Kuran-i Kerim'deki Kelimelerin Sirri 3
 
kara delik

Kurân-ı Kerîm’deki Kelimelerin Sırrı 3

Abdurrahman Yördem

Kategori: Kuran-ı Kerim'in Sırları

Tarık

Daha önce yazmış olduğum Kıyamet senaryosu’nda TARIK’tan bahsetmiştim. Bu yazımda özellikle “TARIK” kelimesi üzerinde durmak istiyorum.

Tarık, Kuran-ı Kerim’de 86. surenin adı olup 17 ayettir.

Öncelikle hatırlatmak istiyorum. Kıyamet’in nasıl olacağı ve ne zaman olacağını sadece Allah (cc) bilir. Kıyametin kopacağı saate kadar da insanoğlunun bunu bilemeyeceğini, çünkü kıyamet bir anda olacağından daha önce ve daha sonra gözlemlenemeyeceğinden bu bilginin Allah katında olacağını belirterek Tarık konusu inceleyeceğim.

Tarık’tan bahsederken Kıyamet’in kesin bu şekilde olacağını iddia etmek istemiyorum. Böyle bir yanlıştan Allah’a sığınırım. Sadece bir tez oluşturmak istiyorum.

Bildiğimiz gibi Kıyamet sonrası Ahiret’te; Araf, cennetler, cehennemler olacaktır ve buralardaki hayat devamlı olacak, bozulma ve ölüm olmayacaktır. Şu an bulunduğumuz evrenin bilimsel şartlarına göre bu evrende böyle bir ortamın olması mümkün değildir. Bu nedenle Cennet ve Cehennem’in bu evrende olduğunu iddia etmek yanlıştır. Nitekim Kuran-ı Kerim; Ahiret evreninin Kıyamet’ten sonra yaratılacağını bize bildirir. Bu evrenin bozulması ile aynı malzemeden, Ahiret evreni; yeni bilimsel yasalara göre yaratılacaktır.

Kuran-ı Kerim, İbrahim suresi 48. ayette Rabbimiz bu durumu bize bildirmektedir:

يَوْمَ تُبَدَّلُ الأَرْضُ غَيْرَ الأَرْضِ وَالسَّمَاوَاتُ وَبَرَزُواْ للّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ

“Yerin başka bir yere, göklerin de (başka göklere) dönüştürüldüğü gün, onlar tek olan, kahhar olan Allah’ın huzuruna çıkarılacaktır.” (İbrahim suresi, 48)

İşte bu dönüşümü sağlayacak, bu evreni içine alıp, daha sonra yeniden bir patlamayla yeni bir evrenin oluşmasını sağlayacak bir Kıyamet Karadeliği’nden bahsetmek istiyorum. Yani Tarık’tan.

Kuran-ı Kerim’in Tarık suresi, ilginç bir şekilde Tarık kelimesi üzerinde durur. İlk üç ayette Rabbimiz, Tarık ve Gök’ten bahseder. Üzerlerine yemin eder ve “Tarık” kelimesini bize açıklar:

وَالسَّمَاء وَالطَّارِقِ ﴿١﴾ وَمَا أَدْرَاكَ مَا الطَّارِقُ ﴿٢﴾ النَّجْمُ الثَّاقِبُ

1 - Göğe ve Tarıka andolsun
2 - Tarık’ın ne olduğunu sen ne bileceksin?
3 - O, delen yıldızdır. (Tarık Suresi 1-3.)

Rahmetli Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ın Tefsir’inde Tarık’tan şöyle bahseder:

TÂRIK, aslında “tark” kökünden ism-i fâildir. “Tark”, bir ses işitilecek şekilde şiddetle vurmak, çarpmaktır. Bu asıl mânâsından genişletilerek bunun gerektirdiği birçok mânâda kullanılmıştır. “Çekiç” ve “çomak” mânâsındaki “mıtraka”, bu köktendir. Yol mânâsına gelen "tarîk" de bundan türetilmiştir. Zira yolcular, ona ayak vururlar.

Buna göre “târîk”, esasen “tokmak vurur gibi şiddetle vuran” demek olduğu halde sonra ayak vurmak, yol tepmek mânâsıyla lügat örfünde yola giden yolcuya isim olmuş ve bu mânâda yaygın şekilde kullanılarak hakikat olmuştur. Sonra “gece gelen” mânâsında özelleşmiştir ki geceleyin gelip kapı çalan veya gönül hoplatan ziyaretçi mânâsını ifade eder. Mastarı “tark” ve “turuk”tur.

NECM-İ SÂKIB, delik mânâsına “sakb” kökünden “delen yıldız” demek olup ışığının kuvvetinden dolayı karanlığı deliyor gibi görünen her parlak yıldıza denir. Nitekim aynı mânâ ile şihaplara yani kıvılcımlara veya akan yıldızlara da “sâkıb” denilir.

OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK:

Sakb: (C.: Sukub) Delinme, delme. Bir taraftan diğer tarafa kadar açık olan delik.
Sakb: (C.: Sukub) İnce, uzun. Ev ortasında olan direk.
Sakb kökünden türeyen bir kelime olan Sakbe ise,
Sakbe: Çadır direği. Oklava.

Rabbimiz, surenin ikinci ve üçüncü ayeti ile Tarık’ın “Necm-i Sakıb” olduğunu belirtir. Yukarıda meal, tefsir ve sözlük incelendiğinde; açıkça “Necm-i Sakıb”ın delen yıldız olduğu görülmektedir. Bu ifade, Karadeliklerin bilinmediği tarihlerdeki meal ve tefsirlerde parlak yıldız, ışığı geceyi delen yıldız gibi yorumlarla belirtildiğinden sonraki meallerde de bu yorumlar kullanılmıştır. Son zamanlarda Tarık kelimesinin vurmak anlamından kuasarlara da “Necm-i Sakıb” denmiştir.

Ancak ilk üç ayet bir arada incelendiğinde; ilk ayette “Göğe ve Tarık’a Andolsun.” denilmektedir. Burada gök ve Tarık beraber ifade edilerek sanki gök ile Tarık arasında bağ kurulmuştur. Tarık, delen yıldız ise, bundan göğü delen yıldız anlamı çıkarılabilir. Zaten sözlükte belirtildiği gibi “sakb” kelimesinin karşılığı, “bir taraftan diğer tarafa kadar açık olan delik” olarak belirtilmiştir. Bu ifadeler ile birlikte “ince” ve “uzun” ifadeleri de Kıyamet Karadeliği’ni açıklar gibidir.

Bu arada karadeliklerin sönmüş ve içine çökmüş yıldızlar olduğunu da ifade edelim.
Kısacası Tarık, evrende bulunan karadelikler arasında Kıyamet Karadeliği olanın özel adıdır. Tüm karadelikler, Tarık değildir.

Kıyamet Karadeliği, neden Tarık olarak adlandırılmıştır? Sözlük anlamına bakarsak, “şiddetle çarpmak ve vurmak”, ayrıca “yol” anlamlarına gelmektedir. “Yol” anlamı, Kıyamet Karadeliği’nin görevini belirtmekte, bu evrenin diğer evrene (ahiret alemine) dönüşmesi için gökte bulunan yol olmaktadır.

“Şiddetle çarpmak ve vurmak” anlamı ise; Kıyamet’in her an kapımızda olduğu, Rabbimiz’in Kuran’da belirttiği gibi her an Kıyamet’in kopabileceğini ifade eden, adeta kapımızı vurarak geldiğini haber veren ve evrendeki her cismin Kıyamet Karadeliğine geçmesini, tüm evreni her an içine alabileceğini bize bildirmektedir.

Bugün bilim dünyası, evrenin binler, milyonlar ve milyarlar öncesini gözlemlemektedir. Samanyolu galaksimizin sınırlarını gözlemlememiz demek, beş bin yıl öncesini gözlemlemek demektir. En yakın galaksileri gözlemlediğimiz zaman milyon yıl öncesini gözlemleriz. Bu nedenle 2018 yılındaki evren, bizim için bilinmeyendir. Yani evrende genişlemenin bitmiş olduğu, Kıyamet Karadeliği’nin evrenin yarısını yutmuş olduğu, her an tüm evrenin Kıyamet Karadeliği’nce (Tarık) yutulabileceğini varsayabiliriz.

Gözlemleyemediğimiz bu durumda “Tarık” kapımızı çalmakta (Rahmetli Elmalılı Hoca’nın ifadesi ile sonradan “gece gelen” mânâsında özelleşmiştir ki geceleyin gelip kapı çalan veya gönül hoplatan ziyaretçi mânâsını ifade eder) her an Kıyamet’in kopacağını bize bildirmektedir.

Abdurrahman Yördem,
Eylül 2018.

«123456»





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: ufuk, 17.11.2018, 09:44 (UTC):
sn akhenaton.. tarık vuruşlu yıldız...bir yerde onun nötron yıldızı olduğunu okumuştum.. pulsarlar patlarsa bize doğru gama ışını gönderebilir..illede karadelik diye düşünmeyelim..ad ve semud kavmine gönderilen yıldırım derken belkide bundan bahsediyordur...saygılar.

Yorumu gönderen: abdurrahman yördem, 21.10.2018, 17:30 (UTC):
Değerli Sinan kardeşim,

Öncelikle yazıma gösterdiğin ilgiden dolayı teşekkür ediyorum. Tarık (kıyamet karadeliği) ve kıyamet senaryosu ile ilgili yazmış olduğum yazılarda da ifade ettiğim gibi bugünün bilimi ve Kuran-ı Kerim ayetlerinden anladığımı yazmaya çalıştım. Siz genç insanların ufuklarını açmak amacım. Muhtemelen 30-40 yıl sonra bu dünyada olmayacağım ama sizler o günün gelişen bilimi ile yazdıklarımı yanyana getirerek o günlerde daha iyi sonuçlara varabilirsiniz. Bugünkü bilim karadelikleri tespit etmiş, ancak solucan delikleri halen teori aşamasında. Ayrıca Tarık'ın diğer kara deliklerden farklı olduğunu belirtmiştim. Bu karadeliğin“kıyamet karadeliği” olabileceği iddiasında bulunmuştum. Yine de en iyisini Allah bilir. “Kıyamet Senaryosu 1” yazımı okursan bu konuda daha açıklayıcı bilgileri orada bulacağını umarım. Sevgi ve selamlar.

Yorumu gönderen: Sinan Eyüpoğlu, 18.10.2018, 10:23 (UTC):
Merhaba, öncelikle emeğinize sağlık yazılarınız, araştırmalarınız için. Merak edip değinmek istediğim nokta; bir taraftan diğer tarafa kadar açık delik ibaresi. Bu tanım karadelikten ziyade, ki karadeliğin bir girişi var fakat bilindiği gibi çıkışı yok, solucan deliğine de işaret ediyor olabilir mi? Malum o da gökte ve iki ucu açık, ya bu evrenden diğerine geçiş için kullanılacak olan delik oysa? Bilgi paylaşımınızı bekliyorum, şimdiden teşekkürler.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
📊 19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 50688504 ziyaretçi (128497245 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler