Odin
 
Odin

Odin

Hazırlayan: Akhenaton

Kategori: Mitoloji / İskandinav Mitolojisi

İskandinav panteonunu oluşturan iki temel tanrı topluluğundan biri, Aesir soyudur. Bu topluluğun başı, şiirsel ilhamın, gizem ve büyünün tanrısı, savaşçıların kumandanı ve koruyucusu olan Odin’dir.[1] Ayrıca zafer ve av tanrısı olarak bilinir.[2]

Odin (Óðinn), “vahşi” veya “öfkeyle kabaran” anlamına gelmektedir.[3] “Tahrik”, “hiddet” ve “şiir” anlamına gelen óðr’dan gelmektedir. Adı İskandinav panteonundaki diğer birçok ilahi varlık gibi karmaşık bir rol üstlenir.  Güneş ve Kelt haçı ile sembolize edilir.[2]

İskandinav mitolojisinde Odin, tanrıların en büyüğü, en yaşlısı [4] onların hükümdarı ve yöneticisidir.[5] Diğer tanrılar ve tanrıçalar, Odin’in çocukları olarak bilinirler.[1] Onların kaderlerini bilir. Ancak bunu değiştirmek için hiçbir şey yapamaz.[5] Hlidskialf denen ve üzerinden dünyanın her yerini görebildiği görkemli bir tahtı vardır.[6]

Odin, Thor, Frigg
Üç büyük tanrı Uppsala’daki tapınakta. Thor, solunda Odin ile birlikte ortada oturmaktadır. Sağında Freyr’in olması gerekmektedir, fakat bir yanılgı sonucu tanrıça Frigg oraya yerleşmiştir. Olaus Magnus’un History of the Northern Peoples’inden.

Odin, aynı zamanda insanların da babası [4] ve aynı zamanda savaşın, bilgeliğin ve şiirin tanrısıdır.[7][8] Kendisine tapınanlardan insan kurbanlar istemektedir.[7] Seçilmiş şampiyonlarını kollayıp onları kendisine yarenlik etmeleri için savaş meydanlarından toplar.[9] Doğmuş ve doğacak her insanın yazgısını bilen ana tanrıça Frigg ise Odin’in karısıdır. [1] Çocukları; Balder, Hod Bragi ve Hermod, tanrıça Jord’dan olan çocuğu Thor ve dev Grid ’den olan çocuğu da Vidar ’dır.

Odin (eski İskandinav dilinde “Óðinn“), İskandinav mitolojisinde ve paganizminde en büyük tanrıdır. Cermen mitolojisi’nde “Wotan” ve “Wodanaz“; Anglo Sakson Mitolojisi’ndeyse “Woden” olarak isimlendirilir. Kutsal günü Çarşamba’ya onun adı verilmiştir. (Woden’in günü, Eski İngilizce Wodensday bugün Wednesday)

Odin, diğer Cermen Tanrı ve Tanrıçalarıyla birlikte Cermen neopaganlar tarafından kabul edilmektedir. Özellikle onun İskandinav formunun kabul edildiği Ásatrú; İzlanda, Danimarka, Norveç, İsveç ve İspanya’da resmen tanınan bir dindir.[10]

Tanrıların babası ve Aesir in kralı olarak Asgard’daki tahtına oturup, koruyucusu ve elçisi olan bir çift kuzgun ve bir çift kurdunun da yardımıyla, dokuz dünyada neler olup bittiğini (tek gözlü bir tanrı için fazlasıyla iddialı olan) gözleme görevi Odin’indir. Ölülerle ve katledilmişlerle güçlü bir bağı vardır.[8] Odin in alametifarikaları, hedefini asla şaşırmayan mızrağı ve dokuz gecede bir sekiz yeni yüzük türeten yüzüğüdür.[8]

Odin, fazla yiyip içmekten sakınan bir şahsiyettir. Şölenlerde yalnızca şarap içmekle yetinir. Şarap onun için hem yiyecek hem de içecek vazifesi görür. Kendisine sunulan etleri ise evcil kurtları Geri ve Freki’yi beslemek için kullanır.[11]

odin
Tek gözlü bu figürün, Odin olduğu düşünülmektedir. Çünkü İskandinav mitolojisindeki en önemli tek gözlü figür Odin’dir. Bilgiye sahip olmak karşılığında bir gözünü verdiği anlatılmaktadır.

Görünüşe göre Odin ayrıca alkol konusunda seçicidir, çünkü sadece şarap tüketir. Aslına bakılırsa Odin’in eksik gözü, bir içecek karşılığında takas edilmiştir; ancak bu hikayede bu içecek büyük bir kadeh Chardonnay yerine Odin’e bütün bilgeliğini veren, bilgelik kuyusundan alınmış bir çanak sudur. Yine de Odin’in geriye kalan, dünyaları gözlemledikçe, Güneş gibi parlak bir alevle yanan tek gözü, İlci gözün yapacağından daha fazla iş yapar.[8]

Tanrıların ve tanrıçaların evi Asgard’dır. Her birinin bu bölgede kutsal bir mekânı olmakla birlikte, tanrıların ve tanrıçaların gündelik konutları, bütün mekânların en kutsalı olan, daire şeklindeki yeryüzünün tam merkezinde yer alan ve heybetli dalları dünyanın üzerine sarkan Yggdrasil denen büyük dişbudak ağacının altında bulunmaktadır. Bu görkemli ağacın köklerinden biri, suyunda bütün bilgeliğin ve sağduyunun saklı olduğu, Mimir’in kuyusuna kadar uzanır. Odin, bu kuyunun suyundan bir yudum içip bilgeliğe ulaşmak istediğinde, ondan gözünün birini rehin bırakması istenmiştir. Bu yüzden, Odin hep tek gözlü tasvir edilir.[8]

Odin

Dişbudak ağacı, Tanrıların her gün yargıda bulunduğu en büyük ve ulu ağaçtır. Dalları tüm dünyaya yayılır ve göklerin üstüne uzanır. Kökleri yer altına varır. Ve adı, Ygg-darasil, “Ygg’ın atı” demektir. Öteki adı Odin’dir. Çünkü Odin, bir kez kendini kurban etmek için bu ağaçta dokuz gün asılmıştır: [12]

Rüzgarlı ağaca asıldığımı
düşünürüm,
tam dokuz gece orada asıldığımı;
Mızrakla yaralanmıştım ve Odin’e
kurban etmiştim
kendim kendimi,
Bu ağaçta olanı kimse bilemez
köklerinin nereye uzandığını.[13]

Odin’in Asgard’daki salonu Valaskjalf’da (Katledilmişlerin Korunağı) tahtı Hlidskjalf bulunur. Bu tahttan dokuz diyarda olan tüm olayları gözler. Ayrıca yeryüzüne ve gökyüzüne hakimdir, gerektiğinde kartala dönüşebilir. Odin’in sadece güneş gibi parlayan tek bir gözü vardır. Diğer gözünü Bilgelik Kuyusundan içebilmek için feda etmiş ve sonsuz bilgi elde etmiştir. Habercileri Valkyrie’ler ölü savaşçıların ruhlarını Valhalla’ya taşırlar.[2]

Sleipner

İsveç Gotland’de oyulan bu motif, sekiz bacaklı bir atı göstermekte ve Odin’in en sevdiği bineği olan Sleipnir’i temsil ettiği düşünülmektedir.

Odin’in simgeleri, hiç hedefini ıskalamayan mızrağı Gungnir, her dokuzuncu gecede yeni sekiz yüzüğü ortaya çıkran yüzüğü Draupnir ve sekiz ayaklı atı Sleipnir’dir. Sleipnir suda ve karada gidebilir ayrıca iki kuzgunu vardır. Bu kuzgunlar ona dünyadan haberler getirir. Kuzgunlardan birinin adı Huginn (düşünce) ve diğerinin adı Muninn’dir (hafıza). Ayrıca yanında Freki ve Geri adında iki tane kurt eşlik eder. Elindeki mızrak ise yine 9 ya da 7 gün asılı kaldığı kuzey mitolojisin gerçekleştiği yerin yaşam ağacında runeleri öğrenmesi sonucu kurtulduğunda kopardığı bir daldan yapılmıştır. Ragnarok günü geldiğinde, Fenrir Odin’i öldürecektir.[2]

Odin’in Adları şunlardır:

  1. Alda gautr
  2. Aldaföðr
  3. Alföðr
  4. Algingautr
  5. Arnhöfði
  6. Asagrim
  7. Atriðr
  8. Auðun
  9. Balder
  10. Biflindi
  11. Bileygr
  12. Blindi, Blindr
  13. Brúni, Brúnn
  14. Báleygr
  15. Bölverkr
  16. Drauga dróttinn
  17. Dresvarpr
  18. Ennibrattr
  19. Eylúðr
  20. Farmagnuðr
  21. Farmaguð
  22. Farmatýr
  23. Farmögnuðr
  24. Fengr
  25. Fimbultýr
  26. Fimbulþulr
  27. Fjallgeiguðr
  28. Fjölnir
  29. Fjölsviðr
  30. Fjörgynn
  31. Fornölvir
  32. Fráríðr
  33. Gagnráðr
  34. Gangari
  35. Ganglari
  36. Gangleri
  37. Gangráðr
  38. Gapþrosnir
  39. Gautatýr
  40. Gautr
  41. Geiguðr
  42. Geirlöðnir
  43. Geirölnir
  44. Gestumblindi
  45. Ginnarr
  46. Gizurr
  47. Glapsviðr
  48. Gollorr
  49. Grímnir
  50. Grímr
  51. Gunnblindi
  52. Göllnir
  53. Göllungr
  54. Göndlir
  55. Hagvirkr
  56. Hanga dróttinn
  57. Hangaguð,
  58. Hangatýr
  59. Haptaguð
  60. Helblindi
  61. Hengikeptr
  62. Herblindi
  63. Herföðr,
  64. Herjaföðr
  65. Herjan
  66. Herteitr
  67. Hertýr
  68. Hjarrandi
  69. Hjálmberi
  70. Hleifruðr
  71. Hléfreyr
  72. Hnikarr
  73. Hnikuðr
  74. Hrafnaguð
  75. Hrami
  76. Hrjóðr
  77. Hroptatýr
  78. Hroptr
  79. Hrosshársgrani
  80. Hvatmóðr
  81. Hveðrungr
  82. Hárbarðr
  83. Hárr
  84. Hávi
  85. Jafnhárr
  86. Jálg
  87. Jálkr
  88. Jólnir
  89. Jölfuðr
  90. Jörmunr
  91. Kjalarr
  92. Langbarðr
  93. Löndungr
  94. Njótr
  95. Olgr
  96. Rögnir
  97. Sanngetall
  98. Saðr
  99. Sigföðr
  100. Siggautr
  101. Sigmundr
  102. Sigtryggr
  103. Sigtýr
  104. Sigðir
  105. Sigþrór
  106. Skilfingr
  107. Skollvaldr
  108. Svipall
  109. Sviðarr
  110. Sviðrir
  111. Sviðurr
  112. Sviðuðr
  113. Sváfnir
  114. Svölnir
  115. Síðgrani
  116. Síðhöttr
  117. Síðskeggr
  118. Tveggi
  119. Tvíblindi
  120. Uðr
  121. Vakr
  122. Valföðr
  123. Valgautr
  124. Vegtam
  125. Veratýr
  126. Vingnir
  127. Viðrir
  128. Viðrímnir
  129. Viðurr
  130. Váfuðr
  131. VófuðrYggrÝjungr
  132. Ófnir
  133. Ómi
  134. Óski
  135. Óðinn
  136. Þekkr
  137. Þrasarr
  138. Þriði
  139. Þrór
  140. Þróttr
  141. Þundr
  142. Þuðr [2]

Bor ve Bestla’nın, Kuzey’in ilk tanrıları olan üç çocukları olmuştur; en büyükleri Odin, Vili ve son olarak da Ve’dir.

O günlerde devler dünyayı arşınlamaktaydılar. Ama günün birinde, tıpkı Nuh peygamberin zamanında meydana gelen felakete benzer bir olay, devlerin de başına geldi. Odin, Vili ve Ve, Ymir’i katlettiler. Devin yaralarından öyle çok kan aktı ki, soyunun neredeyse tamamı bu kan selinde boğuldu. Yalnızca son anda lúðr denen bir tür gemiye binmeyi başarmış olan Bergelmir adlı birisi ve onun ailesi bu felaketten sağ kurtulabildi. Snorri’nin ‘gemi’ diye yorumladığı lúðr sözcüğü, aslında ‘sandık, tabut’ anlamına gelmektedir.

Odin ve kardeşleri, katlettikleri Ymir’in cesedini israf etmediler ve Ginnungagap’ın ortasına bıraktılar. Burada, eti toprağa, kemikleri yalçın kayalıklara dönüştü. Dişleri ve un ufak olmuş kemikleri, çakılları ve küçük kayaları meydana getirdi. Kanı ise dünyayı çevreleyen denizi ve diğer durgun suları oluşturdu. Üç kardeş, Ymir’in kafatasını gök kubbeyi oluşturması için adeta büyük bir incelikle işlediler. Ardından, dünyanın üzerini örtecek bu kubbeyi havaya kaldırsınlar diye pusulanın ana yönlerine karşılık gelen noktaların her birine, birer cüce yerleştirdiler. Muspell’den sıçrayan kıvılcımları ve kızgın korları yakalayıp kimisi sabit duracak, kimisi hareketli olacak şekilde gök kubbeye serpiştirip gök cisimlerini düzenlediler.

Gelgelelim, kardeşlerin işleri henüz bitmemişti. Ymir’in kaşlarını alıp, insanları devlerden koruyacak bir duvar örmek için kullandılar. Bu duvarın içerisinde kalan korunaklı bölge, insanların yaşadıkları yer olan Midgard’dır. Daha sonra, Ymir’in beynini alıp bulutları oluştursun diye gökyüzüne savurdular.[14]

Ymir’in etiyle yer biçimlendirme
Ve teriyle deniz;
Kemikleriyle kayalıklar, saçıyla ağaçlar,
Ve kafatasıyla gök.
Sonra kemiklerinden şen tanrılar
İnsanoğulları için Migdard yaptı;
Ve beyninden, huysuz Bulutların hepsi yaratıldı.[15]

Odin
Bronz bir kapı üzerine işlenmiş başka bir tek gözlü Odin figürü. Stockholm Merkez Tarih Müzesi

Odin’in kozmolojiye ve geçmiş ile gelecekteki olaylara duyduğu ilgi, İskandinav mitleri ve inanışı hakkındaki bilgimizin çoğunu sağlayan küçük bir grup bilgelik şiirinde adeta kutsallaştırılmış olmasından ötürü bizim için önemlidir. Bu şiirlerden biri, Odin ve ilminin derinliğiyle ünlü bir dev olan Vafthrudnir arasında yapılan bir beceri ve bilim yarışmasını anlatan Vafþrúðinismál’dır. Bu şiir, Odin ile Frigg arasında geçen bir konuşmayla başlar. Odin karısından bir konuda başka zaman olsa kulak asmayacağı bir tavsiye istemektedir. Acaba ne çok şey bildiğini öğrenmek için Vafthrudnir’i ziyaret etmeli midir? İtaatkâr bir eş olan Frigg, kocasının fikrini değiştiremeyeceğini bildiği için, geri dönebilmesini umarak onu gönderir.

Odin Vafthrudnir’in salonunun kapısına varır ve ona hiç de nazik olmayan bir üslupla seslenir. Yine de dev onu içeri davet eder ve sorguya çeker. Her zaman olduğu gibi, Odin yine takma ad kullanıp kendisini Gagnrad olarak tanıtır. Gagnrad’ı kısaca sorgulayan dev, onu oldukça bilgili bulur ve ona bir yarışma teklif eder: Birbirlerinin hünerlerini sorgulayacaklardır ve kaybeden kellesinden olacaktır. Böylece Gagnrad, Vafthrudnir’e dünyanın kökeni, tanrıların doğası ve dünyanın sonu hakkında sorular sormaya başlar. Dev bu soruları büyük bir bilgelikle yanıtlar. Ama Gagnrad sorduğu son soruyla onu tufaya getirir:

Odin’in oğlu olan ve kazara öldürülen tanrı Baldr’ın cenazesi yakılmak üzere odunların üzerine konduğu sırada Odin onun kulağına ne fısıldamıştır?

Bu sorunun yanıtını yalnızca Odin bilmektedir. Böylelikle dev, kandırıldığını anlar:

Kimse bilemez o kadim zamanlarda,
Oğlunun kulağına senin ne fısıldadığını.
Bittim artık ben, eski öykülerimi anlattım hep,
Ve tanrıların yazgısını da söyledim.
Şimdi biliyorum ki yarıştığım kişi Odin’di,
Her zaman en bilge olan... [16]

En süslü resimlerden biri eski Vikinglerin Şiirsel Edda’sında görülür. Tanrıların başı Odin (Wotan), kendisinin ve diğer tanrıların cehenneminin nasıl olacağını bilmek istemiştir, ve “Bilge Kadın,” yani Dünya Anası’nın kendisinin bir kişileşmesi olan Kader ona anlatır: [17]

Kardeşler dövüşüp birbirine girecek,
Ve ‘kız kardeş’ oğulları akrabalığı lekeleyecek,
Fahişeliklerle dünyada olmak güçleşecek;
Baltanın, kılıcın, kalkanın zamanı ayırmasıyla
Rüzgârın, kurdun zamanı, önce dünya sarsılacak;
İnsanlar birbirine aldırmayacak.[18]

Odin’in yine esas oğlan olarak karşımıza çıktığı bir başka bilgelik şiiri ise Grímnismál’dır. Daha ayrıntılı bir öyküleyici çerçeve içinde anlatılan bu şiir, Codex Regius içerisinde yer alan nesir tarzında yazılmış bir giriş bölümünde bulunmaktadır. Bu öykü, birisi on, diğeri sekiz yaşında olan Agnar ile Geirrod adındaki iki genç prensi anlatır. İki kafadar bir gün balık avlamak için tekneyle denize açılırlar. Aniden çıkan bir fırtına onları açık denizlere sürükler. Kaza geçiren gençler, yakınlarında bir çiftçi kulübesinin bulunduğu bir sahile vururlar. Bütün kışı çiftçi ile karısının yanından geçirirler. Çiftçi, bu süre zarfında Geirrod’a özel bir ilgi gösterir. Bahar mevsimi geldiğinde, onlar için bir gemi bulunur. Gençler gemiye binerlerken, çiftçi, Geirrod’a özel birtakım bilgiler verir. Gemi onların anavatanlarına ulaştığında, pruvada beklemekte olan Geirrod derhal kıyıya atlar ve ağabeyi hâlen güvertede olduğu halde gemiyi var gücüyle denize doğru geri iter. Geirrod evine vardığında babasının ölmüş olduğunu öğrenir ve onun tek meşru varisi sayılır. Böylece, şerefli bir veliaht olarak yetişme fırsatını yakalamış olur. Diğer meşru mirasçı Agnar ise gemiyle denizde bir süre sürüklendikten sonra ıssız bir yerde karaya çıkar ve orada devler tarafından tutsak alınır.

İki kardeş arasında yaşanan bu anlaşmazlık, Geirrod’un koruyucusu Odin, Agnar’ın koruyucusu ise Frigg olduğu için, yüksek mevkilerde bir kavga çıkmasına sebep olur. Çift birgün tahtlarında oturmuş dünyada olup bitenleri seyretmektedir. Odin, bir ara patavatsızca “Evlatlığın Agnar’a bak hele. Bir mağarada dişi bir devle halvet oluyor. Oysa benim evlatlığım Geirrod, ülkesine hükmeden bir kral” der. Frigg buna “Geirrod cimrinin tekidir. Verdiği davetlere çok fazla kişinin gelmiş olduğunu düşünürse, konuklarına işkence yapmaktan dahi çekinmez” diyerek sertçe yanıt verir. Bu bir iftiradır ve çift bu yüzden kavgaya tutuşur. Odin, Geirrod’un hiç de öyle birisi olmadığı üzerine karısıyla bahse girer.

Odin, Frigg’in suçlamalarının aslı astarı olup olmadığını öğrenebilmek amacıyla, kılık değiştirip Geirrod’un sarayına gider. Gelgelelim, Frigg kocasından daha kurnaz çıkar. Geirrod’a derhal bir haberci gönderip onu topraklarında dolaşan bu yabancı konusunda önceden uyarır. Geirrod bu uyarıya kulak verir ve kılık değiştirmiş olan Odin’i tutsak alır. Odin’in üzerinde rengi lacivert ile siyah arasında olan bir harmani vardır ve kendisini bu kez Grimnir olarak tanıtır. Geirrod ondan daha fazla bilgi almak ister. Ama Grimnir sessiz kalmakta ısrarlıdır. Bu yüzden, Geirrod ona işkence eder. Yan yana iki büyük ateş yaktırıp Grimnir’i sekiz gün sekiz gece boyunca bu iki ateş arasında bırakır. Hava öylesine ısınır ki, üzerindeki harmani bile alev alır. Geirrod’un kuşku götürür bir nezaketle ağabeyinin adını verdiği, on yaşında bir oğlu vardır. Grimnir’in haline acıyan bu genç Agnar, ona bir boynuz dolusu içki getirir. Grimnir ona minnettar kalır ve genç Agnar’ın taht ile mükâfatlandırılacağı müjdesi ile şiir açılır:

İşte şimdi görüyorsun Odin’i
Yaklaş bakalım, yaklaşabilirsen.

Kral Geirrod, kılıcı kınından yarı yarıya çekilmiş vaziyette tahtında oturuyorken konuğunun Odin olduğunu öğrendiği an derhal ayağa fırlar ve koşup Odin’i ateşten uzaklaştırmak ister. Kılıcı elinden kayıp kabzası aşağıda kalacak şekilde yere düşer. Kral da ayağı tökezleyince, kılıcın üzerine kapaklanır. Kılıç ona saplanır ve Kral ölür. Sonra, Odin bir anda gözden kaybolur. Genç Agnar ise uzun yıllar boyu kral olarak hüküm sürer.[19]

Hiç kuşkusuz, Hıristiyanlığın İskandinavların davranışlarında ya da inançlarında köklü birtakım değişiklikler meydana getirmiş olduğu varsayımıyla hareket etmek zorunda değiliz. Bildiğimiz kadarıyla, o dönemlerde İrlanda’da yaşayan bir İskandinav’ın aynı anda hem İsa’ya hem de Thor’a inanıyor olması pekâlâ mümkündü. Hıristiyanlığın mitleri, İskandinav mitlerinin yerini almaktan ziyade, onlara bir şekilde eklenmiş ya da yedirilmiş de olabilir.

Bu konuda bir örnek, Man Adası’ndaki Andreas’ta bulunan ve üzerinde haç şekli olan bir mezar taşıdır. Bu mezar taşı üzerinde, bir hayvan tarafından söz konusu haçın kollarının birinin altında vahşice saldırıya uğrayan mızraklı bir sima tasvir edilmektedir ve genel kanı, bu simanın, korkunç kurt Fenrir’in saldırısına uğrayan tanrı Odin olduğu yönündedir.[20]

Odin, Fenrir, Kurt, Wold, Andreas
Kurt Fenrir, Ragnarok’ta Odin’e saldırıyor. Odin’in kuzgunlarından biri, soğukkanlı bir şekilde omzuna tünemiş bulunmaktadır. Andreas’ta bir anma taşı.

Odin, diğer tanrılar ile birlikte sıkı gözetimde tutabilmek için canavar kurt Fenrir’i Asgard’a getirir. Yaratığın büyümesinden endişelenen Odin, vahşi hayvanın Dokuz Dünyayı yok etmesini önlemesi umuduyla oğlu Tyr i, onu beslemek ve eğitmekle görevlendirir. Kaderinin Fenrir in kaderine bağlı olduğunu öğrenen Odin, kurdun sonsuza kadar bağlı tutulması gerektiğine karar verir. Dolayısıyla tanrılar onu zincirlerle bağlamaya teşebbüs eder, ancak dev yaratık hiç zorlanmadan zincirden kurtulur.

Birkaç başarısız girişimden sonra, tanrılar elflerin yardımını ister, elfler de sakallı bir kadının kıllarından özel bir kurdele işleyerek Odin’e bunun kurdu zaptedeceğine dair güvence verirler. Tyr, Fenrir in güvenini kazanmak için sağ elini cesurca kurdun ağzına sokar. Hayvan çözülmez bir iple bağlandığını fark eder etmez Tyr de elini Fenrir’e kaptırdığını görür.[16]

‘Yüce Olanın İlahisi’ anlamına gelen Hávamál adlı şiir, birbirinden kopuk farklı dörtlük dizilerinin aynı başlık altında toplanmasıyla oluşturulmuş, eski tarihli karmaşık bir çalışmadır. Bu dörtlüklerin tam olarak ne zaman derlendikleri tartışmalıdır. Kimi bilginler, bu dörtlüklerin Yüce diye de bilinen tanrı Odin’in kişiliği hakkında bilgiler veren rastgele seçilmiş kadim dizelerden oluştuğuna inanmaktadırlar. Diğerleriyse, bu şiirin muhtemelen 12. yüzyıldan kalma olan ve dönemin bilginlerinin elinden çıkma, gözden geçirilmiş bir derleme olduğunu ileri sürmektedirler. Her halükarda, çoğu bilgin, Hávamál şiirinin kadim Viking çağından kalma önemli malzemeleri bir araya getirdiği konusunda hemfikirdir: Bu şiir, hiç değilse Vikinglerin dünya görüşü hakkında elle tutulur bilgiler verebilmektedir.[21]

Şiirin bazı yerlerinde ise karşımıza kısa öyküler çıkabilmektedir. Ancak bazı dizeler vardır ki, ne anlama geldikleri tam bir muammadır. Loddfafnir adlı meçhul bir kişiye sesleniyor görünen bilgelik hakkındaki bir grup dörtlükten hemen sonra ve Odin olması muhtemel bir simanın yaptığı büyülerin listesinin çıkarıldığı bölümden hemen önce yer alan şu dizeler, buna bir örnek teşkil etmektedir:

Hatırlıyorum asılı kaldığımı rüzgâr alan bir ağaçta,
Hem de tam dokuz gece boyunca.
Mızrak yarasıyla teslim ettim ruhumu Odin’e,
Kendimi, aslında yine kendime.
Köklerinin nerelere uzandığını kimsenin bilmediği,
O ağacın dalları üzerinde.

Ne yiyecek verdiler, ne de bir damla su boynuzdan.
Dikkatle baktım aşağıya, yukarıdan.
Topladım runleri; hem de inleye inleye,
Ve sonra düştüm yine.[21]

Şu mit, Kvasir adlı bir yaratığı öldürüp kanını balla karıştırmak suretiyle, içen kişiyi şaire dönüştüren bir bal şarabı yapmış olan Fialar ve Galar adlı iki cücenin başından geçenleri anlatır: Cüceler, bu bal şarabını üç kazanda saklarlar. Ama Suttung adlı bir dev, şarapla dolu bu kazanları cücelerden çalar. Odin de içkiyi Suttung’dan çalmak için bir kumpas kurar. Devin kızını ayartır ve onun aklını öyle çeler ki, dişi dev Odin’in kazanlardan birer yudum içki almasına razı olur. Bunu fırsat bilen Odin, üç yudumda kazanları tamamen boşaltır. Kendisini hemen bir kartala dönüştürür ve yakalanmamak için dağların üzerinden uçarak oradan kaçar. Suttung, içkiyi çaldırdığını anlayınca, hemen kendi kartal postunu giyer ve Odin’in peşine düşer; hatta bir ara yakalamasına ramak kalır. İşte tam bu sırada, Aesir kendi saraylarının üzerinde süzülmekte olan Odin’in havada büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığını görürler. Hemen Odin’in yardımına koşup sarayda ne kadar kova ve kavanoz varsa hepsini sarayın avlusuna dizerler. Odin, bal şarabını bu kova ve kavanozlara kusar. Böylece, bal şarabı, şair olmaya can atanlara dağıtılacağı güne dek, Aesir’in sarayında tutulur. Snorri (ya da Bragi), şiir sanatına bu yüzden ‘Odin’in ganimeti’ ya da ‘Odin’in keşfi’ veya ‘Odin’in içkisi’ de denebileceğini belirtir.[22]

Odin, Frigg
Odin ve karısı Frigg

Popüler Kültür

Odin birçok çizgi film,çizgi roman ve film’de görünmüştür. Marvel Comics’in Thor çizgi romanlarında ana karakterlerden biri olarak yer almış, bu çizgi roman’la bağlantılı animasyon ve oyunlarda görünmüştür. Çizgi romandan uyarlanan Thor ve Thor: Karanlık Dünya filmlerinde Anthony Hopkins tarafından canlandırılmıştır.

Ortaçağ ve mitoloji deki tarihsel olaylardan esinlenerek yaptığı şarkılar ile Heavy Metal’in köklü gruplarından biri olan Manowar 2006 yılında The Sons Of Odin adında bir EP albüm yayınlamıştır.

Ayrıca Manowar 2007 yılında Gods Of War isimli albümünü yayınlamış, bu albümdeki tüm şarkılar İskandinav mitolojisine ait olmak üzere çoğu Odin’le ilgili şarkılardır. (The sons of odin, odin, the blood of odin, overture to odin..) Fakat tam bir Viking grubu olan Amon Amarth neredeyse tüm şarkılarında İskandinav tanrılarından ve Odin’den bahseder. Twilight of The Thunder God şarkısında Odin’in ölümünden ve onu öldüren kurtun (fenris) Thor tarafınan öldürülmesinden bahseder.

Ayrıca Black Metalin kurucu gruplarından olan Bathory de bir viking metal grubudur ve şarkılarında sıkça Odinden Thordan Vallhalladan bahseder.[2]

Akhenaton'un Hazırladığı Diğer Makaleler ❯

Kaynaklar

[1] R. I. Page, “İskandinav Mitleri”, çev. İsmail Yılmaz, Pjoenix Yayınları, Ankara, ISBN No: 978-605-5738-10-5, s.10.
[2] https://tr.wikipedia.org/wiki/Odin
[3] Donna Rosenberg, “Dünya Mitolojisi: Büyük Destan ve Söylenceler Antolojisi”, İmge Yayınevi, 3. baskı, Ağustos 2003, s.782.
[4] Arş. Gör. Mert Kozan, “Kuzey Mitolojisinin Günümüz Popüler Kültürüne Yansımaları”, TSA, Yıl: 17, Sayı: 3, Aralık 2013, s.247.
[5] Donna Rosenberg, a.g.e., s.775.
[6] R. I. Page, a.g.e., s.52, 71-72.
[7] John Lindow, “Norse Mythology: A Guide to Gods, Heroes, Rituals, and Beliefs”, Oxford Univesity Press, Oxford 2006, s.290.
[8] Mark Daniels, “Bir nefeste Dünya Mitolojisi”, Maya Kitap, İstanbul 2014, s.194.
[9] Donna Rosenberg, a.g.e., s.63.
[10] https://en.wikipedia.org/wiki/Odin#cite_note-21
[11] R. I. Page, a.g.e., s.119.
[12] Joseph Campbell, “İlkel Mitoloji”, çev. Kudret Emiroğlu, İmge Yayınevi, 2. baskı, Ankara 1992, ISBN 975-533-037-2, s.192.
[14] R. I. Page, a.g.e., s.109-110.
[13] Poetic Edda, “Hovamol” 139, çev. Henry Adams Bellows (New York, American-Scandinavian Foundation, 1923), s. 60.
[15] Prose Edda, “Gylfaginning,” IV-VIII (Arthur Gilchrist Brodeur, The American-Scandinavian Foundation, New York, 1916.
[16] Mark Daniels, a.g.e., s.197.
[17] Joseph Campbell, “Kahramanın Sonsuz Yolculuğu”, Kabalcı Yayınevi, 2. baskı, İstanbul 2010, ISBN: 978 605 5272 42 5, s.398.
[18] Prose Edda, a.g.e., s. 77-81
[19] R. I. Page, a.g.e., s.72-74.
[20] R. I. Page, a.g.e., s.16-17.
[21] R. I. Page, a.g.e., s.23-24.
[22] R. I. Page, a.g.e., s.37.
[23] Donna Rosenberg, a.g.e., s.789.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Warcraft, 23.06.2019, 11:36 (UTC):
dostum eline sağlık... yine güzel bir konu olmuş...
Odin hakkında hiçbilgim yoktu. Öğrenmiş oldum... Emeğinize sağlık...

Yorumu gönderen: Silverhand, 22.06.2019, 09:51 (UTC):
Yazı için çok teşekkürler. Aradığım işte buydu, rica etsem Thor için de böyle geniş, açıklamalı bilgilendirici bir yazı yazarmısınız? mesela ben Odin'in az yiyip içtiğini bilmiyordum vs.. Teşekkürler.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
📊 19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 51962562 ziyaretçi (131782125 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler