarafından işitilebilen sesler anlaşılır. Bu seslerin frekansı 20 Hz – 20 kHz arasında değişir. Bunlar, düşük frekansta işitilen bas ses ile yüksek frekansta işitilen ses soprano ses olarak ikiye ayrılabilir.

Mesela, bir traktörün dizel motoru vasıtasıyla ortaya çıkan düşük frekanslı ses bas ses iken; bir sivrisineğin havada vızıldayarak ortama yaydığı yüksek frekanslı ses ise soprano ses’tir[10]

İnsan sesleri, yaklaşık olarak 250-500-1000-2000 Hz’lik frekanslarda yer almaktadır. Erkek sesleri daha düşük frekanslarda (250-500 Hz); kadın sesleri ise daha yüksek frekanslarda (1000-2000 Hz) yer almaktadır.[5]

Kulak, infrasesi algılayan birincil organdır, ancak daha yüksek yoğunluklarda, vücudun çeşitli bölgelerinde infrared titreşimler hissetmek mümkündür.[4]

“Düşük frekanslı ses” olarak da adlandırılan infrases, [4] genellikle teknolojiye bağlı olarak ortaya çıkan seslerdir.[7]

Infrasonik araştırmanın öncülerinden biri, Fransız bilim insanı Vladimir Gavreau’dur. İnfrasonik dalgalara olan ilgisi, 1960’lı yıllarda laboratuarında, laboratuvar görevlilerinin laboratuar ekipmanlarını ve kulak zedelenmelerinde ağrı yaşadığı zaman ortaya çıktı, ancak mikrofonları duyulabilir bir ses algılamadı. Gavreau, büyük bir fan ve kanal sistemininin infrasese yol açtığı sonucuna varmış ve kısa bir süre sonra laboratuvarlarda test hazırlama çalışmalarına başlamıştır. Denemelerinden biri infrasonik düdük, büyük boy organ borusuydu [4]

Infrases sesini duymak ses şiddeti ile ilgisi yoktur. Infrases, yalnızca onu tespit (ve A-ağırlıklı ölçek kullanılarak değil) yeteneğine sahip bir ses seviyesi cihazi ile ölçülebilir. Video kameralar ve diğer kayıt cihazları Infrasese duyarlı değildir.

Büyük rüzgar türbinleri çok düşük frekanslı sesler (20 Hz altında), ruzgar onlari yonlendirdigi zaman Infrases oluştururlar.[11]

Siz, rüzgar türbinleri tarafından üretilen ses düzeyinde Infrases duyamazsınız, ama kulaklarınız kesinlikle algılayacak ve ona cevap vericektir. Yukardaki resimler infrasesin kulağımıza yaydığı muazzam elektrik potansiyelleri gösterir. Potansiyeller (bu durumda 18.7 mV pk / pk genlik) normal frekans aralığından sesler yaklaşık 4 kat daha fazladır. Bu ölçümler, kulağın düşük frekans kısmı, ses ötesi infrasese son derece duyarlı olduğunu göstermektedir.[11]

infrases, infrasound

İnfrases ve Hayvanlar

Hayvanlar, insanların duyamadığı kimi ses frekanslarını da algılayabilirler.[12] Kediler 55 hz ile 79 kHz, köpekler ise 67 Hz ile 45 kHz ses aralığını duyabilirler. [2]

Kedi ya da köpek insanlara kıyasla daha farklı bir dünya algısına sahiptir. Köpek düdüğü – insanın duyma eşiğinin çok üstünde bir frekans çıkartır– işitme problemi olmayan tüm köpekler tarafından algılanabilir; ancak başka bir örnekte ise bu çalışmanın yanı sıra yüksek frekanslı sesler üreten elektrikli süpürgeden korkan kedi ve köpekler yer alabilir.[2]

ABD Jeoloji Araştırmaları’ndan Jon Hagstrum tarafından 2013 yılında yapılan araştırma, güdüm güvercinlerinin gezinmek için düşük frekanslı infrared kullandığını göstermektedir. [4]

Filler, aralarında infrases kullanarak iletişim kurabilmektedir. Fillerin ayağında ise çok alçak frekansları algılayan doğal alıcılar vardır.[12] Kimi yırtıcılar da, avlarını etkisiz hâle getirmek için infrases’e başvurmaktadır.

Yapay olarak pek tabi üretilebilen infrasesler, doğada da fırtınaların olduğu, büyük hava kütlelerinin yer değiştirdiği zamanlarda; deprem ve tsunami anlarında ortaya çıkabilir.

Bazı hayvanların, doğal felaketlerin yol açtığı infrasonik dalgaları algıladıkları ve bunları erken uyarı olarak kullandıkları düşünülmüştür. Bunun bir örneği, 2004 Hint Okyanusu depremi ve tsunamidir. Hayvanların, gerçek tsunaminin Asya kıyılarına çarpmasından saatler önce kaçtığı bildirilmiştir. Buna neyin neden olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Kimileri, bu hayvanların kaçmasına neden olan infrasonik dalgaların değil, elektromanyetik dalgaların etkisi olabileceğini ileri sürmüşlerdir.[12]

infrasound, etki, effect, infrases

İnfrases’in İnsanlar Üzerindeki Etkileri

Bilimsel raporlara göre, infraseslerin insanlar tarafından işitilmeseler bile insanlarda “korku, üzüntü, depresyon, anksiyete, başağrısı, mide bulantısı, göğüs basıncı ve halüsinasyon” dahil olmak üzere semptomları olan etkileri vardır.[12][13]

Bu dalgalar bizim tarafımızdan duyulmasa da, bazı insanlarda kaygı, aşırı üzüntü ve üşüme gibi bir dizi etki yarattığı hissedilebilir. İç kulakta vestibüler ya da denge sistemini aktive etmek için 0, 5 ila 10 Hz aralığında yüksek ses tonu yeterlidir.[1]

Araştırmalar, infrasesin insanlarda korku ya da korku duyusuna neden olabileceğini ileri sürmüştür. Bilinçli olarak algılanmadığı için, insanların garip ya da doğaüstü olayların gerçekleştiğini belirsiz hissetmelerini sağlayabileceği de öne sürülmüştür.[4]

Benzer biçimde, ses ötesinin –insanın duyacağı ses aralığının altında kalan frekanslar– de bu tarz fenomenlere dair açıklamalar getirebilir. Yapılan birkaç çalışma da, ses ötesi ve tuhaf hisler deneyimleme arasında bağlantılar olduğunu ortaya koyuyor.

Bir deneyde, bir müzik eserine ses ötesi frekanslar eklenmiş ve dinleyicilerden müziğe dair tepkilerini tanımlamaları istenmiştir. Elde edilen gözlemler sonucunda, ses ötesi frekansların eklendiği dinlemelerde, tüylerin diken diken olduğu, gergin, tedirgin ve korkulu hissedildiği ya da hüzünlü duygular deneyimlendiği gibi daha olağandışı deneyimler yaşandığı görülmüştür.[15]

Sydney Üniversitesi’nin İşitme Nörobilim Laboratuvarı’nda çalışan bir bilim insanı, infrasesin bazı insanların sinir sistemini vestibüler sistemi uyararak etkileyebileceğine dair kanıtlar sunmakta ve bu durum hayvan modellerinde deniz hastalığına benzer bir etki göstermiştir.[4]

İnfrasesler genellikle teknolojiye bağlı olarak ortaya çıkan seslerdir ve en sinsi toplumsal etkiler infrasesler için söz konusudur. Uçak ve diğer taşıt araçlarında meydana gelmektedir ve ağır vasıtaların kent sokaklarında geçişi sırasında binalardaki kişilere kolayca ulaşabilmektedir.[9]

Teknoloji toplumunda en sık rastlanan infrasesler, özellikle daha etkilidir. Uçaklarda, taşıt araçlarında, trafik gürültüsüne açık olan evlerde bu seslerin etkisi fazladır.[13]

Bu denli güçlü bir potansiyele sahip olan infrases, zihin kontrolü için de kullanılmış; ki 2. Dünya Savaşı’nda Nazilerin bu yola başvurduğu da bilinen bir gerçektir.[14]

infrasound, ghost, infrases, hayalet

İnfrases, Cinler ve Hayaletler

Infrases, insanların doğaüstü olayları deneyimlemelerine neden olduğu düşünülen yaygın bir teoridir. Infrasesler, insanların “hayalet” görmeyi potansiyel olarak açıklayabilecek halüsinasyonları deneyimlemelerine neden olur.[12]

Bilimsel açıklamalar; elektromanyetik alanlar ve ses ötesi gibi çevresel faktörlerin paranormal sanrılar yaşama eğilimini etkilediği yönündedir. Kanadalı sinirbilimci Michael Persinger; beynin temporal loblarına çeşitli elektromanyetik alanlar uygulanmasının paranormal sanrıları, örneğin; görünmez bir varlığın olduğu, tanrının hissedilmesi ya da dokunulma hissi gibi sanrıları ortaya çıkarabildiğini göstermektedir. Hayalet görüldüğü sanrısının yaşandığı bölgelerin büyük çoğunluğu da genellikle düzensiz manyetik alanlara sahiptir.[15]

Bugüne kadar yapılan kimi çalışmalar, bu sesin insanlarda rahatsızlık, endişe, üzüntü, ani duygu değişimi ve korkuya neden olabildiğini göstermiş. Daha da kötüsü, yoğun bir biçimde infrases’e maruz kalan insanların rasyonel bir biçimde düşünemedikleri belirtiliyor. Örneğin 20. yüzyıl’ın en esrarengiz olaylarından biri olan Dyatlov Geçidi Vakası’nın (olayda 9 dağcı, 1959 yılı Sovyetler Birliği Rusyasında feci bir biçimde ölmüştü.) baş sorumlusunun, fırtınanın ortaya çıkardığı infrases’in dağcılar üzerindeki etkisi olabileceği konuşuluyor. Bu frekansın göz kürelerini rezonansa soktuğu; bunun da çeşitli halüsinasyonlara (hayaletler, cinler, periler) sebebiyet verdiği de diğer bir bulgu. Kısacası ortalıkta dolaşan pek çok paranormal olay, aslında infrases ile açıklanabiliyor.[14]

İnfrases, insanların neden doğaüstü olaylar yaşadığına ilişkin geçerli bir teoridir Bilimsel raporlara göre, infrases; “korku, üzüntü, depresyon, anksiyete, mide bulantısı, göğüs basıncı ve halüsinasyon gibi belirtilerle alıcıları etkiliyor, nesnelerin titreşim içinde hareket etmesine neden olabilir ve bazıları vücudun iç organlarının etkilenebileceğine inanıyor“. Sesler cihazlardan yayılır ve 20 Hz’nin altına düşer (sesli aralık olarak adlandırılır) insanlar aktif olarak onları duymazlar. İnsanlar, insanlara halüsinasyonlar yaşatırlar ve potansiyel olarak sayısız “hayalet” görmeyi açıklayabilirler.[16]

Hertfordshire Üniversitesi’nden psikolog Richard Wiseman, insanların hayaletlere atfettikleri tuhaf hislerin infrasonik titreşimlerden kaynaklanabileceğini düşünmektedir [1][4] ve o, bu düşüncesinde kesinlikle yalnız değil.[1]

1998 yılında, Coventry Üniversitesi’nde uluslararası araştırmalar ve hukuk fakültesi öğretim görevlisi Vic Tandy ve psikoloji bölümünden Dr. Tony Lawrence, “Psychical Research” dergisi için “Makinedeki Hayaletler” adlı bir makale yazdı. Onlar, Warwick’teki bir labaratuarda çalışanlar tarafından görüldüğü iddia edilen hayalet götüntülerinin nedeni olarak infrases’i gösterdiler.

Birkaç yıl önce Vic Tandy, “perili” Warwick laboratuvarında geç saatlerde mesai yaparken gri bir şey gördü. O anı anlatırken “tüylerimin diken diken olduğunu hissettim” diyecekti. Gördüğü şey, kapı ile Tandy’nin durduğu yerin arasındaydı ve onunla yüzleşti. Fakat o “şey”, birden ortadan kayboldu.

Ertesi gün Tandy, eskrim kılıcı üzerinde çalışırken, o “şey”, farklı bir formda yeniden ortaya çıktı. Kılıcın sapı, tezgahın üstünde bir mengeneyle sıkıştırılmıştı. Buna rağmen kılıç, çılgıncasına titreşmeye başladı. O, kılıcın neden odanın sadece bir bölümünde titreştiğini fakat kılıcı başka yere götürdüğünde ise titreşmediğini merak etti. Aspiratörün fanından infraseslerin geldiğini keşfetti. Aspiratörü kapattıklarında “büyük bir ağırlık kaldırılmış gibiydi.” diyecekti.

Labaratuardaki infrasesi ölçtüğü zaman 18.98 hertzi, yani tam olarak bir insanın gözbebeklerinin rezonans etmeye başlayacağı frekansı gösteriyordu. Bu olayın sebebi, ses dalgalarıydı. Ses dalgaları, gözbebeklerini rezonansa çekmiş ve optik bir yanılsama yaratmıştı. Bunun sonucunda da var olmayan bir figür görmüştü.[17]

Birkaç yıl sonra, araştırmacılar Tandy teorisini test etmeye karar verdiler. İnsanlar sarma koridorları boyunca dolaştığında, bazıları infrasesten etkilendi. Maruz kalanlar, sıcaklık değişimini hissettiler ve bazı durumlarda garip fenomenler gördüler. Diğerleri hiçbir şey görmedi.

