Popol Vuh 09
 
Cabrakan

Popol Vuh

Mayaların Kutsal Kitabı

9. Bölüm

Kendini beğenmilerin üçüncüsü, Vukub Cakix’in Cabrakan adındaki ikinci oğluydu. “Dağları deviren benim!” dedi Cabrakan.

Ama Hun-Ahpu ve Xbalanque, Cabrakan’ı da yendiler. Hurakan, Chipi-Cakulha ve Raxa-Cakulha; Hun-Ahpu ve Xbalanque’ye öyle dediler:

“Vukub-Cakix’in ikinci oğlu da payına düeni alsın. İstediğimiz bu; çünkü onlar, yeryüzünde kötü eyler yaptılar. Haşmetlerini yaşadılar, azamet gösterdiler, güçlerini sergilediler. Ama öyle olmamalı. Onu Güneş’in doğduğu yöne götürün.”

“Tabii ki Yüce Efendimiz!” diye karşılık verdi iki genç. “Gördüklerimiz hiç de iyi değil. Siz yok musunuz sanki? Huzur veren sen değil misin Göğün Kalbi?” diye sordu Hurakan’ın sözlerini duyan gençler.

Ama o sırada Cabrakan, dağları yerinden oynatmakla meşguldü. Ayağını bastığı yerde büyüklü küçüklü dağlar bitiyordu. Cabrakan’la karşılaşan gençler, ona şöyle sordu:

“Nereye gidiyorsun delikanlı?”

“Hiçbir yere” diye yanıt verdi Cabrakan. “Yalnızca dağları yerinden oynatıyorum. Onları yerle bir ediyorum.”

Ardından Cabrakan, onlara sordu: “Buraya neden geldiniz? Sizleri tanımıyorum. Adınız nedir?”

“Adımız yok bizim.” diye karşılık verdi gençler. “Dağlarda ağız tüfeğiyle kuş avlayan avcılarız sadece. Kimimiz kimsemiz yok genç adam.”

“Küçük-büyük dağlarda dolaşırız durmadan. Ama çok büyük bir dağ gördük. Çok büyük bir uçurum var kıyısında. Dağ, gerçekten çok yüksek. O kadar yüksek ki diğer dağların zirvelerine tepeden bakıyor. Bu yüzden orada tek bir tane bile kuş avlayamadık. Senin bütün dağları dümdüz ettiğin doğru mu?” diye sordular ona.

“Bahsettiğiniz bu dağı gerçekten gördünüz mü? Hani nerede? Görseydim eğer yerle bir ederdim onu. Nerede gördünüz onu?” diye sordu Cabrakan.

“Orada, Güneş’in doğduğu yönde.” diye cevap verdi Hun-Ahpu ve Xbalanque.

“Tamam, bana yolu gösterin haydi.” dedi Cabrakan iki gence.

“Hayır, olmaz! Seni aramıza almamız gerekiyor. Birimiz sağına, birimiz de soluna geçecek. Ağız tüfeklerimiz de yanımızda. Böylece yolda kuş görürsek avlayabiliriz.”

Böylelikle neşe içinde hep birlikte yola çıktılar. İki genç, bir taraftan ağız tüfeklerini deniyordu. Ancak kuları vurmak için kilden yaptıkları mermileri kullanmıyorlardı. Yalnızca havayı kullanıyorlardı.

Cabrakan, bu duruma şaşıp kalmıştı. Ardından gençler, bir ateş yaktı ve pişirmek için kuşları ateşe koydular. Ama kuşlardan birini “tizate” ile kapladılar ve onu tozla bembeyaz yaptılar.

“Çıkan kokuyla iştahını kabartmak için ona bunu verelim.” dediler. “Bu kuş, onun sonu olacak. Nasıl ki kuu toprakla kapladık, onu da öldürdükten sonra aynı şekilde toprağa gömelim.”

“Bir şey yaratmak ne kadar yüce, ne kadar bilgecedir; ekim vakti günün doğması...” dedi gençler.

“İnsanın canı nasıl yemek isterse Cabrakan da bizim hazırladığımız kuşu yemek istiyor.” diye konutular aralarında.

Bu arada kular kızarıyor, döndükçe renkleri de değişiyordu. Kuşlardan damlayan yağ ve su, etrafa iştah kabartıcı bir koku salıyordu. Cabrakan, kuşları yemek için büyük bir iştah duyuyordu. Ağzı iyice sulanmıştı. Pişen kuşların kokusu yüzünden esnediğinde ağzından salya ve tükürükler akıyordu.

Ardından dayanamayıp sordu Cabrakan: “Ne yiyorsunuz siz? Hiç bu kadar iştah açıcı bir koku duymadım doğrusu. Bana da bir parça versenize.”

Bunun üzerine Cabrakan’a bir kuş verdiler. Ama o kuş, Cabrakan’ın sonu olacaktı. Kuşu yedikten sonra o büyük dağın bulunduğu yöne doğru tekrar yola koyuldular.

Ancak kısa bir süre Cabrakan’ın eli ayağı boşaldı. Yediği kuun bulandığı toprak yüzünden gücü tükenmişti. Dağlara hiçbir şey yapamıyor, eskisi gibi onları yerinden oynatamıyordu.

Onun bu halini gören gençler, ellerini ve ayaklarını bağladılar ve onu yere attılar. Ardından da onu toprağa gömdüler.

Hun-Ahpu ve Xbalanque, Cabrakan’ı işte böyle yendiler. Ama onların yeryüzünde yaptıklarının hepsini anlatmak mümkün değildir.

Vukub-Cakix, Zipacna ve Cabrakan’ın yenilgisinden sonra, 10. bölümde sizlere Hun-Ahpu ve Xbalanque’nin nasıl doğduğunu anlatacağız.

«3456789»






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
📊 19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 50522474 ziyaretçi (128118564 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler