Kuran-i Kerim'deki Kelimelerin Sirri 5
 
sur, israfil

Kurân-ı Kerîm’deki Kelimelerin Sırrı 5

Abdurrahman Yördem

Kategori: Kuran-ı Kerim'in Sırları

Sur

“Sur”, Kurân-ı Kerîm ayetlerinde Kıyamet/Ahiret gününü bize bildiren, ilk üfürüşte Evren’in kıyametini bildiren, ikinci üfürüşte Ahiret evreninin yaratılışını ve dirilişi bildiren sesin/büyük gürültünün kaynağına verilen addır.

Sur, diğer semavî dinlerin de etkisi ile İsrafil’in (dev meleğin) elinde boynuzdan bir boru, ağzına yaklaştırmış kıyamet emrini beklemesi ile tablolaştırılan mitolojik bir ikondur.

Kurân-ı Kerîm’de birçok ayette Sur’dan bahsedilir. Bu kelimeyi bugünün biliminden ve daha önce hazırlamış olduğum kıyamet senaryosu kurgusundan yararlanarak açıklamaya çalışacağım. (En doğrusunu Allah cc bilir.)

وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَصَعِقَ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَمَن فِي الْأَرْضِ إِلَّا مَن شَاء اللَّهُ ثُمَّ نُفِخَ فِيهِ أُخْرَى فَإِذَا هُم قِيَامٌ يَنظُرُونَ

“Sur’a üflenir ve Allah’ın dilediği kimseler dışında göklerdeki ve yerdeki herkes ölür. Sonra ona bir daha üflenir. Bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar.” (Zümer 68)

Kurânı Kerîm’de bulunan bu ayet; Evrenimiz ile Ahiret evreni arasındaki iki aşamayı birbirine bağlayan unsuru bize bildirmektedir: yani SUR’u!

Sur’un nasıl bir özelliği varsa, ilk üflendiğinde, Allah’ın emri ile Dünya ve tüm Uzay, içindekiler ile ölür. (Allah’ın dilediğinin dışındakiler ölür), yine ikinci üflenişte diriliş olur.

Birinci üfleyişte Kıyamet gerçekleşir. İkinci üfleyişte Kıyamet Günü/Ahiret günü; yeniden diriliş ve hesap…

Bugünün biliminin bilgileri ile kurguladığımız Evren’in kıyameti içersinde; bize ayetlerde bildirilen Sur’un oluşumu nasıl olabilir? Bu yazımda bunu anlatmaya çalışacağım.

Daha önce Kurân-ı Kerîm’de geçen bir kelime olan “tarık” hakkında yazmış olduğum makalede Tarık’ın kıyamet karadeliği olabileceğinden bahsetmiştim. İşte uzayın bu kıyamet karadeliğine girişini, bilim ve Kurân-ı Kerîm ışığında incelemesini yaparsak Sur’un ilk üflenişi hakkında ipuçları bulabiliriz.

Bugün bilimin tespitlerine göre; karadelik, çekim alanına giren her cismi ve ışığı içine çeker. Maddeyi bir ucundan çekerek, döndüre döndüre içine alır ve dışarı bir miktar enerji salar.

Evrenimizin kıyameti ile ilgili kurgumuzda; Kıyamet karadeliğinin (Tarık) tüm evreni içine alması ile kıyametin oluşacağını varsaymıştık. Yine, 14 milyar yaşında olan evrenin, bugün ne kadar kısmının Kıyamet karadeliği tarafından yutulduğunu bilemediğimizi ve kalan kısmının bir anda kıyamet karadeliğince çekilebileceğini belirtmiştik.

Ayrıca karadeliğin; maddeyi içine aldığında maddeyi bozuma uğrattığını ve enerjiye dönüştürdüğünü, bir kısım enerjiyi uzaya salarken bir kısmı ile de güç kazanarak çekim alanını büyüttüğünü belirtmiştik. Bu ara enerjinin belirli bir ortamda maddeye dönüşmesini sağlayan “öz malzeme”den bahsetmiştik. Bu öz malzemenin de; karadeliğe giren maddenin, bozuma uğraması sonucu enerjiye dönüştüğü sürede karadeliğe bıraktığı kütlesiz bir öz malzeme olabileceğini varsaymıştık.

Öz malzeme: evrende bulunan tüm madde, yıldızlar, dünya, dünyada bulunan canlı ve cansız tüm madde, insanlar, hayvanlar, toprak vs atomlar ve atom altı kütlelerin özünü oluşturan karadeliğe girerken kütlesini kaybederek yaratılıştaki öz malzemeye dönüşmesidir.

Bu hatırlatmalardan sonra konumuza, sur un oluşumunu açıklamaya dönebiliriz.

Evren’in büyük bir kısmının Kıyamet Karadeliği’nce yutulması sonucunda, Kıyamet Karadeliği’nin çekim gücü korkunç şekilde artmıştır. Ayrıca karadeliğin Evren’e bıraktığı enerji bir araya gelerek galaksileri ve Evren’de bulunan gazları dışarıdan basınçla bir araya getirmiş, karadeliğe doğru itmeye başlamıştır. Çekim gücü ve itme kuvveti altında kalan Evren’in kalan maddesel kısmı bir anda Kıyamet Karadeliği’ne çökmeye başlamıştır. Bu sıra Kıyamet Karadeliği; Evren’de boşalan hacmi dolduracak büyük bir enerji bırakır. Bu enerjinin çıkışı evrende şiddetli bir ses oluşturur. İŞTE BU, SUR’A İLK ÜFÜRÜLÜŞTÜR. (En doğrusunu Allah bilir.)

Bu olayı tıkalı lavaboda toplanan suyun delik açıldıktan sonraki durumuna benzetebiliriz. Su, önce küçük girdaplarla delikten çıkarken; belli bir miktardan sonra suyun hızı artar, girdap büyür ve kalan kısım, delikten daha çabuk boşalır. Bu ara dışarıya enerji bırakır. Biz, bu enerjiyi ses olarak duyarız. O günü yaşayan insanlar ise teknolojik aletlerinin bozularak şiddetli bir parazit şeklinde algılamalarını oluşturur. Böyle bir olay, insanlarda ve diğer canlılarda büyük korku ve şaşkınlık gösterir.

فَإِذَا جَاءتِ الصَّاخَّةُ

“O büyük gürültü geldiği zaman.” (Abese 33)

فَإِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ نَفْخَةٌ وَاحِدَةٌ

“Sur’a bir üfleyişle üflendiğinde.” (Hakka 13)

Daha önce söylediğimiz gibi Kıyamet Karadeliği, Evren’deki tüm maddeyi bir ucundan çekerek döndüre döndüre büyük bir hızla içine çeker. Adeta aşağıda gösterilen ayetlerde bildirildiği gibi Evren, rulo gibi dürülür bükülür:

يَوْمَ نَطْوِي السَّمَاء كَطَيِّ السِّجِلِّ لِلْكُتُبِ كَمَا بَدَأْنَا أَوَّلَ خَلْقٍ نُّعِيدُهُ وَعْدًا عَلَيْنَا إِنَّا كُنَّا فَاعِلِينَ

“O gün biz gökleri, kitap sayfalarını rulo yapar gibi dürüp katlayacağız. Mahlukat (evrenini) ilk defa nasıl yaratmışsak onu öylece tekrar yaratacağız. Bu, üstlendiğimiz bir sözdür. Zira biz, evet biz, her istediğimizi gerçekleştirmişizdir.” (Enbiya 104)

“Onlar, Allah’ın kadrini hakkıyla takdir edemediler. Oysa kıyamet günü yer, bütünüyle O’nun avucu (kabzası)ndadır. Gökler de sağ eliyle dürülüp-bükülmüştür. O, şirk koştuklarından münezzeh ve yücedir.” (Zümer 67)

Şimdi Evren, madde olarak boşalmıştır. Sınırları büzüşmemiş, bütün hacmi enerji ile dolmuş ve Kıyamet Karadeliği de orada bulunmaktadır. Evrendeki enerji, büyük bir basınç değerine ulaşır, evrenin sınırlarını zorlar. Ancak evrenin yokluk sınırında olmasından dolayı bu basınç evrenin sınırlarını aşamaz. Bunu üzerine Evrendeki enerji, orada bulunan Kıyamet Karadeliğine doğru tüm basıncı ile yönelir, karadeliğin çekim gücüde destek olarak enerji tekrar Kıyamet Karadeliğinin içine çekilir. Evren sınırlarını daraltarak Karadelikte yok olur.

Enerji Karadelik içine korkunç bir basınçla girer, karadeliğin içinde bulunan bozuma uğramış, ÖZ MALZEME şeklinde bulunan tüm Evreni de önüne alarak Karadeliğin diğer ucunu açar ve yeni bir Evrene boşaltır.

Bu, yeni bir bingbang patlamasıdır. Önceki Evren’in yaratıldığı ÖZ MALZEME ile yeniden bir Evren yaratılır. Bu evren, Ahiret evreni/Cennetler/Cehennemler/Araf ve görevli melekler ile sorumlu varlıkların bu evrene uygun yeni bedenleri ile yaratılması şeklindedir. İKİNCİ DEFA SUR’A üfürülmüştür.

Evren’de bulunan enerjinin; kendi basıncı ve karadeliğin çekim güçlerinden dolayı karadeliğe çökmesi ve karadeliğin içinde bulunan öz malzeme ile birleşmesi sonucunda oluşan yeni patlamada kütle oluşarak yeni bir madde ile yeni bir evren yaratılır. YARATILIR, çünkü patlamalarla oluşan bu evrenler, kendi kendine oluşmuş olsaydı her seferinde aynı fizik kuralları ile işleyen evrenler oluşacaktı. Ancak yeni evrenin kendi bilimsel yasalarına göre işleyecek olması bu oluşumlarda bir plan ve müdahale olduğunu gösterir ki bu da YARATILIŞI açıklamaktadır. YENİDEN OLUŞAN EVRENDE YENİ BİR MADDE; ÇOK FARKLI BİLİMSEL YASALAR İLE BU EVRENDE YERİNİ ALACAKTIR.

وَنُفِخَ فِي الصُّورِ ذَلِكَ يَوْمُ الْوَعِيدِ

“Ve Sur’a üflendi. İşte bu, geleceği vaat edilen gündür.” (Kaf 20)

وَأَشْرَقَتِ الْأَرْضُ بِنُورِ رَبِّهَا وَوُضِعَ الْكِتَابُ وَجِيءَ بِالنَّبِيِّينَ وَالشُّهَدَاء وَقُضِيَ بَيْنَهُم بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

“ Sur’a üfürüleceği gün, artık dalga dalga geleceksiniz.” (Nebe 18). ayet

وَأَشْرَقَتِ الْأَرْضُ بِنُورِ رَبِّهَا وَوُضِعَ الْكِتَابُ وَجِيءَ بِالنَّبِيِّينَ وَالشُّهَدَاء وَقُضِيَ بَيْنَهُم بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

“Yer, Rabbi’nin nuruyla parıldadı. Kitap kondu; peygamberler ve şahitler getirildi ve aralarında hak ile hüküm verildi. Onlar, haksızlığa uğratılmazlar.” (Zümer 69)

وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَإِذَا هُم مِّنَ الْأَجْدَاثِ إِلَى رَبِّهِمْ يَنسِلُونَ

“Sur’a üfürülmüştür. Bak, işte kabirlerinden, Rablerine doğru akın akın gidiyorlar.” (Yasin 51)

وَيَوْمَ يُنفَخُ فِي الصُّورِ فَفَزِعَ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَمَن فِي الْأَرْضِ إِلَّا مَن شَاء اللَّهُ وَكُلٌّ أَتَوْهُ دَاخِرِينَ

“Sur’a üfürüleceği gün, Allah’ın dilediği dışında herkes, göktekiler, yerdekiler dehşet içinde kalacaktır. Hepsi boynunu bükmüş bir halde O’nun huzuruna gelir.” (Neml 87)

فَإِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ فَلَا أَنسَابَ بَيْنَهُمْ يَوْمَئِذٍ وَلَا يَتَسَاءلُونَ

“Sur’a üfürüldüğünde, aralarında artık soy-sop/şuna buna mensup olmalar söz konusu edilemez. Birbirlerini soruşturamazlar da.” (Mü’minun 101)

يَوْمَ يُنفَخُ فِي الصُّورِ وَنَحْشُرُ الْمُجْرِمِينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقًا

“O gün Sur’a üfürülür ve günahkârları o gün gözleri gömgök bir halde haşrederiz.” (Ta-Ha 102)

وَهُوَ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ بِالْحَقِّ وَيَوْمَ يَقُولُ كُن فَيَكُونُ قَوْلُهُ الْحَقُّ وَلَهُ الْمُلْكُ يَوْمَ يُنفَخُ فِي الصُّوَرِ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ وَهُوَ الْحَكِيمُ الْخَبِيرُ

“O, gökleri ve yeri hak olarak yaratandır. O’nun ‘ol’ dediği gün (her şey) oluverir. O’nun sözü haktır. Sur’a üfürüldüğü gün, mülk O’nundur. O, gaybı ve müşahede edebileni bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, haberdar olandır.” (En’am 73)

Abdurrahman Yördem,
Ekim 2018.

«1234567»





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: ufuk, 17.11.2018, 10:04 (UTC):
sur a üflemek. ses frekansından bahsediyor..bugünlerde müzik sektörü insan vücudunun 3/4 ü su olmasından yararlanarak dj.lere müşterilerine istediği gibi şekillendirme şansı veriyor.. youtube da bir video vardı 'ses frekansıyla suya şekil verilmesi diye..belkide insanları uyutan öldüren dirilten frekanslarda vardır. I Doser diye birşey var...iyi çalışmalar.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
📊 19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 50812619 ziyaretçi (128795861 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler