Perde Arkasinda Emek Agliyor
 
arkasında, ağlıyor, emek, perde

Perde Arkasında Emek Ağlıyor

Bircan M.

Emek, gözardı edilemeyecek kadar değerli. Emek, her gözün göremeyeceği kadar gizemli. Çoğumuz, biliriz hep, gördüklerimize değer veririz. Bu yüzden de gözden ırak olan, gönülden de ırak oluyor herhalde. Oysa hayatımızın her bölümünde gizli kalmış bir emek vardır.

Ya ben etrafıma karşı çok dikkatliyim, ya da çok fazla duyarlıyım. Bu, beni, zihnimi yoruyor; ama elimde olmayan bir duygu. Bu yüzden de hep kalbim buruk geziyorum.

Film izlerken hepimiz baş kahramanlara odaklanırız. Ben, film bitene kadar o senaryoyu yazanı, nasıl bu kadar bilgiyi toplayıp hiçbir ayrıntıyı atlamadan yazdığını düşünürüm ve bu film karelerinin ardında olan emeği ve bizlere gelene kadar kaç elden kaç emek süzgecinden geçtiğini hayâl etmeye çalışırım.

Dizilerimiz var. Hepimizin izlediği, bâzen bizlere hoş vakit geçirten, bâzen de kızdıran. O kadar kaptırırız ki kendimizi, âdetâ gerçek gibi izleriz. Oysa bizim o anda dinlenerek izlediğimiz o dizi için yorulan sanatçılar, nasıl bir emek veriyorlar. Sadece bunu düşünmek bile emeğe saygıdır. Neler kaçırıyor hayatlarından görmedikleri, bilemeyiz.

Haber spikerleri, haberleri sunarlar. Ama o haberleri canı pahasına toplayan kameramancı arkadaşlar, ancak üzerlerine saldırılırsa ya da canlarını kaybederlerse gündeme gelirler.

Bir sanatçı çıkar, şarkısını söyler. Oldukça da tutulur. Beğenirsek ne âlâ; ama beğenmezsek, hemen bir şeyler bulup söyleriz hiç düşünmeden. Oysa o şarkı, bizlerin kulaklarına hoş saatler geçirtene kadar kimbilir ne emeklerle hazırlandı.

Gözlerimizin görüp gönüllerimizin görmediği her yerde en basit bir işte bile emek var.

Bir elbise alırız. Giyer geçeriz ayna karşısına. Mutlu olduğumuz o dakikada acaba kaçımız bu elbisenin yaratıcısını düşünüyor? O mağazada kendi kendine olmadı. Kaç elden geçti kim bilir.

Lokantalarda beğenilen yemek menüsü ardından kaçımız gidip o yemeği bize en iyi şekilde sunmaya çalışan aşçıya teşekkür ediyoruz? Emeğinin takdir edilmesi herkesin hoşuna gider.

Bâzen bir daire beğeniriz. Gezer, bütçemiz uyarsa alırız. Ama o her gezdiğimiz odanın ayrı bir emeği, mâzisi vardır. Her taş, emek ile umut ile örülmüştür ve o inşaat ustaları, sıcak soğuk demeden emek ederler o hâle getirene kadar.

Kömür ocaklarında çalışan işçiler. Onlar, takdir edilmeyi en çok hak eden kişiler bana göre. Aydınlığı çok az görerek yaşıyorlar. Hayatları hep tehlikede. Onların emekleri önünde ben saygı ile eğiliyorum ve bu işçilerin emeğini çalanları kınıyorum.

Ve yediğimiz ekmek. O mübârek ekmek, bizim soframıza gelene kadar nasıl bir işlemden geçiyor. Yıllarca şâhit oldum ben. Yediğimiz her şeyi çiftçilerimize borçluyuz. Maalesef bu toplumda en çok ezilen, yine onlar. Çiftçilerimizin emekleri ile hayatta kalıyoruz. Bu yüzden köylü deyip kınamamalıyız. Çünkü onlara çok şey borçluyuz.

Daha saymaya kalksam bitiremem. Bu örnek verdiklerim bile acaba gerçek emeğinin karşılığını alabiliyorlar mı? Tabiki hayır. Onların emeklerine hazır konanlar var. Her zaman büyük balık, küçük balığı yutuyor ve geçimleri için öyle mecburlar ki, seslerini çok fazla çıkaramadan çalışıyorlar. Yüce Yaradan, çok küçük de olsa kul hakkına girmekten korusun cümlemizi.

Şu koskocaman kainatın bile bir Yaratıcı'sı var. Yaratıcıyı göremiyoruz diye kainatı yok sayamayız, öyle değil mi? Ben bile bu toplumun içinde en ufak sayılabilecek bir bireyken, yazdığım her yazıyı özenle seçmeye çalışarak bir emek harcıyorum. Bu, aklıma şu soruyu getiriyor. Bu sitenin kurucusu, nasıl bir emek vererek sizlere ulaşıyor?... Belki sosyal bir hayatı yok. Belki gece, çok uzun saatlere kadar çalışıyor ve sizin sadece bir sayfasını okuyarak sıkıldığınız yazıları o harfi harfine okuyup hatasız bir şekilde sizlere sunmaya çalışıyor. Bir idarecinin emeğini görmüyoruz diye onu yok sayamayız. Hepimizle ayrı ayrı uğraşıyor ve karşılığında sadece yaptığı, emeğin takdir edilmesini istiyor olabilir. Herkes gibi.

Ama bunları göz ardı eden o kadar çok okuyucu var ki. Yorumlara "berbat bir site" yazabiliyor. Rengini beğenmeyebiliyor. Farkında olmayan konuşuyor. Benim bu kişilere de soracak bir sorum var. Nesini beğenmiyorsunuz?

Hay Allah, ben de soruyorum. Hiç görülmeyen bir akıldan cevap alabilir miyim?

Bircan M. (Kayıpgül),
14 Haziran 2010, Pazartesi.

Bircan M.'nin Diğer Yazıları






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
📊 19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 50800672 ziyaretçi (128763563 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler