Sardes Harabeleri
 
Sardes

Sardes Harabeleri

Sardes ya da Sardeis, Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Sart kasabası yakınlarında bulunan ve Lidya (Lydia) devletine başkentlik yapmış antik kenttir. İzmir’in 90 kilometre doğusunda yer alan antik Sardes kenti, Ephesos, Smyrna, Pergamon ve İç Anadolu’dan gelen yolların kesiştiği noktada bulunur. Lidya Devleti’nin başkenti olan Sardes, Susa’dan başlayarak bütün Anadolu’ya geçen ünlü Kral Yolu’nun Batı Anadolu’da sona erdiği noktaydı. Sardes’i çevreleyen dağlar, altın yatakları bakımından çok zengindir.

Sardes, bilinen tarihe göre paranın ilk basıldığı yerdir. Ayrıca tarihteki ünlü Kral Yolunun başlangıcıdır. Uzun süre değerli taş olarak kullanılmış turuncu kuvars taşının Batı dillerindeki ismi olan ve "sard" kelimesi, taşın antik çağda çıkarıldığı Sart bölgesinden gelir. Halen burada Kuvars taşı ve altın çıkarımı devam etmektedir. Sart'ta tarihte bilinen ilk tiyatro kalıntıları da mevcut olup gün yüzüne çıkarılmaya çalışılmaktadır. Ayrıca Sart'ın yaklaşık 5 kilometre kuzeyinde "Bin Tepeler" ismiyle anılan yaklaşık olarak 85 tane mezardan oluşan Lidya kraliyet mezarlığı bulunmaktadır. Sart kasabasında Batı Anadolu'nun Hıristiyanlığın 7 kutsal tapınağından biri olan Artemis Tapınağı yer almaktadır.

Tarihi kütüphanesi ve kral tahtları hâlen büyük bir oranda sağlam kalmış ve ziyarete açıktır. Burada yer alan tarihi eserlerin çoğunluğu itibariyle tıpkı aynı yapımıdır orijinalleri Manisa Etnografya Müzesi'nde sergilenmektedir. İzmir-Uşak yolu üzerinde bulunması ziyaret için büyük kolaylık sağlar. Sardes Antik Kenti'nde bulunan başlıca tarihi yapılar şunlardır:

  1. Akropol
  2. Gymnasium
  3. Artemis Tapınağı
  4. Kilise
  5. Hamam
  6. Mahkeme Binası
  7. Evler
  8. Mezarlar
  9. Bintepe

Sardes, Lidya Krallığı’nın başkentidir. Hermos (Gediz) vadisi içinde, Tmoloslar’ın (Bozdağ) kuzey etekleri üzerindeki yalçın kayalıkta kurulmuştur. Güçlü surlarla çevrili sitalde krallık sarayıyla öteki resmi binalar olduğu anlaşılmaktadır. Aşağı kent stadelin batı ve kuzey etekleri üzerindeki geniş alanda kurulmuştur. Kuzeyde saptanan kireç taşından anıtsal teras duvarları bu yörenin Lidyalılar açısından önem taşıdığına ve resmi karakterine işaret eder; ancak bunlar günümüze yalnızca parçalar halinde kalabilmiştir. Ekonomik etkinlikler daha çok batı yakada, kenti bu yönde sınırlayan Paktalos (Sart) çayı yöresinde toplanmıştır. Altın arıtma atölyeleri, mücevherci dükkanları ve pazar yeri hep bu taraftadır.

Halka ait konutlar oldukça sade ve yoksul görünümlüdür. Taş temel üzerinde yükselen kerpiç duvarlar sazdan bir damla örtülüydü. Çok basit türde tek hücreli olarak inşâ edilmişlerdir. Boyutları 8.00 3.20 metre civarında olan hücreler dikdörtgen planlıdır. İç bölünme ev halkının gereksinimine göre ayarlanmıştır ancak arada belirgin bir bölme duvarı da yoktur. Tavana asılan bir perde benzeri bir şeyle bölme sağlanmıştır. İçerde kiler bölümü ile ocak ve fırına yer verilmiştir. 6. yüzyılın ikinci yarsında konutların duvarları dıştan boyalı kabartmalarla süslü, pişmiş toprak levhalarla kaplanmaya, çatılar da kiremitle örtülmeye başlanmıştır. Sardes aşağı kenti önceleri sursuzdu. 7. yüzyılın ilk yarısı içinde Kimmerler’in yağmalarına sahne olan Sardes, 7. yüzyılın ikinci yarısı içinde 20 metre kalınlığında ve yüksekliği 10 metreyi aşan bir surla çevrildi.

Kralın nekropolü 4-5 kilometre kuzeyde, Marmara (Gygaie) Gölü’nün güney kıyılarında, halkın gömü alanı ise Paktalos Çayı’nın hemen batısındaki yamaç üzerindedir. Kral ve Kraliçe’nin gömüldüğü nekropolde irili ufaklı 150 kadar tümüslüsten üçünün krallara ilişkin olduğu düşünülmektedir. 335m çapında ve 61m yüksekliğindeki biri, Anadolu’daki benzerlerinin en yükseğidir. Bu anıtın küçük gömü odası zaman zaman ağırlıkları 16 tona ulaşan, özenle işlenmiş mermerleşmiş kireçtaşı bloklarından yapılmıştır. Mezar odaları taştan inşâ edilmiş, önüne bir giriş ve kapı eklenmiş, son olarak da yığılan toprağın yanlara doğru kaymaması için tepenin çevresine taştan bir duvar örülmüştür.

Halkın gömüldüğü Paktalos Çayı’nın batı yakasındaki küçük mezarların girişleri basamaklar ve kabartmalı stellerle belirtilmiş, üzerlerine de küçük bir tümülüs olacak biçimde toprak yığılmıştır. Çoğu Lidya Krallığı sonrasına, Pers egemenliği dönemine ait bir, iki ya da ender olarak üç odalı bu mezarlarda cesetler genellikle kayaya oyulmuş tekneler ya da ahşap mobilyaları taklit eden oyma bacaklı sedirler üzerine bırakılmıştır. Bu tür mezarlar bir aile için yapılmış ve bu yüzden de zaman zaman açılacak biçimde düzenlenmişlerdir.[4]

Şehrin son Lidya Kralı Kroisos’un zenginliği ve gücü dillere destan olmuştur; Lidya Devleti’nin M.Ö. 547-46′da sonunu getiren Pers Kralı Büyük Kyros olmuştur. Daha sonra Büyük İskender'in, Pergamon (Bergama) krallığının, sonra da Romalıların ele geçirdiği kent M.S. 17′deki büyük depremden büyük ölçüde zarar görmüştür. M.S. 4. yüzyılda kent en geniş durumuna ulaşmış, Bizans döneminde bir piskoposluk bölgesi olmuş, 14. yüzyılda ise Türklerin eline geçmiştir.

Sardes harabeleri, karayolu üzerinde, Paktolos Vadisi'nde, akrapoliste ve Bintepeler’de olmak üzere 4 bölüm halindedir. İzmir-Ankara Karayolunun hemen kuzeyinde kentin mermer sütunlu geniş ana caddesi (4. yüzyıl) ortaya çıkarılmıştır. Fakat caddenin arkasında sinagog ve gymnasion vardır. Mermerli bir avlusu ve büyük bir palaistrası (güreş okulu) bulunan gymnasionun bir cephesi tümüyle restore edilmiştir. Daha doğuda kentin tiyatrosuyla stadionun (stadyum) kalıntıları yer alır. Yaklaşık 20.000 kişiyi alabilecek büyüklükteki tiyatro M.Ö. 3. yüzyılda yapılmıştır. Biraz daha ileride Roma ve Bizans hamamları yer alır.

Paktolos çayının doğu kıyısında son Lidya Kralı Kroisos döneminde, M.Ö. 6. yüzyıl ortalarında yapılmış altın işleme atölyeleri bulunur. Taştan bir duvarla çevrilmiş bu atölyelerde Paktolos çayından çıkarılan altın işlenir, sikke basılırdı.

Daha güneyde, M.Ö. 300′lerde yapılmış Artemis Tapınağı‘nın kalıntıları bulunur. Batı yanındaki kırmızı kumtaşından büyük bloklarla yapılmış sunak M.Ö. 6. yüzyıla tarihlenmektedir. M.Ö. 2. yüzyılda yenilenen tapınak hiçbir zaman tamamlanamamıştır.

Ovanın batı ucundaki Marmara Gölünün güneyinde 100 kadar tümülüsün bulunduğu ve"Bintepeler" olarak bilinen Lidya kraliyet nekropolü uzanır. Bu mezralar içinde büyük boyutlarıyla dikkat çeken iki mezranın Alyattes ve Gyges’e ait olduğu sanılmaktadır.

English

Sardis, Sardeis, Sardes, Sparda, and Sart are all names of a settlement in Anatolia located 60 miles east of Izmir, Turkey. Sardis has a long urban history which began over three thousand years ago and has been host to many cultures--Mycenaean and Hittite, Lydian, Persian, Greek, Roman, Byzantine, Selcuk, and Ottoman. For more than a millennium it was a major city of the ancient world.

The Harvard University Art Museum's exhibit, "The City of Sardis: Approaches in Graphic Recording" (2003), explores the topography and architecture of Sardis and approaches to graphic recording of the city since the middle of the 18th century. A guided tour of the exhibit, interviews with the curators and archaeologists, as well as slides and video from the exhibit and archeological dig are featured in this video.

Explore the role of graphic recording over the last few centuries in preserving and recreating the ancient city of Sardis.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
📊 19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 51965065 ziyaretçi (131788396 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler