Kuran-i Kerim'deki Kelimelerin Sirri 12
 
Dünya, Earth

Kurân-ı Kerîm’deki Kelimelerin Sırrı 12

Abdurrahman Yördem

Yedi Gök

Kurân-ı Kerîm, evrenimizin, YEDİ GÖK olarak yaratıldığını bize bildirir. Bakara 29. âyet, Talak 12. âyet, Mülk 3. âyet, Nuh 15. âyet ve Nebe 12. âyetlerde bu olay bize açıkça bildirilir.

“Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah’ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah’ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için.” (Talak 12)

Bugün bilimin geldiği nokta, Kurân-ı Kerîm âyetleri ve Hz. Muhammed (sav) efendimizin miraç yolculuğu ile ilgili hadislerden yararlanarak bu konuda anladıklarımı yazmaya çalışacağım.

“Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe emrini vahyetti. Biz dünya göğünü de kandillerle süsleyip-donattık ve bir koruma (altına aldık). İşte bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)’ın takdiridir.” (Fussilet 12)

“Gerçekten Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah’tır. Gündüzü, durmaksızın kendisini kovalayan geceyle örten, güneşe, aya ve yıldızlara kendi buyruğuyla baş eğdirendir. Haberiniz olsun, yaratmak da, emir de (yalnızca) O’nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir.” (Araf 54)

Yukarıdaki âyetler, evrenimizin ve dünyamızın oluşumunu bize bildiren âyetlerdir. Araf 54. âyet; “Big Bang”den başlayarak evrenimizin aşamalarla yaratıldığını bize bildirir.

  1. Büyük patlamanın ardından,
  2. Sicimler oluşması,
  3. Atomlara dönüşüm,
  4. Ardından gök cisimlerinin şekillenmesi,
  5. Daha sonra Fussilet 12. âyette bildirildiği gibi göğe emir vahyedilmesi ile Araf 54. âyette bildirildiği gibi gökcisimlerinin buyruğa baş eğerek yörüngeler etrafında dönmeleri ve
  6. Dünyanın canlılığının oluşturulması.

Fussilet 12. âyette de bildirildiği gibi yedi gök iki aşamada oluşturuldu. Öncelikle büyük patlamanın ardından oluşturulan gökcisimleri önce bağımsız şekilde evrene yerleştirildi. Daha sonra yedi yörünge sistemi kurularak evrenin oluşumu yedi gök olarak oluşturuldu.

Bakara 29. âyeti incelersek önce gökcisimlerinin oluşturulduğu daha sonra yörünge sisteminin kurulduğunu görürüz. Âyette dünyamızın şekillendirildiği, daha sonra yörünge sisteminin kurulduğu bize bildirilir:

“Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O’dur. Sonra göğe yönelip (istiva edip) de onları yedi gök olarak düzenleyen O’dur. Ve O, her şeyi bilendir.” (Bakara 29)

Yedi Göğün yörünge sistemleri olduğundan bahsediyorum. “Bu nereden çıktı?” diyebilirsiniz. Şimdi bu konuyu Kurân-ı Kerîm âyetlerini inceleyerek anlamaya çalışalım.

Kurân-ı Kerîm âyetlerinde bildirilen “yedi gök” ile ilgili bir de “yakın gök” ifadesi bulunmakta. Bu âyetleri incelediğimizde “yedi gök” kavramı içinde GÖK’lerin ne anlam taşıdığını anlayabiliriz:

“Biz dünya semâsını/yakın göğü, zinetlerle, yıldızlarla/ gezegenlerle süsledik.” (Saffat 6)

Saffat suresi 6. âyette “yakın gök”te yıldızlar/gezegenler olduğu bizde bildiriliyor. Mealde “yıldız” olarak belirtilen kelime, Kurân-ı Kerîm’de “kevkebe” (كوكبه) diye geçer. Oysa “yıldız” kelimesinin karşılığı, “necm” (نجم) olarak geçer. Bu konuyu Kevkebe başlıklı yazımla açıklamıştım. Sonuç olarak da “kevkebe” kelimesinin en doğru şekilde “gezegen” olarak anlaşılması gerektiğini belirtmiştim.

O zaman bu bizi yakın göğün Güneş Sistemi olduğunu açıklar. Bu da bize yörünge sisteminin; “yedi gök” kavramındaki GÖK ‘lerden birinin tanımlanması sonucuna götürür.

O halde gökleri tek tek tanımlayabilir miyiz? Bilimin bugünkü bilgileri ile bazı gökleri tanımlayabiliriz. Bunlar:

1. Gök: Dünyamızın yörünge sisteminin bittiği yer. Ay’da bu gök sisteminin içinde. Ay’ın uzaklığını düşünürsek 1. Gök, Dünya’dan 400.000 km kadar bir mesafe içerisindedir.

2. Gök: Güneş sistemimiz. Gezegenlerin bulunduğu yörünge sistemi. Güneş sisteminin çapı yaklaşık 30 ışık yılıdır. Bu da 2. göğün mesafesini belirler.

3. Gök: Samanyolu galaksisi. Güneş sistemimizin içinde bulunduğu galaksi. 100.000 ışık yılı çapındadır. 3. gök olarak tanımlayabiliriz.

4. Gök: ....... (henüz tanımlanamadı)

5. Gök: .........(henüz tanımlanamadı)

6. Gök: .........(henüz tanımlanamadı)

7. Gök: Bilim tarafından tanımlanamadı. Ancak Kurân-ı Kerîm, bize 7. Göğü bildirir.

Evrenimizin sınırlarına kadar olan kısım, 7. Gök’tür.

“14. Sidretül-Müntehânın yanında.
15. Mevâ cenneti onun (Sidrenin) yanındadır.
16. O zaman Sidreyi kaplayan kaplamıştı.” (Necm 14-16)

Kurân-ı Kerîm’in Necm suresi 14-16 âyetleri ile Rabbimiz 7. Göğün “Sidretül-Müntehâ” olduğunu bize bildirir. Hatta evrenimizin bu sınırında Meva gezegenini de bize bildirir. Miraç konulu yazımda belirtmiştim; Peygamber (sav) efendimiz, gök kapılarından (solucan deliklerinden) geçerek bu gezegene varmıştı. Bedenen yapmış olduğu bu yolculukta “Tur” adlı bir araçta Cebrail (insan formunda) ve yine başka insan formu melekler de ona eşlik etmişti. Daha sonra evrenimizin dışında BİLİNÇ yolculuğuna devam etmişti.

Meva cennetinin bir özelliği de Hz. Âdem ve eşinin yaratıldığı gezegen olmasıydı. (Hz. Âdem’in Yaratılışı ve Meva adlı yazılarımda daha geniş bilgi edinilebilir) Yasak meyveyi yedikten sonra insan formu melekler (Meva gezegeninde bulunuyorlar), Hz. Âdem ve eşini Dünya’ya getirildiler. Ayrıca Şeytan ve cinler de buradan kovularak 1. göğe hapsedildiler. Aşağıda vereceğim âyetler, bu olayı bize bildiriyor:

“24. (Allah) Dedi ki: ‘Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde belli bir vakte kadar sizin için bir yerleşim ve meta (geçim) vardır.’
25. Dedi ki: ‘Orada yaşayacak, orada ölecek ve oradan çıkarılacaksınız’.” (Araf 24-25)

“6. Biz dünya semâsını/yakın göğü, zinetlerle, yıldızlarla/ gezegenlerle süsledik.
7. Ve itaatten çıkmış her azgın şeytandan koruduk;
8. Ki onlar, Mele’i A’la’ya kulak verip dinleyemezler, her yandan kovulup atılırlar;
9. Uzaklaştırılırlar. Onlara kesintisiz bir azab vardır.
10. Ancak (sözü hırsızlama) çalıp-kapan olursa, artık onu da delip geçen ‘yakıcı bir alev’ izler ve yok eder).” (Saffat 6-10)

“Andolsun, Biz en yakın göğü (dünya göğünü) kandillerle süsleyip-donattık ve bunları, şeytanlar için taşlama-birimleri (rücum) kıldık. Onlar için çılgınca yanan ateşin azabını hazırladık.” (Mülk 5)

“8. ‘Doğrusu biz göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla kaplı (doldurulmuş) bulduk.’
9. ‘Oysa gerçekte biz, dinlemek için onun oturma yerlerinde otururduk. Ama şimdi kim dinleyecek olsa, (hemen) kendisini izleyen bir şihab bulur.’
10. ‘Doğrusu bilmiyoruz; yeryüzünde olanlara bir kötülük mü istendi, yoksa Rableri kendileri için (doğruya iletici) bir hayır mı diledi?’ ” (Cin 8-10)

Abdurrahman Yördem,
Eylül 2019.

«6789101112»





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Vali, 17.09.2019, 11:29 (UTC):
“Yâ Eba Zer! Yedi göğün Kürsî'ye olan nispeti, ancak geniş düzlük bir arazide (bir çölde) bırakılmış bir halka gibidir. Arşın Kürsî'ye büyüklüğü / üstünlüğü ise bu geniş düzlük arazinin halkaya olan büyüklüğü, üstünlüğü gibidir." (bk. İbn Hibbân, Sahîh, thk. Şuayb Arnavut, Müessesetü’r-Risâle, Beyrut, 1993, c. I, s. 76, nr. 79; Taberî, Kurtubî, İbn Kesir, Ayete’l-Kürsî tefsiri; Beyhaki, Esma ve’s-Sıfat, h. no:861, 862; Kenzu’l-Ummal, h. no:44158)



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
📊 19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 51962557 ziyaretçi (131782105 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler