Karabasan Deneyimi 4
 
karabasan

Karabasan Deneyimi, IV

Trues

Sevgili dostum Trues'e beni kırmayıp deneyimlerini bu sitede paylaştığı için teşekkür ederim. (Akhenaton)

Mehmet, isteğin üzerine yaşadıklarımı sana yazmaya başlayacağım yavaş yavaş. Bazı yerlerde de verdim; ama pek detaya inmemiştim. Sana anlatırken hepsini yazacağım.

Bir Cinle İlk Temas

Şimdi anlatacağım, benim yaşadığım bir olay ve hiç bu kadar korktuğumu hatırlamıyorum. Bundan 6 sene önce 18 yaşlarındayken oldu ve karabasanlar tarafından sürekli olarak 2 ay boyunca gece 3'te ziyaret ediliyordum ve hangi günün gecesinde geleceklerse o günün gündüzünden ben bunu hissediyordum.

Yine böyle bir gündü. Gündüzünden hissettim. Ama tuhaf giden bir şeyler vardı. Bu biraz farklıydı sanki. Kestiremedim ne olduğunu ama içimdeki korku çok daha fazlaydı.

Gece oldu. Henüz bir şey gelmemişti. Saat 3 sıralarındaydı. Ama bu tuhaf his o kadar anlatılması güç bir şeydi ki tarifi yoktu. Vücudumdaki uzuvların reaksiyonları çok farklıydı.

Ne mi oluyordu bana? Henüz bir şey gelmemişti; ama ben bu hissin yüreğime verdiği sıkıntıdan dolayı gözlerimden istem dışı yaşlar süzülmekteydi engel olamadığım ve damarlarım çatlayacakmış gibiydi.

Kalbimin orta yerine çöreklenen yoğun bir ağırlık vardı ki en çok da bu rahatsız ediyordu. Sanki kalbim boğazımda atıyordu. O derece hızlıydı ve sanki yerinden fırlayacakmış gibiydi.

Derken tabiii uyuyamadım. Saat 3 sıralarına geldiğinde her zamanki gibi bir karabasan gelişi hissettim. Hani olur ya, rahatsız edilenler bunu çok iyi bilir. Yüzüm, odanın orta yerine dönüktü.

Geleceğini hissettiğimde arkamı döndüm ve yorganımı kafama çektim. İşte başlıyordu. Yavaş yavaş geliyordu. İlk başta ayaklarımdan başlayıp yukarıya doğru beni kilitlemesini beklerken farklı bir şey oldu. İlk varlık odaya girdiğinde yoğun bir leş kokusu geldi burnuma ve ondan sonra ayaklarımdan doğru arkama bir şeyin uzandığını hissettim.

Şimdi diyeceksiniz ki annen ve baban ya da kardeşindir diyeceksiniz. Biz erkek kardeşimle aynı odada kalırdık ve ranzamız vardı altlı üstlü. Beni üstte yatardım. Evet, yorganım açıldı arkamdan ve o varlık yavaşça yatağıma uzandı. O kadar yavaştı ki uzanması, sanki beni bu korkuyla aklımı yitirmemi istiyordu ve ben korkuyordum. Çok korkuyordum. En son yanıma uzandı.

Ben, ensemde bir soluk alıp verişi hissettim. Bu nefes o kadar güçlüydü ki ya da korkudan bana öyle geldi ve ben o zamanlar dedim ki kendi kendime, "Şimdi bu her neyse ben uyuyor taklidi yapayım. Uyumadığımı anlamazsa sorun olmaz."

Ensemde nefes seslerini duyana kadar. Korkuyordum ama hiç kıpırdamadan yatıyordum. O sesleri duydum. Benim yüreğim artık olduğu yerde durmak istemiyordu ve aslında benim kıpırdamadan yatmamın kendi isteğimle olmadığını anladım. Çünkü o nefes sesiyle irkildim. Titriyorum ama içten vücudumda titrediğimi hissetmiyorum. Daha doğrusu vücudumu başımdan aşağısını hissetmiyorum.

Sonra dua okumaya başladım. Daha doğrusu dua etmeye çalışıyordum. Besmele bile çekemedim. Kafamı karıştırıyor, yanlış okumamı sağlıyordu.

En sonunda Nas suresini okuyacağım ama hayır, o da olmuyor okuyamıyorum. Ben okudukça kafamı karıştırıyor, yanlış okutturuyordu bana ve bunlar olurken vücudumdaki kilidin çözülmeye başladığını hissettim ve ben de hangi cesaretse artık, arkama dönmeden yatağın içinde elimi hareket ettirip o şeye dokunacaktım.

Merak ediyordum ama bunu yapmayı ben istemiyordum ve elimi bir cesaretle arkama attığımda elime değen şeyin çok sert, sanki yağlı bir derisi var gibiydi. Kirpi kılı gibi elime batan tüylü bir derisi vardı. Tabii benim korkum daha da arttı ve bu sefer arkamda onun varlığını hissederek bu sefer sesli sesli ağlamaya başladım ve neden ben neden diye ağlamaya. Sonra ne olur bana yardım et Allah'ım ne olur dedim. Ne olur bana yardım et.

Ve en son ALLAH dedim tüm yüreğimle. Çünkü okumaya çalıştığım tüm sureleri karıştırıyordum ve biliyordum ki asla unutmayacağım, yüreğimden asla silinmeyecek bir isim vardı ve bana tek yardımcı olacak varlık yüce Rabbimiz tüm yüreğimle ismini andığımda o arkamdaki varlığın yok olduğunu hissettim.

O gittikten sonra yatağımdan kalktım. Işığı yaktım. Erkek kardeşim uyandı. "Abla sen iyi misin?" dedi. Gözlerim kan çanağına dönmüş, terden sırılsıklam olmuştum.

Gece zaten abdestli yatmıştım. Gittim, Kurân-ı Kerîm'i aldım ve yüreğimin üstüne koydum. Defalarca öptüm ama hala ağlıyordum.

Kardeşim, öylece bana baktı ve

"Abla, ne olduğunu biliyorum. Ben de hissettim ama o sana geldi. Seni kilitlediği gibi beni de kilitledi. Sana dua bile okuyamadım. Benim de kafam karıştı." dedi. Kardeşim, o yıl Kuran kursuna gidiyordu ve Kuran'a geçmişti. Yarısına yakındı hatim etmesine. Bilinçliydi bu varlık hakkında.

"Abla, nasıl gitti? Ne yaptın?" dediyse de benim dilim uzun süre çözülmedi korkudan. Anladı kardeşim. Kurân-ı Kerîm, kucağımdaydı ve tekrar kardeşimin yanındaki çekyata uzandım. Kardeşim, Kurân-ı Kerîm'i baş ucuma koydu. Işık açık bir halde sabaha kadar öylece uzandım. Bir ara içim geçmiş.

Sabah uyandığımda dilimin çözüldüğünü fark ettim. Kardeşim de korkmamam için sormadı tekrardan nasıl gittiğini. Sonra anladım ki kardeşim bana sabaha kadar dua okumuş. "Şimdi rahat mısın, yüreğindeki ağırlık kalktı mı?" diye sorduğunda konuşabilmiştim. Anladım ki kardeşim dua etmişti bana.

İşte bu kadar. Bu, benim hayatım boyunca an ve an en ince detayına kadar hatırımda kalan en korktuğum anımdı.

TRUES

«123456789Trues'in Diğer Yazıları ❯»






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
📊 19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 49795953 ziyaretçi (126476885 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler