Uykunuzu Ibadete Cevirmek Ister Misiniz?
 
ibadete, ister, misiniz, uykunuzu, çevirmek

Uykunuzu İbadete Çevirmek İster misiniz?

Uykunuzu ibadete çevirmek ister misiniz? Niyette âdetleri ibadete dönüştürebilecek bir iksir vardır. Günlük hayatta her gün yapa geldiğimiz yeme, içme, yatma, kalkma, yürüme gibi mubah davra­nışlar, âdetler iyi bir niyetle ibadete dönüşür.

Aslında sevabı da, günahı da ol­mayan bu davranışlar, Sünnet-i Seniyye esas alındığında, "Resulullah nasıl ye­miş, nasıl içmiş, nasıl yatıp kalkmış; ben de öyle hareket etmeliyim" düşünce­siyle yapıldığında ibadete dönüşür ve insana sevap kazandırır.

Yine o niyetle insan yirmi dört saatini ibadete çevirme imkânı bulur, bütünü­nü de âhiretine mal edebilir. Eğer bir insan beş vakit farz namazını kılar, diğer mubah dünya işlerinde de helal dairede kalmayı ve Sünnete sarılmayı esas edi­nirse, uykusuna varıncaya kadar bütün gününü, böylece de bütün ömrünü iba­dete dönüştürmüş olur.

İnsan yaratılışı gereği gündüz çalışmakta ve yorulmakta; gece ise dinlenmek için uyumaktadır. Bünyemiz gece uykusuna muhtaçtır. Kur'ân'da Cenâb-ı Hak, “Uykunuzu dinlenme vakti kıldık” [1] âyetiyle bu nimete ve bu beşerî ihtiyaca işâret eder.

Günde en az altı saat uyuyan bir insan, ömrünün en az dörtte birini uyku ile geçiriyor demektir. Ki, küçük bir rakam değildir. Hayatımızda böylesine önemli bir yere sahip olan uykuya sünnet-i seniyye gözetilerek girilirse, âdi bir hareketten ibâret olan uykumuza -inşaallah- ibâdet mahiyeti kazandırmamız mümkün olacaktır

Yatma esnasında uymamız tavsiye edilen sünnet-i seniyyeler:

Yatağa abdestli girmek, sağ yanı üzerine yatmak ve yatarken “eûzü-besmele” çekerek duâ okumaktır.

* Bera' bin Âzib bildirmiştir: Peygamber Efendimiz (sav) buyurdu ki: “Yatağa vardığında önce namaz abdesti gibi abdest al. Sonra sağ tarafına uzan ve şu duâyı oku: ‘Allahümme eslemtü nefsî ileyke ve veccehtü vechî ileyke ve fevvadtü emrî ileyke ve elce'tü zahrî ileyke rağbeten ve rahbeten ileyke. Lâ melce'e ve lâ mencâ minke illâ ileyke. Âmentü bikitâbike'llezî enzelte ve nebiyyike'llezî erselte.' (Mânâsı: ‘Allah'ım, nefsimi Sana teslim ettim. Yüzümü Sana çevirdim. İşimi Sana bıraktım. Sırtımı Sana dayadım. Senden hem rahmetini umuyorum, hem korkuyorum. Senden sığınacağım ve kurtuluş bulacağım yer, Senden başkası değildir. İndirdiğin kitabına inandım. Gönderdiğin Peygamberine îmân ettim.) Eğer o gece ölecek olursan, İslâm fıtratı üzerine ölmüş olursun. Bu sözleri, yatarken söylediğin sözlerin sonuncusu kıl.” [2]

* Hz. Âişe bildirmiştir: Resulullah Efendimiz (sav) her gece yatağa girdiği zaman iki elini birleştirerek, “Kul hüva'llâhü Ehad”, “Kul Eûzü Birabbi'l-Felak” ve “Kul Eûzü Birabbi'n-Nâs” sûrelerini okur ve ellerine nefes verirdi. Sonra iki eliyle vücudundan yetiştiği yerleri; başını, yüzünü, vücudunun önünü, arkasını sıvazlar ve meshederdi. Bunu üç defa tekrarlardı.” [3]

* Amr bin Hureys anlatmıştır: Resulullah Efendimiz (sav) buyurdu ki: “Temiz ve abdestli olarak uyuyan kimse, gündüz nafile olarak oruç tutup, gece ibâdet yapan kimse gibidir.” [4]

* Ebû Hüreyre bildirmiştir: Resulullah (sav) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz yatarken sağ tarafı üzerine yatsın. Sonra şu duâyı okusun: ‘Bismike Rabbî. Veda'tü cenbî, Ve bike'rfe'uhû. İn emsekte nefsî ferhamhâ ve in erseltehâ fe'hfızhâ bimâ tehfezu bihî ıbâdeke's-Sâlihîn.' (Mânâsı: ‘Rabb'im, isminle yanımı yere koydum, adınla kaldıracağım. Eğer ruhumu alırsan, ona merhamet et. Eğer almazsan, iyi kullarını muhafaza ettiğin gibi muhafaza et.' [5]

* Huzeyfe bildirmiştir: Allah Resûlü (sav) gece yatağına girdiği vakit sağ elini yanağının altına koyardı. Sonra şu duâyı okurdu: “Allahümme bismike emûtü ve ahyâ.” (Mânâsı: ‘Allah'ım, isminle ölürüm, isminle dirilirim.' Uyandığı vakit ise, ‘Elhamdülillâhi'llezî ahyânâ ba'demâ emâtenâ ve ileyhi'n-nüşûr.' (Mânâsı: ‘Hamd, bizi öldükten sonra dirilten Allah'a mahsustur. Son gidiş de ancak O'nadır.' [6]

* Yine Peygamber Efendimiz (sav) yatarken “Âyet'el-Kürsî” okuyan kişi için, Allah'ın sabaha kadar bir muhafız görevlendirdiğini, onu tehlikelerden emin kıldığını ve ona şeytanın yaklaşamayacağını bildirmiştir. [7]

Görüldüğü gibi, uykuya girerken okunan duâların genelinde Allah'a sığınma, ölüm ve diriliş temaları işlenmiştir. Çünkü uyku ölümün küçük kardeşidir ve uyku halinde alıp verdiğimiz nefesler bilinç dışıdır. Bu duâlardan herhangi birini ya da bir kaçını okuduğumuzda, Allah'a sığınmış oluruz.

Yatarken, Peygamber Efendimiz'in (sav) uyardığı tek davranış, yüzükoyun, yani karnı üzeri yatmaktır. Allah Resûlü (sav) karnı üzerine yatıştan Allah'ın razı olmadığını bildirmiştir.[8] Bunun dışında diğer yatış biçimleri mubah bulunmaktadır. Ancak, necip milletimizde bir saygı alâmeti olarak, yatarken, zorunlu hallerin dışında, ayakların kıbleye getirilmemesine özen gösterilir. Bu içten gelen bir saygı ve hürmettir. Biz de saygı duyuyoruz.

Sağ yanımız üzerine yatmanın bir hikmetini ilk bakışta şöyle açıklamak mümkündür:

Bilindiği gibi kalbimiz sol yanımızdadır. Sol yanımız ya da karnımız üzerine yattığımız zaman, uyku halinde kalbimize baskı yapmaktan kendimizi koruyamayız. Sıkışan ve rahat çalışması engellenen kalbimiz ise bize uykuda rahat yüzü göstermez; kâbuslar yaşatır. Sabahleyin dinlenmiş olarak değil, tam tersine yorgun olarak uyanırız ve bu yorgunluk, gün boyu bütün işlerimizi, verimliliğimizi, aktivitemizi, başarımızı ve iş heyecanımızı engeller. Ayrıca, rahat çalışmaktan alı koyulan kalbimizin “sekteye ve durmaya” daha yakın bir hal içine girdiğini, bunun da sağlığımızı tehdit ettiğini unutmayalım.

Dipnotlar

[1] Nebe' Sûresi, 78/9
[2] Buhârî, Vüdû, 183; Riyâzu's-Sâlihîn, 80, 811, 812
[3] Buhârî, Kur'ân'ın Fazîletleri, 1772
[4] Câmiü's-Sağîr, 2/2607
[5] a.g.e., 1/292
[6] Riyâzu's-Sâlihîn, Uyku, 814
[7] Buhârî, Vekâlet, 10
[8] Riyâzu's-Sâlihîn, 815 KAYNAK BELİRTİLMELİ






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:
 
 
📊 19 Ağustos 2007 itibariyle, toplam: 50217038 ziyaretçi (127418179 klik) tarafından görüntülenmiştir. Online ziyaretçi rekorumuz, 4626 kişi. (5 Eylül 2010)

gizli, gizli ilim, ilim, gizli ilimler