Ancak bu en basit olanı olmasına rağmen, bu sadece kısmi bir nedendir. Ek etki, aynı bitkinin çalışanlarının Hayaletleri hakkında Tandy’ye daha önce söyledikleriydi. Yani, çoğu insan hayaletleri tam olarak görüyor; çünkü onları görmeyi bekliyorlar. [18]

sismograf, seismograph

Kullanım Alanları

İnfrases, depremlerin izlenmesi, nükleer patlama tespiti, yer altında kaya ve petrol formasyonlarının izlenmesi ve aynı zamanda kalbin mekaniğini incelemek için sismokardiyografi ve sismokardiyografide kullanılmaktadır.[4]

infrases, infrasound

İnfrases Üreten Kaynaklar

İnfrasesler, rüzgar, bazı depremler, okyanus dalgaları, çığ, volkan ve meteor gibi şeylerle üretilebilir. Filler, 2 km mesafede tespit edilebilen infrases yayma özelliğine sahiptir. Kaplanlar bile infrases yayar.[1]

Infrases, hem doğal hem de insan yapımı kaynaklarla üretilebilir:

  1. Doğal Olaylar: Şiddetli hava, sörf, dalgaları, çığlar, depremler, volkanlar, bolidler, şelaleler, buzdağları, aurora, göktaşları, yıldırım vs.
  2. Hayvanların İletişimi: Balinalar, filler, hippopotamuslar, gergedanlar, zürafalar, okapis ve timsahların yüzlerce mil kadar mesafeler üzerinden iletişim kurmak için infrasonu kullandıkları bilinmektedir.
  3. İnsan şarkıcılar: Tim Storms dahil olmak üzere bazı vokalistler, infrases aralığında notalar üretebilir.
  4. İnsanın yarattığı kaynaklar: Sesler, sonik patlamalar ve patlamalar (hem kimyasal hem de nükleer) gibi insan süreçleri ya da dizel motorlar, rüzgar türbinleri ve özel olarak tasarlanmış mekanik dönüştürücüler (endüstriyel titreşim tabloları) gibi makinelerle oluşturulabilir. Bazı özel hoparlör tasarımları da aşırı düşük frekansları üretebilmektedir.[4]

Akhenaton'un Hazırladığı Diğer Makaleler ❯❯

Kaynaklar

[1] Robert Todd Carroll, “The Skeptic’s Dictionary”, infrasound maddesi, (çev. Akhenaton).
[2] Arş. Gör. Fırat Güner, “Makineler Çağı Sonrası İşitsel Manzara”,Tykhe Sanat ve Tasarım Dergisi, Düzce Üni. Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Yayını, cilt:1, sayı: 1, Aralık 2016, s.170.
[3] Didem Ildırar, “Maya Endrüstrisi Atıksuyunun Ultrases İle Koyu Renginin Giderilmesi” (yüksek lisans tezi), Hitit Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Çorum 2014, s.16.
[4] https://en.wikipedia.org/wiki/Infrasound (çev. Akhenaton)
[5] Selçuk Özdemir (Mad. Müh. ISG Koordinatörü), “Gürültü İle Oluşan İşitme Kayıpları ve Alınacak Önlemler“.
[6] maycalistaylari.comu.edu.tr/calistay2011yibo5/sunumlar/katilimci//Grup_ses.pdf
[7] Çüler Ç., Çobanoğlu Z.,Gürültü, Çevre Sağlığı Temel Kaynak Dizisi No: 19, Ankara, 1994.
[8] www.bilimsehri.com/makaleler/ultrasonografi.html
[9] Doç. Dr. Çağatay Güler - Zakir Çobanoğlu, “Gürültü”, T.C. Sağlık Bakanlığı, Ankara 1994, Birinci Baskı, ISBN 975-7572-44-6, s.16.
[10] apbs.mersin.edu.tr/files/ekose/Supervised_Master_Theses_001.pdf
[11] https://www.change.org/p/hulya-kosal-bodrum-halki-icin-bu-insan-sağlıgına-çok-zararlı-projeyi-hemen-durdurmak-için-lütfen-imzalayın/u/9965456
[12] guff.com/9-creepy-paranormal-events-that-were-proven-to-be-complete-hoaxes (çev. Akhenaton)
[13] Doç. Dr. Çağatay Güler - Zakir Çobanoğlu, a.g.e., s.15.
[14] fragtist.com/sozluk/infrasound-nedir/
[15] https://bilimfili.com/hayalet-gorme-yanilgisina-kapilmanin-bilimsel-aciklamasi/
[16] https://www.wattpad.com/497058137-gizemli-bilgiler-2-infrasound
[17] Tandy V. & Lawrence, T,. (1998 ). The ghost in the machine. Journal of the Society for Psychical Research, 62, 360-364.
[18] https://efolya.com/paranormal-olaylarin-10-bilimsel-aciklamasi-iblislerden-hayaletlere/136550/






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
📊 19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 50398684 ziyaretçi (127826820 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler